Oynatma Listesi
VİDEO

Prof. Dr. Ekici: Damar tıkanıklıklarında yeni teknolojiyle uzuv kayıpları önleniyor

KARDİYOLOJİ Uzmanı Prof. Dr. Berkay Ekici, kalp ve damar hastalıklarının erken tanısının önemine dikkat çekerek, “Gelişen anjiyografik yöntemlerle damar darlıkları ameliyatsız tedavi edilebiliyor. Özellikle bacak damarlarındaki darlıklarda uygulanan yeni nesil mikrokateter, mikrotel ve ilaç kaplı balon teknolojileriyle hastaların uzuv kaybının önüne geçilebiliyor” dedi.

Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berkay Ekici, kalp ve damar hastalıklarının dünya genelinde en önemli ölüm ve sakatlık nedenleri arasında yer aldığını belirtti. Prof. Dr. Ekici, kalp ve damar sağlığının korunmasında beslenme ve düzenli egzersizin önemine dikkat çekerek, “Kardiyovasküler hastalıklar yani kalp damar hastalıkları tüm dünyada en önemli ölüm ve sakatlık nedenleri içerisindedir. Tüm dünyada ve özellikle Türkiye'de ani ölümlerinde en önemli, en önde gelen sebepleridir. Dolayısıyla kalp ve damar sağlığımızı bu kapsamda uzun ve sağlıklı yaşayabilmek için korumamız gerekir. Sağlıklı beslenmek tabii ki çok önemli. Bu sağlıklı beslenme kapsamında Akdeniz tipi diyet, sonuçta hayvansal ürünlerin olabildiğince kısıtlı, hayvansal yağların kısıtlı olması, bunun dışında zeytinyağlı gıdalar, meyve ve sebzenin düzenli alınması, lifli gıdaların alınması, fazla tuz tüketilmemesi, karbonhidrat miktarının, ekmeğin özellikle ve tatlıların kısıtlanmasıyla sağlıklı beslenebiliriz. Bunların yanında mutlaka düzenli egzersiz yapmamız lazım ki bu hafif tempolu bir yürüyüş ve yüzme bunun içerisinde sayılabilir. Haftada 150 dakika kadar düzenli spor yapmamız da kalp ve damar sağlığımızı olumlu önde etkileyecektir” diye konuştu.

‘AİLE ÖYKÜSÜ VARSA MUTLAKA BİR KARDİYOLOG KONTROL ETMELİ’

Prof. Dr. Ekici, kardiyovasküler hastalıklarda erken tanı ve teşhisin çok önemli olduğunu ifade ederek, “Kalp hastalıkları maalesef aniden gelen bir durumdur. Dolayısıyla vücudumuzda bazı değişikliklerin erken farkına varmanız gerekir. Bu kapsamda eğer son zamanlarda nefes darlığımız artıyorsa, göğüs bölgesinde bir şekilde ağrı, baskı, sıkışma gibi sıkıntılarımız oluyorsa bir kardiyolog tarafından mutlaka görünmemiz lazım. Ancak kardiyovasküler hastalıklar yani kalp damar hastalıklar deyince sadece kalp gelmiyor. Başka hastalıklarımız da mevcut olabiliyor. Kalpten çıkan birçok damarımız var. Baş ve boyuna, beyne giden damarlarımız var. Aort dediğimiz vücudumuzun en büyük atar damarı gövde bölgemizde sonuçta kanın taşınmasını sağlıyor ve bacaklara gidiyor. Böbrek damarlarımız buradan çıkıyor. Bacaklarımıza giden damarlar yani bunların hepsinde de sorunlar olabilir. Öncelikle baş ve boyun damarları biz bunlara karotis damarları diyoruz ama halk arasında şah damarı olarak bilinen damarlar son derece önemlidir. Çünkü beynimizin her iki tarafına da giden bu damarlar zaman içerisinde özellikle yaşla ve kolesterol, şeker hastalığı, tansiyon gibi hastalıklarla birlikte daralma gösterebilmektedir. Bu tek taraflı da olabilir, iki taraflı da olabilir ve bunların tıkanması durumunda maalesef inme yani felç gibi toplumda çok önemli bir sağlık sorunu meydana gelebilir. Bu kapsamda eğer bir denge bozukluğu, görme bozukluğu gibi nörolojik bazı sıkıntılar hissediyorsak veyahut da ailemizde böyle bir öykü varsa mutlaka bir kardiyolog tarafından kontrol edilmemiz gerekir. Bunun dışında aort dediğimiz bu atar damar son derece önemli ve ciddi bir damarımız, büyük bir damarımız. Burada bazı genişlemeler yani anevrizma dediğimiz baloncuklar olabiliyor. Bunlar hiçbir semptom vermeyebilir. Ailemizde böyle bir öykü varsa mutlaka yine bir kardiyolog tarafından kontrol edilmemiz gerekir” dedi.

‘UZUV KAYBINI ENGELLEYEBİLİRİZ’

Prof. Dr. Ekici, sözlerini şöyle sürdürdü; “Bunun dışında hipertansiyon son derece önemli bir toplum sağlığı sorunu. Bazen hastalarımız geliyor 4-5 ilaç kullanmasına rağmen kontrol altına alınamayan tansiyon problemi var. Bu hastalarda mutlaka akla gelmesi gereken yer böbrek damarlarıdır. Böbrek damarlarında farkına varılmayan ciddi bir darlık tek veya iki taraflı olabilir. Bu da kontrolsüz hipertansiyonun sebebi olabilir. Bunun dışında da bacak damarlarımız son derece önemli. Bacaklarımız sonuçta yürümemiz için, hareketimiz için çok çok önemli. Yani yürürken bir şekilde bacaklarımızda ağrı hissediyorsak, eskiden yürüyebildiğimiz mesafeyi artık yürüyemiyorsak, bacaklarımızda bir şekilde sebepsiz yaralar açılıyorsa, şeker hastalığımız varsa mutlaka bacak damarlarımızın tıkanıklığı olup olmadığını bir kardiyolog ve kalp damar uzmanı tarafından kontrol edilmesi gerekir. Bütün bu hastalıkların ortak noktası erken tanı ve teşhisle tedavilerinin ameliyatsız da mümkün olabilmesidir. Boyundan bahsettik, karotis damarlarımızda eğer bir darlık varsa anjiyografik olarak yaklaşık yarım saat içerisinde balon stent teknikleriyle açılabilmektedir. Böbrek damarlarımızda kontrolsüz hipertansiyonun tedavisinde ve böbrek yetersizliğinin tedavisinde stent ve balon işlemleriyle açılabilmektedir. Yine bacaklarımızdaki damar darlıklarında da ilaç kaplı balon ve stent teknolojisiyle çok kısa sürede yaklaşık 40 dakika içerisinde ameliyata gitmeden ilerlememiş vakalarda bacaklarımızın sağlığını kurtarabiliriz. Bir uzuv kaybını engelleyebiliriz.”

‘AMELİYATSIZ BİR ŞEKİLDE SAĞLIKLARINA KAVUŞMASI SAĞLANIYOR’

Prof. Dr. Ekici, tedavide teknolojinin ilerlediğini belirterek, “Kardiyovasküler alanda teknoloji her geçen gün ilerlemekte ve artık cerrahi tekniklerin ötesinde birçok hastalığımız anjiyografik yöntemlerle tedavi edilmeye başlamaktadır. Bu ülkemizde de dünyadaki gelişmeler aynı şekilde takip edilerek başarıyla yapılan bir tetkiktir. Dolayısıyla şu aşamada son derece güvenli ve çok teknolojik bir işlem olup çok kısa süre içerisinde yaklaşık 30-40 dakika hatta bazı işlemlerde daha kısa sürelerle damar tıkanıklıkları engellenebilmektedir. Bu yöntemlerin sonuçta günümüze getirdiği yenilik nedir dersek eskiden bunlar tamamen cerrahi olarak tedavi ediliyordu. Bacaklarımızda sonuçta damar darlığı olduğu zaman bazı noktalarda diz altına inemiyorduk ve bacak uzuv kayıpları özellikle diz altı ve diz üstü bölgeden maalesef hastaların uzuvlarının kaybına sebep oluyordu. Ancak bu yöntemlerin kullanılmasıyla birlikte uzuv kayıpları sonuçta olabildiğince azalmış durumda ve sonuçta hastaların ameliyatsız bir şekilde sağlıklarına kavuşması sağlanmış durumdadır. Bazen karşımıza çok sert darlıklar çıkabiliyor ve bu darlıkları açmamız oldukça güç olabiliyor. Burada yeni bir yöntem olan mikrokateter yöntemi ile sonuçta bu damarların içinden geçerek çok ince mikro düzeyde tellerle bu damar darlıklarını açabiliyoruz. Bu kapsamda yeni teknoloji mikrokateterlerle ve mikrotellerle bu darlıkların içerisinden geçiyoruz. Ve ilaç kaplı, ilaç salınımlı balonlarla bu darlıkların özellikle bacak damarlarında, diz altı ve diz üstü bölgede açılmasını sağlıyoruz. Böylelikle hastaların cerrahiye gitmeden bir şekilde sağlıklarla kavuşmasını sağlıyoruz. Ancak şunu yine vurgulamak isterim. Cerrahi her zaman için arkamızda büyük bir güçtür. Ve ihtiyaç halinde olan hastalarda da cerrahi de uygulanmalıdır” diye konuştu.

Gizem KARADAĞ-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)-

GÜNCELLENME
DETAYLARI GÖSTER