01:17Uzak Şehir’de Alya’nın kaçış planı tutmadıSamandağ ilçesinde hava sıcaklığıyla birlikte sahillerde yerli ve yabancı turistler yoğunluk oluştururken, boğulma vakaları da artmaya başladı. Dalga sörfü eğitmeni Deniz Toprak, rip akıntılarına ilişkin bilgiler verdi. Toprak, açıklamasında, Türkiye'de ne yazık ki rip akıntısı bir korku hikayesine dönüşmüş durumda. Oysa bu, denizin kendini ifade etme biçimi. Dalgalar kıyıya vurduğunda, bu suyun bir şekilde denize geri dönmesi gerekir. İşte bu geri dönüş, açığa doğru bir akış, yani rip akıntısı oluşturur. Dalganın kırıldığı yerin yanlarında oluşan bu akıntı, bazen kıyıya paralel şekilde de ilerleyebilir. Ancak biz genellikle denizin nasıl çalıştığını, akıntının doğasını bilmediğimiz için bu durumu yanlış yorumluyoruz. 'Deniz beni aşağı veya sağa-sola çekti', 'Kum ayağımı çekti' gibi hurafeler ortaya çıkıyor. Oysa bu, denizin tamamen doğal bir davranışı diye konuştu.
BOĞULMALARA KARŞI EĞİTİM VURGUSU
Akıntının mantığının çözülmediği sürece boğulma vakalarının devam edeceğini kaydeden Toprak, İstediğiniz kadar yasak koyun, cankurtaran dikin, bir kişi bu önlemlerin olmadığı bir yerde denize girdiğinde risk devam eder. O yüzden bu toplumun denizle barışması lazım. Bunu nasıl yapacağız Sörf okulları, dalış kursları, su sporlarının yaygınlaşması bu bilinci artırabilir. Çünkü denizin içinde düz bir yüzey yok. Kum tepeleri var. Bazen denize girerken su göbek hizamızdadır, bir adım atarız bir anda boyumuzu geçer. Bu dalgalı kum yapısı da bizi ürkütüyor. Ama bizi asıl tehlikeye atan şey bilgi eksikliği değil, panik. Boğulmaların temel nedeni panik. Aslında çoğu insan, ayağının yere bastığı yerde panik yaparak boğuluyor. Oysa deniz, suyun kaldırma kuvveti sayesinde bizi yüzeyde tutar. Tuzlu suyun kaldırma gücü daha da fazladır. Kendimizi bırakırsak, tıpkı bir tahta parçası, bir top ya da bir tepsi gibi akıntıyla birlikte sürükleniriz. Eninde sonunda yine kıyıya ulaşırız. Yapmamız gereken en önemli şey, panik yapmamak. Kendimizi serbest bırakmak ya da akıntıya dik yönde yüzmek. Ayrıca, akıntının güçlü olduğu yerlerde tecrübesiz kişilerin dikkatli olması gerekir. Sörf yapanlar bu bölgelerde çalışmaya alışkındır. Ancak yüzme, dalış veya su sporları tecrübesi olmayanların dalganın ve akıntının güçlü olduğu günlerde ya dikkatli davranması ya da mümkünse denize girmemesi gerekir. Sonuç olarak, biz bu toplumu denizle barıştırmak zorundayız. Yasaklarla değil, eğitimle. Çünkü denizi anlayan insan, onunla barışık yaşar ifadelerini kullandı.
10:06Çocukken taşındıkları İsviçre’den Midyat’a 4 bin 500 kilometre pedal çevirdi
05:44Kağıthane’de el ve ayakları bağlanıp darbedilen 2 kişiyi 3 gün sonra polis kurtardı
02:29Bybit CEO’su Zhou: Türkiye’de uzun vadeli büyümeyi hedefliyoruz
07:14DMD hastası 5 yaşındaki Kuzey için 2,2 milyon avroluk kampanya: Diğer çocuklar gibi koşup oynamasını istiyorum
09:22Eğitim için gittiği ABD'de baklava ustası oldu; SpaceX çalışanlarına Türk tatlısını yedirdi
05:44Başakşehir'de kızıyla ekmek almaya giderken motosiklet çarptı: Ölebilirdim
04:58Dünyada göçmen kuşların yüzde 45'inin popülasyonu azalıyor