Geri Dön
BursaBursa - Bakan Bayraktar: Arz güvenliği bir ülkenin milli güvenliğinin parçasıdır (2)

Bursa - Bakan Bayraktar: Arz güvenliği bir ülkenin milli güvenliğinin parçasıdır (2)

Bursa - Bakan Bayraktar: Arz güvenliği bir ülkenin milli güvenliğinin parçasıdır (2)

‘SAVAŞLAR VE BÜYÜK KRİZLER VAR’

Bursa’da çeşitli ziyaretlerde bulunduktan sonra Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’na katılarak burada konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Aslında dünya krizler dünyası, çatışmalar, büyük mücadelelerin olduğu bir süreçten geçiyoruz. Konvansiyonel savaşların yaşandığı, hem de hemen yanı başımızda, bölgemizde yaşandığı süreçler. 2022 yılı Şubat ayından beri Rusya-Ukrayna Savaşı, işte 2026 yılı içerisinde, bu sene 28 Şubat'ta başlayan İran-Amerika-İsrail Savaşı, artık konvansiyonel çatışmaların olduğu, ama bunların yanı sıra konvansiyonel çatışmaların da yaşandığı bir dünyada yaşıyoruz. Ticaret savaşları var, öyle değil mi? Siber savaşlar var, büyük krizler var. Bahsettiğimiz bu dünyadaki enerji krizleri, emtia piyasalarında yaşanan kırılganlıklar, beraberinde lojistikte ve tedarik zincirlerinde yaşanan bozulmalar, bütün bunlar aslında yeni ve öngörülemezlik dünyasına doğru bizim gittiğimizi işaret ediyor. Dolayısıyla iş dünyasının hiç istemeyeceği şey öngörülemezlik, belirsizlik ama maalesef böyle bir dünyadayız. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte böyle bir dünyaya hazır olmamız gerektiriyor” dedi.

‘DÜNYA YAPAY ZEKA ÇAĞINA GİDİYOR’

Dünyanın yeni bir çağa doğru gittiğini söyleyen Bayraktar, “Dünya, yapay zeka çağına giriyor. Dolayısıyla bildiğimiz bütün ezberlerin, iş yapış tarzımızın, üretim anlayışımızın hepsinin değişeceği bir sürece doğru gidiyoruz. Onun için uzay ve havacılık ve onun için yeni bir anlayış, yeni bir paradigma değişikliği çok daha büyük önem arz ediyor. Bu yeni çağda, yeni yapay zeka çağında, dediğim gibi üretimden mesleklere, istihdama her alanda çok önemli değişiklikler olacak. Tabii bu yapay zeka çağının en önemli unsurlarından bir tanesi bizim alanımız, enerji. Çünkü enerjisiz bir yapay zeka çağından bahsetmek mümkün değil. Neredeyse enerji talepleri durağana dönmüş, azalmaya yüz tutmuş Batı ekonomileri şimdi büyük bir enerji talebi ve enerji patlaması yaşamaya başladılar. Temel sebep bu yapay zeka kaynaklı veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu enerji ve su. Dolayısıyla yeni dönemde de yapay zekâda başarıyı getirecek unsurlardan bir tanesi enerji arz güvenliği ve enerji altyapınız” ifadelerini kullandı.

‘ÜÇ BİRİM ENERJİNİN İKİSİNİ İTHAL EDİYORUZ’

Enerji talebinin arttığını ve her alanda artmaya da devam edeceğini belirten Bakan Bayraktar, “Türkiye'nin ekonomisinde önemli açmazlardan, önemli problemlerden bir tanesi enerjideki dışa bağımlılık meselesi ve bunun getirdiği cari açık etkisi. Şimdi bunun üstesinden gelmemiz için bizim iki şeyi yapmamız lazım. İki şeyi bir arada yaparsak çok iyi olur ama birinden birini mutlaka yapmamız lazım. Bunlardan bizim üzerimize düşen vazife şu; Türkiye'yi mutlak surette enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım. Enerji meselesi bir milli güvenlik meselesidir. Enerjiniz yoksa sanayinizin çarkları durur, ekonominiz durur, günlük hayat, hayatın olağan akışı olağan dışılığa gider. Dolayısıyla mutlak surette bizim Türkiye Yüzyılı'nda Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu hedef çok net. Türkiye mutlaka enerjide bağımsız olacak. Türkiye enerjide bugün 3 birim enerjinin ikisini ithal ediyoruz. Bunu tedricen azaltacağız ve inşallah Türkiye'yi hem madenlerde hem de enerjide net ihracatçı bir ülke, teknolojide ve kaynakta bir ülke haline getirmeyi hedefliyoruz. Bizim Kızılelma'mız bu. İkinci yapılması gereken, onun için Bursa ve bu anlatılan projeler önemli, bizim mutlak surette katma değerli üretime ve sanayiye ihtiyacımız var” diye konuştu.

‘TÜRKİYE 2 TRİLYON DOLARLIK BİR EKONOMİ HALİNE GELDİ’

Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasına geldiğini ifade eden Bayraktar, “18-19 bin dolarları bulan kişi başı milli gelir, 2027'de inşallah Türkiye 2 trilyon dolarlık bir ekonomi haline geliyor. Bu çok önemli bir şey. Milli gelirimiz tarihimizde ilk kez 20 bin doların üzerine çıkacak. Ama bu bize şunu söylüyor: Artık ucuz iş gücü yok. Dolayısıyla bizim katma değerli ürüne mutlaka gitmemiz lazım. Onun da en önemli, itici güçlerinden bir tanesi, lider şehirlerinden bir tanesi eminim ki Bursa olacak. Bunu yapacak olan ekip de inşallah sizler olacaksınız. Dolayısıyla enerjide dışa bağımlılığını bitirmiş, sanayisinde, üretiminde, ihracatında katma değerli ürüne geçmiş bir Türkiye ile inşallah ekonomimiz çok daha güçlü ve çok daha büyük bir hale gelecek. Bunu enerjide başarmak için şunları yapıyoruz. Kısa bir şekilde enerjide uzun dönemli planlar ve sizden bazı taleplerim olacak” dedi.

‘YERLİ VE MİLLİ KAYNAKLARIMIZ EN ÖNEMLİ GÜCÜMÜZ’

2022 yılının dünyada enerji emtia fiyatlarının yükseldiği bir yıl olduğunu hatırlatan Bakan Bayraktar, “Pandemiden çıkmıştık, talep anormal bir şekilde arttı. Arz bunu karşılayamadığı için ve tabii hemen burnumuzun dibinde Rusya-Ukrayna savaşından dolayı çok ciddi anlamda bir arz sıkıntısı vardı ve fiyatlar kömürde de yukarı gitti, petrolde de yukarı gitti, efendim, doğal gaz da yukarı gitti ve Türkiye o yıl enerji ithalatına 96,5 milyar dolar para ödedi ve biz ortalamada 60 ila 70 milyar dolar her yıl bu enerji ithalatına para ödüyoruz. Ödemek zorundayız. Şunu diyebilirsiniz: ‘Ya bunu azaltalım’ E, o zaman işte üretimden, ekonomiden, günlük hayat standardımızdan belki vazgeçmemiz lazım. Dolayısıyla bundan da vazgeçemeyeceğimiz için bu ithalat bizim için çok önemli bir kalem ve bunu mutlak surette düşürmemiz lazım. Türkiye olarak buna sağlarken yerli ve yenilenebilir kaynaklarımız en önemli gücümüz. Sanayicimiz kendi öz tüketimini karşılıyor ama aynı zamanda memleketin ihtiyacı olan elektriğin üretilmesine de ciddi anlamda katkı yapıyor. Bugün Türkiye, rüzgar ve güneşte Avrupa'da 5’inci büyük kurulu güce sahip ülke. Dünyada 11’inci sıradayız. Ama ülkemizin potansiyeli mevcut kurulu gücümüzün çok daha ötesinde. Bugün geldiğimiz rüzgarda 15 ila 16 bin megavat, güneşte 26 ila 27 bin megavatları, 2035'te Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, 120 bin megavata inşallah götüreceğiz” diye konuştu.

’70 YILLIK RÜYA GERÇEĞE DÖNÜŞÜYOR’

Türkiye’nin 70 yıllık bir rüyasının gerçeğe dönüştüğünü söyleyen Bayraktar, “Önümüzdeki birkaç ay içerisinde, 1950'lerde başladığımız bu yolculukta Türkiye ilk neticesini alacak ve nükleer lige, nükleerden elektrik üreten, enerji üreten ülkeler ligine Türkiye'yi inşallah çıkarıyoruz. Buradaki Bursa'nın da çok önemli bir rolü var. Burada sanayicimizin ürettiği ekipman şu anda Akkuyu'da kullanılıyor. Yaklaşık yüzde 50-55 inşaatla beraber yerlilik payına ulaştık. İthal doğal gaz yerine, ithal kömür yerine kendi kaynağımız olan güneşi, rüzgarı, suyumuzu kullanıyoruz. Ama bütün bunları yaparken eğer ekipmanı dışarıdan ithal edersek, ithalat devam ediyor. Yani bu işin iki ayağı var. İki ayağını birlikte gerçekleştirmek önemli. Bu panelleri yurt dışından ithal ederek, bu rüzgâr türbinlerini dışarıdan ithal ederek işte bu 120 bin megavata gittiğinizde bu ne demek, biliyor musunuz? Yani 700-800 bin dolar güneşle rüzgarı ortalama deseniz, e, sizin neredeyse aşağı yukarı 70-80 milyar dolarlık bir ithalat yapmanız demek” dedi.

‘100 BİN TON ALTIN EKONOMİYE KATILMALI’

Türkiye’nin toprak altındaki 10 bin ton altınını mutlak suretle ve en hızlı şekilde ekonomisine katmak durumunda olduğunu söyleyen Bakan Bayraktar, “En kısa zamanda, evleviyetle yılda 100 ton altın üreten bir ülke olmamız lazım. Millet olarak altında önemli bir tasarruf aracı gördüğümüz için milletimiz bu alanda çok önemli bir ithalat yapıyor. Dolayısıyla bu alanda kendi kaynağımızı, diğer madenlerimizi, metalik madenlerimiz, işte nikelimiz, bakırımız, kromumuz, diğer alanlarda da bunları çevreyle uyumlu bir şekilde, iş sağlığı ve güvenliğinden asla imtina etmeden, sarfınazar etmeden mutlaka ekonomimize katmamız lazım. Ve de katma değerli bir şekilde katmamız lazım. Yani sizlerin bunları ara ürünlere, uç ürünlere dönüştürerek, nihai ürünlere dönüştürerek ekonomiye katmamız ve ihracatını yapmamız gerekiyor. Eğer bütün bunları bir arada yaptığımız gün, işte Türkiye bu anlamda ekonomisi güçlü, cari açığın, döviz ihtiyacı vesaire gibi bir problemin olmadığı ve çok daha büyük, orta gelir tuzağından çıkmış büyük bir ekonomi olma yolunda gidecek” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’NİN EN DEMOKRATİK TOPLULUĞU’

Toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise Bursa’nın ve Türkiye’nin ekonomik dönüşümü, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi, BTSO’nun hayata geçirdiği projeler, Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki rolü ve 2026-2030 dönemine ilişkin hedefler hakkında değerlendirmelerde bulundu. BTSO seçimlerine de değinen Burkay, “Burada Türkiye’nin en demokratik topluluğu var. 70 komitemiz var ve seçimler oluyor. Bu 70 komitede görev yapan üyelerimiz aslında rakiplerinden oy istiyorlar. Düşünsenize, ihaleye giriyorsunuz ve rekabet ediyorsunuz. Adam olmadığın halde oradan yo istemen mümkün değil. Güvenilir ve vizyoner olacaksın. Sektörünü bilip, işinin başında olacaksın. Herkesin güvendiği ve inandığı insan olacaksın ki sana oy versinler. O yüzden burası en demokratik topluluk. Seçimlerimiz 1 Ekim’de yapılacak ve ben bunu asla bir ayrışma olarak görmüyorum. 1 Ekim, bizim ‘bir’ olma günümüz” dedi.

Haber: Mehmet Can YEŞİLBAŞ-Kutay SALİ- Hasan BOZBEY/ BURSA, (DHA)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber