04:37Preveze Deniz Zaferi’nin 488’inci yıl dönümünde İstanbul Boğazı’nda 15 gemiyle geçit töreniSelçuklu Devleti döneminde, 1196-1197 tarihlerinde inşa edilen Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki tarihi Ulu Cami'nin minaresi eğriliği ile biliniyor. Yıllardır eğik olmasına rağmen ayakta duran minarenin yüzey bezemelerinde dökülmeler olunca restorasyon kararı verildi. Ancak minarenin ilk yapıldığı zamanlarda şerefe altı, orta kuşak ve alt kaide kısmında bulunan, dönemin ustaları tarafından 'kufi' tekniği ile yazılan yazıların bir kısmının tamamen, bir bölümünün de kısmen döküldüğü tespit edildi. Bu yazıların orijinal hali ile yeniden tespiti için titiz bir çalışma başlatıldı. Dökülen yazıların alt kısmında yer alan ve 'bisküvi' diye tabir edilen harçlar incelendi.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Ali Toy ile Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sultan Murat Topçu'nun çalışması ile döküntü ve eksik yazıların tümü ortaya çıkarıldı. Böylece minarenin restorasyon süreci için kritik bir aşama tamamlanmış oldu. Minaredeki restorasyon çalışmalarının yakın zamanda başlayacağı açıklandı.
'YAZILAR BULUNMASA BÜYÜK EKSİKLİK OLACAKTI'
Vakıflar Sivas Bölge Müdürü Cemal Karaca, çok önemli bir çalışmanın tamamlandığını belirterek, "Bu müjdeli bir haber aslında. Bazen tarihi binaların veya bu vakıf eserlerinin hayat bulması noktasında karşımıza ne çıkacağını bilmiyoruz. Başlangıcında karşımıza minarede bulunan ve kaybolmaya yüz tutmuş ecdadın yapmış olduğu kufi yazılar çıktı. Bu müthiş bir tespit aslında. Yazılara gerek şerefe kısmındaki bulunan alt kısımda kaybolan bölümler gerek orta kuşaktaki bölümler, gerekse alt kaidede bulunan yazıların her biri dönem içerisinde yazılmış Selçuklu kufisi dediğimiz üslupla yazılan yazılardır. Böylece bu yazıları görür görmez üst kısımda kaybolanları da bulmak adına yine tekniği açısından kullanıyorum 'bisküvi' dediğimiz, altta kalan harçlardan yola çıkarak, çok kıymetli iki hocamızla bu yazıların hakikatini ortaya çıkardık. Allah'a hamd ediyorum. Bu minare, her halükarda yapılır ve düzeltilir. Ancak bu yazılar bulunmazsa büyük bir eksik ve kayıp olurdu. Bugün mutluluğum kat kat arttı" dedi.
'ŞEREFENİN ALTINDA 'MÜLK ALLAH'INDIR' YAZIYOR'
Karaca, minarenin 3 ayrı noktasındaki yazıların tümünün yeniden yerine orijinal hali ile konulacağını belirterek, "İnşallah o yazılar şu anda kurulumuza görüşmek üzere ele alındı. Onların kazandırılması noktasında restorasyon çalışması başladığı an, ilk önce o yazıları kurtarmış olacağız. Minarenin şerefe kısmında Arapça, 'Mülk Allah'ındır', ortadaki kuşakta ise 'Allah'tan başka ilah yoktur. Hazreti Muhammed Allah'ın peygamberidir, Muhammed içinizden hiçbirinizin babası değildir' yazmaktadır. Alt kısımda ise kısa, uyarıcı ve vurgulu yazılar var. Bir de tabii kendi dönem içerisinde bunların 'kufi' tekniği dediğimiz yazılar kullanılmış. İlimizde hattat Cafer Kelkit ile başlattığımız çalışma ile neticeye doğru ilerliyoruz" diye konuştu.
02:34Kağıthane’de yumruklu saldırıda düştü kalçası kırıldı: İnsan hayatı bu kadar ucuz mu
04:17Konya Ovası’nda yağışlar rekolteyi artırdı
03:58Parası olanın bile kullanamadığı renk; antik dünyada gücün ve statünün simgesi mor
02:35Doğduğu tesadüfen öğrenilen zebra yavrusu 'Jason', ilgi odağı oldu
05:5050 bin parça hurdayla Büyük İskender ve atı Bukefalos’un heykelini yaptı
04:16Sınır köylerinde mobil sağlık hizmeti
00:41Omuz Omuza, bugün ‘Haysiyet’ dizisinin Tufan’ı Gökberk Yıldırım’ı ağırlayacak