TBMM Genel Kurulu'nda öğrenci affına yönelik düzenlemeleri de içeren teklif kabul edildi (2)

'ANLAŞMA YÜKÜMLÜLÜKLERİNİN BÜTÇEYE ETKİSİ KONUSU TAMAMEN KAPALI'
'Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi' isimli uluslararası anlaşma teklifi üzerine görüşmelere geçildi. Yeni Yol grubu adına söz alan Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, "Komisyon görüşmelerinde COP31'in ülkemize sağlayacağı prestijden, görünürlükten ve diplomatik alandaki katkılardan söz edildiğini görüyoruz. Antalya'nın dünya gündeminin merkezine taşınacağını, ülkemizin uluslararası görünürlüğünün artırılacağı ifade ediliyor. Komisyonda milletvekilleri ise defalarca bu organizasyonun Türkiye'ye maliyetinin ne olacağını soruyorlar, verilen cevaplarda yalnızca Birleşmiş Milletler sekretaryasının harcamalarına ilişkin olan 7,7 milyon dolarlık bir rakamdan söz ediliyor ancak Türkiye'nin üstleneceği toplam yükün ne olduğuna dair bir açıklık asla getirilmiyor. Anlaşmanın yüklediği yükümlülükler açık ancak bu yükümlülüklerin bütçeye etkisi konusu tamamen kapalı" ifadelerini kullandı.
'ANTALYA'YI DA BOŞALTMAYA KALKMAYIN'
İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat ise anlaşmaya dair, "Türkiye kasım ayında Antalya'da dünyanın en büyük iklim organizasyonlarından birine ev sahipliği yapacak. İYİ Parti olarak destekliyoruz ama bu ev sahipliğinin ülkemiz için önemli diplomatik fırsatlardan biri olduğuna da inanıyoruz. Burada bir uyarımız olsun; NATO toplantısında Ankara'yı boşaltmıştınız, inşallah Antalya'yı da bu uzun sürede, 9 ila 20 Kasım arasında boşaltmaya kalkmayın, turizme de ket vurmayın diye uyarıyoruz sizleri" diye konuştu.
'TÜRKİYE ZİRVEYE NE YAZIK Kİ HAZIR DEĞİLDİR'
Anlaşmanın niteliği hakkında değerlendirmelerde bulunan CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, "Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek olan ve on binlerce delegeyi ağırlayacağımız COP31 İklim Zirvesi'nin hukuki, idari ve operasyonel temelini oluşturacak metni görüşüyoruz. Bu anlaşmayla birlikte, iki hafta sürecek COP31 İklim Zirvesi'nin uluslararası standartlara uygun, güvenli, erişilebilir ve kesintisiz şekilde yürütülmesi sağlanacak. Bu çerçeveyi Genel Kurul'dan geçirmek elbette ki teknik bir gerekliliktir ancak asıl mesele bu değildir. Asıl mesele, bu teklif onaylandıktan sonra Türkiye'nin çevre mücadelesinde dünya karşısında söyleyecek bir sözünün olup olmadığıdır. Dünya kasım ayında gözünü Antalya'ya çevirdiğinde karşısında sadece ihtişamlı bir sahne mi bulacak yoksa iklim krizinden en ağır şekilde etkilenmesi beklenen bir ülkenin gerçek mücadele iradesini mi görecek? Ben, kürsüden üzülerek ifade ediyorum; bugünkü haliyle Türkiye bu zirveye ne yazık ki hazır değildir" dedi.
'ANLAŞMAYA MEMNUNİYETLE ONAY VERECEĞİZ'
Yeni Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan ise anlaşmaya ilişkin şöyle konuştu:
"Biz bu anlaşmaya Dışişleri Komisyonu görüşmelerinde olduğu gibi şimdi de memnuniyetle onay vereceğiz. Böyle prestijli bir uluslararası konferansın ülkemizde gerçekleşmesi bize büyük bir mutluluk verecek. Paris İklim Anlaşması ve Kyoto Protokolü'nün öngördüğü düzenlemelere ülkemizin katılımını en başından beri destekliyor, Türkiye'nin çevre koruma amaçlı girişimlerde en ön safta bulunmasını daima arzu ediyoruz fakat, memnuniyetimiz yalnızca bunlarla sınırlı kalıyor. Zira, Türkiye'de gerek çevresel tablo, gerek siyasi tablo maalesef övünmemize imkân verecek bir durum arz etmiyor. Nitekim, dünya genelindeki kaynaklara dair hassasiyetimiz alkışlanıyor fakat iş kendi ülkemizdeki doğal kaynakların ve çevrenin korunmasına gelince görünüm bir anda değişiyor."
'COP-31'E EV SAHİPLİĞİ YAPMAK TARİHİ BİR DİPLOMASİ BAŞARISI'
COP-31 Zirvesi'nin Türkiye'de düzenlenmesi nedeniyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a teşekkür eden AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan, şunları söylerdi:
"Türkiye, 196 ülkenin ortak kararıyla COP31'e ev sahipliği yapacak, bu tarihi bir diplomasi başarısı. Elbette hiçbir başarı tesadüfen elde edilemez. Türkiye'nin bugün bu tarihi göreve layık görülmesinin temelinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirilen güçlü reformlar ve kararlı uygulamalar bulunmakta, tıpkı NATO Zirvesi'nde tüm dünyanın şahit olduğu gibi. Ülkemizin bu başarısı, güçlü diplomatik girişimlerin, kararlı müzakerelerin ve Türkiye'nin uluslararası alanda artan etkinliğinin doğal bir sonucu; aynı zamanda son yıllarda çevre, şehircilik ve iklim alanında hayata geçirilen reformların Sıfır Atık Hareketi'nin ve Yeşil Dönüşüm vizyonumuzun dünya ölçeğinde oluşturduğu güveninde önemli bir yansıması. Maalesef muhalefet şerhine bakınca üzüldüm. Zira, bu çapta büyük uluslararası zirvelerin standartları bellidir. Bu kurallar istisnasız her ev sahibi ülkede uygulanır. Uygulama kapasitesi olmayan ülkelerse sadece katılımcı olabilirler. Taraflar Konferansı olan COP31, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelede ortak kararlar aldığı en üst düzey küresel platformdur. Burada enerji güvenliğinden iklim finansmanına, teknoloji transferinden karbon piyasalarına, sürdürülebilir şehirciliğe, tarımdan su güvenliğine kadar insanlığın ortak geleceğini ilgilendiren pek çok kritik konu ele alınmaktadır. Bu yönüyle COP, yalnızca çevre meselelerinin görüşüldüğü bir konferans olmaktan çok, ortak geleceğimize yön veren en önemli uluslararası karar mekanizmalarından biridir."
'KALKINIRKEN KORUYAN BİR TÜRKİYE VAR'
Türkiye'nin bu süreçte sadece alınan kararları takip eden bir ülke değil; çözüm üreten, uzlaşı sağlayan ve gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında köprü kuran bir dönem başkanlığını yürüteceğini aktaran Ayan, "Peki, neden Türkiye? Siz görmüyorsunuz ama dünya görüyor. Türkiye ağaçlandırmada Avrupa 1'incisi. 2002- 2026 döneminde orman varlığımızı yüzde 12,5 arttırdık. Sıfır atık devrimiyle 90 milyon ton atık geri kazanılmış, 365 milyar lira ekonomik kazanç sağlanmış, 613 milyon ağacın kesilmesi önlenmiştir. Bunlar hiç de azımsanacak sayılar değildir. Millet bahçeleri 83 milyon metrekare büyüklüğüne ulaşmıştır. Türkiye, yenilenebilir enerji kapasitesinde Avrupa'da ilk 5 ülke arasına girmiştir. Artık kalkınırken koruyan bir Türkiye var" diye konuştu.
ANLAŞMA KABUL EDİLDİ
Siyasi parti temsilcilerinin yaptığı değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, anlaşmayı oylamaya sundu. Oylama sonucunda anlaşma kabul edildi.
GENEL KURUL KAPANDI
Daha sonra Meclis Başkanvekili Adan, birleşimi 4 Ağustos Salı günü toplanmak üzere kapattı. (DHA)




