01:28ASELBUOY P ve ASELBUOY POD ile denizaltı savunma harbinde yeni nesil yetkinlik
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ), Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ), Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nden (RTEÜ) uzmanlar, Türkiye'nin kuzeydoğu kesiminde bulunan 3 bin 937 metre yüksekliğindeki Kaçkar ve 3 bin 549 metre yüksekliğindeki Keşiş Dağları'nda bulunan buzul göllerinin yüzey suyunda ve çamurundaki mikroplastiklerin varlığını araştırdı. Akademisyenler bölgede; Balık, Aygır, Büyük, Yedigöller, Küçükdeniz, Büyükdeniz, Aşağı Kapılı, Yukarı Kapılı olmak üzere 8 farklı yüksek rakımdaki buzul gölünden örnekler aldı.
'BİR LİTRE SUDA 1-2 MİKROPLASTİK TESPİT ETTİK'
ÇÜ Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Mikroplastik Araştırma Grubu Kurucusu Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, bu bölgelerde yaz aylarındaki turistik faaliyetlerin dışında kış mevsiminde insan aktivitesinin sıfıra inmesine rağmen yoğun bir kirlilikle karşılaştıklarını belirterek, "Göl içerisinden alınan 1 litre suda 1-2 mikroplastik tespit ettik. Litrede bu oran düşük gibi görünebilir ama bir gölde tonlarca su olduğunu düşündüğümüzde, 1 metreküp suda bu oran 160'a kadar yükseliyor. 1 kilogram göl çamurunda ise bu oranın 120'ye kadar yükseldiğini saptadık. Bu sayı, göllerin kullanım biçimi ve etrafındaki insan faaliyetlerine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Özellikle tekstil ürünlerinden kaynaklanan iplik tipindeki ve bardak, tabak, poşet gibi tek kullanımlık plastiklerden kaynaklı mikroplastiklere rastladık" diye konuştu.
EN ÇOK KİRLİLİK, AYGIR GÖLÜ'NDE; NEDENİ ATMOSFERİK TAŞINIM
Mikroplastiklerin çok hafif partiküller olduğundan atmosferde taşınabildiğine dikkati çeken Prof. Dr. Gündoğdu, "Yakın zamanda yapılan çalışmada Everest'in zirvesinde dahi mikroplastik olduğunu gördük. Konumları 2 bin ve üstü yükseklikte olan göllerde de atmosferik taşınımla, havadan tanışım yoluyla başka alanlarda kullanılmış plastiklerin parçalarının kirlilik yarattığını söyleyebiliriz. Bölgede; Balık, Aygır, Büyük, Yedigöller, Küçükdeniz, Büyükdeniz, Aşağı Kapılı, Yukarı Kapılı göllerini analiz ettik. En yüksek oranda mikroplastik bulunan göl, Aygır Gölü'ydü. Bunun nedeniyse hem çevresindeki turistik faaliyetlerin yoğunluğu hem de atmosferik taşınımın bu bölgeye daha fazla etki etmesinden kaynaklıdır" dedi.
'DEPOZİTO SİSTEMİNİN YAYGINLAŞMASI LAZIM'
4 bin rakıma kadar ulaşan bu kirlilikten kurtulabilmek için neler yapılabileceğini anlatan Prof. Dr. Gündoğdu, şöyle devam etti: "Bu göller, yer altı suyuyla doğrudan bağlantılı. Dolayısıyla bu mikroplastiklerin yer altı suyuna oradan da içme sularına karışabileceğini biliyoruz. Özellikle bu tür turistik alanlarda denetimlerin artırılması, gezi amaçlı gelenlerin tek kullanımlık plastiklerle bu noktalara girmelerinin engellenmesi gerekiyor. Ülke olarak bu önlemleri plastik poşetlerin ve tek kullanımlık plastiklerin sınırlandırılıp yasaklanması şeklinde genişletmeliyiz. Depozito sisteminin de bir an önce bütün ambalajları kapsayacak şekilde yaygınlaşması lazım. Ayrıca önümüzdeki günlerde tüm dünya ülkelerinin katıldığı Plastik Anlaşması toplantısı yapılacak. Bu toplantıda özellikle insan faaliyetlerin olmadığı alanlarda dahi mikroplastik kirliliğinin bulunması nedeniyle plastik üretiminin sınırlandırılmasına dair tartışmalar yürütülecek. Eğer ki bu kısıtlanma sağlanırsa kısa, orta ve uzun vadede mikroplastik kirliliğinden adım adım kurtulma şansına sahip olacağız. Çünkü plastik üretildikçe tüketilmeye devam edecek." (DHA)
01:51Alkollü ve ehliyetsiz sürücüye 190 bin TL ceza; gazetecilere mermer fırlattı
01:36Şişli’de boşanan çiftin aileleri birbirine girdi; kadını tabanca kabzasıyla yaraladı
03:29UNESCO geçici listesindeki İznik’te tarihi surlara sprey boyayla zarar verdiler
03:09Sarp kayalıklarda bal hasadı
01:19Karadeniz’de horonlu türkülü fındık hasadı
02:55Düğün konvoyunda ceza yiyen sürücü: Bundan sonra korna çalmak haram olsun
01:56Evdeki kasadan para ve altın çalan şüphelilerden biri terleyip, kaskını çıkarınca yakalandılar