08:08Ankara'da Siber Güvenlik Zirvesi düzenlendiKent merkezine 65 kilometre mesafede kurulan ve yaklaşık 100 yıllık bir geçmişe sahip Yeniköy, kışın azalıp yazın artan nüfusu ile bölgenin önemli köyleri arasında yer alıyor. Tarım ve hayvancılık ile uğraşan köy halkı, gelenek ve göreneklerini ise ilk günkü gibi yaşatıyor. Özellikle kadınlar günlük yaşamlarında Anadolu renk ve desenleriyle bezeli geleneksel kıyafetleri tercih ediyor. Halk arasında üçbeş olarak isimlendirilen kıyafetler köyün geçmişine bağlılığını simgeliyor. Yöresel kıyafetlerin kullanım şekli, başörtüsünün bağlanma biçimi köyde yaşayan kadınların evli ya da bekar olduğunu da gösteriyor. Evli kadınlar alın bölgesinde altın süslemenin de yer aldığı başörtülerini omuz hizasından bağlarken, bekar olanlar başı açık olacak şekilde veya boyun kısmını kapatacak şekilde başörtüsü takıyor. Bu kıyafetler günlük kullanımın dışında düğün, bayram gibi özel günlerde de köy kadınlarının ilk tercihi oluyor. Kadınlar kadar yoğun kullanımı olmasa da erkekler de özel günlerde köye özgü geleneksel kıyafetleri tercih ediyor. Erkeklerin ise desenli örme çorapları, kasket, yelek ve kuşakları ön plana çıkıyor.
'GELENEKLERİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ'
Köyde yaşayanlardan Sevgi Çolak şehir dışında yaşayan köylülerin de ziyarete geldiklerinde bu kıyafetleri giydiklerini belirterek, "Biz bunu yıllardan beri giriyoruz. İstanbul'dan geldiğimizde köyde sürekli bunu giyiyoruz. Ayrıca gündelik de giyiyoruz. Giyimimizin de çeşitli anlamları var. Evliler ve bekarlar ayrı giyiniyor. Biz bu kıyafetleri seviyoruz. Hoşumuza gidiyor" dedi.
Keziban Çobandede ise "Bu bizim geleneğimiz. Bu gelenek 100 yılı geçmiştir. Büyüklerimizden gördüğümüz giysiler bunlar. Ben ilkokul 5'inci sınıfı bitirdim ve giymeye başladım" diye konuştu.
Emine Erdoğan da "Bize bu yöresel kıyafetler atalarımızdan kalmadır. Köyümüzün kuruluşundan bu zamana kadar sürekli giyiyoruz. Ayrıca da bu kıyafetleri köyde kendim dikiyorum. Köyümüzün geleneklerini böylece sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
Köye gelin gelen Şadan Koç ise "Eşim Sivaslı ama ben Niğdeliyim. 10 yıldır Sivas'ın geliniyim. Geldiğimden beri yaylalarda ve festivallerde ben de bu elbiseleri giyiyorum. Kendimiz tek tek örüyoruz. Ben bilmiyordum ve buraya gelince öğrendim. Bizim oralarda böyle şeyler yok ama Sivas'ın her köyünde farklı farklı kıyafetler var. Yaşlılar da gençler de herkes giyiyor" dedi.
Kıyafetin köye özgü olduğunu söyleyen köyün erkeklerinden Recep Doldur, "Yeleğimiz, kuşağımız, şalvarımız, çoraplarımız var. Bu şekilde töremizi ve kültürümüzü öğretmeye çalışıyoruz. İstanbul'da doğma büyümeyim, kızlarımın da buranın kültürünü öğrenmelerini istiyorum. Gelin, kız, evli ve yaşlılarda kıyafetler değişiklik gösteriyor" diye konuştu.
Geleneklerini çocuklarına da aktaran köylüler, bu adetleri gelecekte de yaşatmak istediklerini vurguluyor.
04:03‘Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar’ kitabı okurlarla buluştu
07:38Eğitimi için günde 160 kilometre yol giden Zeynep Ece, Fransa'daki flüt yarışmasında birinci oldu
06:38T3 Vakfı’ndan Trabzon’a 2’nci bilim üssü
02:21Dijital ortamda suç ağına 16 ilde eş zamanlı operasyon: 35 gözaltı
01:29İstanbul'un sembol yapıları 'Dünya Otizm Farkındalık Günü'nde mavi kırmızı renklerle ışıklandırıldı
02:05Tekirdağ'da bakkal dükkanında bıçaklı kavga kamerada; 1 ölü
02:18Kağıthane'de alışveriş merkezinde çıkan yangın söndürüldü