Oynatma Listesi
VİDEO

Süloğlu Barajı’nda doluluk yüzde 96’ya çıktı; üretici verimden umutlu

EDİRNE'de, tarımsal sulama ve içme suyu amaçlı kullanılan Süloğlu Barajı’nda, aralık ayında yüzde 18’e kadar gerileyen doluluk oranı, şubat ayında metrekareye düşen 145 kilogramlık yağışla yüzde 96 seviyesine ulaştı. Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, bölgenin son yıllarda önemli oranda yağış aldığını belirterek, "Geçtiğimiz sene bölgemiz adeta kuraklıkla imtihan yaşadı. Bu yıl ise çok kuvvetli bir ihtimalle bu kayıplar yaşanmayacak ve tarımsal üretim açısından verimli bir sezon olacak" dedi.

 

Yüksek sıcaklık ve yağışsız hava nedeniyle son 2 yıldır kuraklık yaşanan Edirne’de, içme suyu ve tarımsal sulamada kullanılan su kaynakları, kuruma noktasına geldi. Bölgedeki üreticilerin en önemli geçim kaynaklarından ayçiçeği ve buğdayda verim kayıpları yaşanırken, Edirne’nin içme suyunun sağlandığı Süloğlu ve Kayalıköy barajlarında doluluk dip seviyeleri gördü. Vatandaşlar gözünü mevsim yağışlarına çevirdi. Bölgede aralık ayıyla başlayan sağanak, ocak ve şubat aylarında da devam etti. Şubatta metrekareye düşen 145 kilogramlık yağışın ardından Süloğlu Barajı’nda doluluk oranı yüzde 96’ya ulaştı. Barajın taşma seviyesine gelmesi nedeniyle, suyun bir kısmı kontrollü olarak salındı. Barajda yaşanan doluluk başta tarımsal üretimle uğraşanlar olmak üzere vatandaşlar tarafından sevinçle karşılandı.

 

‘ÜRETİM AÇISINDAN VERİMLİ BİR SEZON OLACAK’

Edirne Genç Çiftçiler Derneği Başkanı Egemen Ilgın, bölgedeki son yağışlarla çiftçilerin mutlu olduğunu belirterek, “Bölgemiz son yılların en güzel yağışını aldı. Bu anlamda çiftçilerimiz ve tarımsal üretimle ilgilenen hemşerilerimiz büyük bir mutluluk içerisinde. Süloğlu Barajımız maksimum doluluk seviyesine ulaşmış durumda. Kooperatif başkanımızla da görüştük. Suyun bir dere aracılığıyla Osmanlı’ya kadar uzanan bir hat boyunca salındığını ve doğal akışında ilerlemeye devam ettiğini öğrendik. Biliyorsunuz geçtiğimiz sene bölgemiz adeta bir kuraklıkla imtihan yaşadı. Bölgemizin afet bölgesi ilan edilmesi için yoğun taleplerimiz olmuştu. Çünkü özellikle ayçiçeği üretiminde çok ciddi sıkıntılar yaşadık ve önemli verim kayıpları oldu. Bu yıl ise çok kuvvetli bir ihtimalle bu kayıplar yaşanmayacak ve tarımsal üretim açısından verimli bir sezon olacak" dedi.

 

‘SUYU TASARRUFLU KULLANMAMIZ GEREKİYOR’

Özellikle kuraklık yaşanan dönemlerin ardından suyun öneminin daha da arttığına dikkat çeken Ilgın, "Daha önce de ifade edildiği gibi artık su çok önemli bir meta haline geldi. Bölgemiz açısından da su son derece kritik bir konu. Suyu, doğru kullanmak çok önemli. Yani suyun olması kadar onu doğru yönetmek ve doğru şekilde kanalize edebilmek tarımsal üretim açısından hayati önem taşıyor. Bu sene çiftçilerimiz, 'Su çok bol, sulama rahat olur' diye düşünüyor olabilir. Ancak yine de suyu tasarruflu kullanmamız gerekiyor. Özellikle bazı ürünlerde damlama sulama sistemlerinin kullanılması son derece önemli. Bahçe işlerinde ve mısır üretiminde damlama sulama tercih edildiği zaman çok ciddi su tasarrufu sağlanacaktır. Şu anda ülkemizdeki tatlı suyun büyük bir kısmı tarımsal sulamada kullanılıyor. Geleneksel dediğimiz salma sulama sisteminde ise su oldukça hoyratça kullanılabiliyor. Bitki ihtiyacından fazla su alabiliyor. Bu hem bitkinin gelişimine zarar veriyor hem de yabancı ot mücadelesinde çiftçinin elini kolunu bağlayan bir durum oluşturuyor. Damlama sulama sisteminde ise yüzde ellilere varan bir verimlilik ve tasarruf sağlanabiliyor. Ayrıca su sadece bitkinin kök bölgesine verildiği için ihtiyaç duyulan noktaya ulaşmış oluyor. Bu da başta yabancı ot kontrolü olmak üzere birçok konuda çiftçimize avantaj sağlıyor" diye konuştu.

 

‘BARAJ VE GÖLETLERİN ETRAFI AĞAÇLANDIRILMALI’

Ilgın, suyun dikkatli kullanılmasının önemine değinerek, "Uzmanların görüşlerine baktığımız zaman, 2050 yılına kadar su ihtiyacının yüzde 30 artacağı ifade ediliyor. Dolayısıyla suyumuzu hala dikkatli kullanmamız gerekiyor. Barajlarımız doldu, derelerimiz doldu. Biliyorsunuz havalar da ısınmaya başladı. Buharlaşma, suyun kaybına neden olan ciddi bir sorun. Barajlarımızdaki ve göletlerimizdeki suların buharlaşmasını önlemek amacıyla bazı çalışmaların hızlanması gerekiyor. Özellikle doğal yöntemlerle barajlarımızın ve derelerimizin çevresinin ağaçlandırılması bu konuda faydalı olacaktır. Eskiden derelerde sazlıkların bulunmasının nedeni de buydu. Bu sazlıklar buharlaşmayı azaltarak suyun korunmasına yardımcı olur. Bu konuda gerekli çalışmaların yapılması, gelecek yıllarda suyun daha verimli kullanılması açısından oldukça önemlidir" dedi.

 

‘SUYU YÖNETMEK KRİTİK ÖNEME SAHİP’

Geride kalan sezonlarda yaşanan kuraklığa bakıldığında, ilerleyen ayları kimsenin kestiremediğini, bu nedenle baraj doluluğunun çok önemli olduğunu belirten Ilgın, "İstatistiklere baktığınız zaman böyle bir yağışı uzun süredir almamıştık. Tabii 3 ay sonra ne olacağını bile kestiremiyoruz. Bu açıdan sevindirici bir gelişme. Ancak suya sahip olmak kadar suyu doğru yönetmek de çok kritik bir öneme sahip. Bu yıl ayrıca yağmur sularıyla mücadele etmek zorunda kaldık. Bulgaristan’ın baraj kapaklarını açması sonucunda taşkınlar meydana geldi. Çok ciddi kayıplar olmasa da bazı buğday tarlalarında ve hayvancılık yapan çiftçilerimizde belli zararlar oluştu. Hepsine geçmiş olsun diyoruz. Bu tür taşkınların tekrar yaşanmamasını temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı. (DHA)

Olgay GÜLER - Umut IŞIK / EDİRNE, (DHA)

GÜNCELLENME
DETAYLARI GÖSTER