00:22Polis memurunun emekliliğine 4 gün kala hayatını kaybettiği kaza kameradaKentte 1978 yılında çırak olarak başladığı baba mesleği berberliği sürdüren Yılmaz Küçükoğlu, pandemi sebebiyle çalışmadığı dönemde evdeki atıkları kullanarak maket yapmaya başladı. 3 çocuk babası Küçükoğlu, 5 yılda ağabeyine ait berber dükkanı, ziyaret ettiği Bursa Ulu Cami, 2 korsan gemisi, oğlu Hazar'a da doğum günü hediyesi olarak 'Hazarbey Konağı' adını verdiği konak inşa etti. Maket yapımında her geçen gün biraz daha ustalaşan Yılmaz Küçükoğlu, çocukluğunun geçtiği, Erzurum'un önemli mekanlarından Dadaş Sineması ve çevresindeki iş yerlerinin de maketini yaptı. Küçükoğlu, tek bir fotoğraf karesine bakarak tamamladığı maketinde 25 bin obje kullandı. Yaklaşık 6 ay süren bir çalışmanın ardından tamamladığı maketi iş yerinde sergileyen Yılmaz Küçükoğlu, "Dadaş sineması ve çevresi Erzurum'un bir zamanlar en önemli merkeziydi. Mesaisini tamamlayan ya da okulundan çıkan öğrenciler buraları dolaşmadan eve gitmezdi. Ben de çocukluğum için önemli olan bu mekanı fotoğraf karesinden yola çıkarak hafızamda canlandırdığım şekliyle çizdim" diye konuştu.
‘HİÇBİR EĞİTİM ALMADIM’
Küçükoğlu'nun ölçü, teknik çizim kullanmadan yaptığı eserleri iş yerine gelen müşterilerinin de ilgisini çekiyor. Üniversitelerden akademisyenlerin de incelediği eserlerinin beğeni topladığını belirten Yılmaz Küçükoğlu, "Ben hiçbir eğitim almadım. Çocukluğumuzda hazır oyuncaklar yoktu, kendi oyuncağımızı kendimiz yapardık. Lastiklerden, tellerden kendimize araçlar yapardık. 3 erkek çocuğu büyüttüm, onların proje ödevleri hep elimizden geçerdi. Maketçiliğe başladıktan sonra ziyaret ettiğim Bursa Ulu Camisi'ni yaptım. 2 adet büyük korsan gemisi, rahmetli ağabeyim Şerif Küçükoğlu'nun berber dükkanını da iç dizaynıyla birlikte yaptım. Oğluma doğum günü hediyesi olarak ismini Hazarbey verdiğim bir konak yaptım" ifadelerini kullandı.
'ÇOCUKLARIMA BIRAKACAĞIM EN BÜYÜK MİRAS’
Maketin şehir dışından da yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Küçükoğlu, şöyle konuştu:
"Pasajdaki esnafın çoğu artık hayatta değil. Onların çocukları, torunları görüntülü arayıp, 'Babamızın ekmek kapısını yapmışsınız' görmek istiyoruz diyor. Bu eserleri berber dükkanımda yaptım. Telefonla uğraşacağıma, kahvede vakit geçireceğime, çayı demleyip müziği açtım, çalıştım. Talibi çok ama şehrimin dışına çıkmasını istemiyorum. Erzurum'da çok değerli bir yerde, sergilenmesini istiyorum. Bu çocuklarıma bırakacağım en büyük miras."
'DADAŞ SİNEMASI O DÖNEMİN ALIŞVERİŞ MERKEZİYDİ'
Dadaş Sineması'nın 1980'li yıllarda Erzurum'un sosyal hayatında önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen esnaf Siyami Demir ise yapılan çalışmanın bire bir gerçeği yansıttığını söyleyerek, "Dadaş Sineması o dönemin adeta alışveriş merkeziydi. Sosis satan, kasetçi, plakçı, sazcı, çerçeveci, akvaryumcuyla 80'li yılların ilk alışveriş merkeziydi. Bizim çocukluğumuz burada geçti. Yılmaz ustamız çocukluğumuzu alıp önümüze koymuş. Babamın arabasını bile koymuş, her köşesi aslına çok benzemiş" dedi.
01:11Emekli polisin, eşini ve emlakçıyı öldürdükten sonra kaçtığı anların görüntüleri ortaya çıktı
00:08Fatih’te hafif ticari araç park halindeki otomobillere ve yayalara çarptı: 4 yaralı
06:19Doç. Dr. Sözen: 'Üçüncü el sigara dumanı’ evde haftalarca kalıyor
00:11Duman ikazı alan pilot İstanbul Havalimanı'na acil iniş yaptı
05:45Su seviyesi yükselen dereden geçen dağcı yaşadıklarını anlattı
02:4014 yaşındaki kız öğrencinin yaşıtı tarafından darbedildiği iddiası
03:26Beyoğlu'nda ölen 2 aylık bebeğin babası konuştu