Bakan Yumaklı: İklimin ne getireceğini bilmek mümkün değil
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, üreticilerden tarım sigortası yaptırmalarını isteyerek, “İklimin ne getireceğini bugünden yarına bilmek mümkün değil ama hazır olmamız gerekir. Üretimin sürdürülmesi ve gerçekleştirilmesi için görevli sorumlu bakanlığımızın, karşılaşılan her türlü olaydaki yönlendirmelerine mutlaka riayet edelim” dedi.

arım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çeşitli programları nedeniyle geldiği Malatya'da ilk olarak Yeşilyurt ilçesi Görgün Mahallesi'nde kayısı hasadına katıldı. Bakan Yumaklı, burada, patik yapıp kayısı hasadında çalışan işçilere yardım etti.
Geçen yıl zirai don olayının etkili olduğu kayısı bahçelerinde hasat yaptıktan sonra çiftçilere verilen devlet desteklemelerinden bahseden Bakan Yumaklı, bu sayede üretimin de sürdürülebilir kılındığına değindi. Çiftçilerin bu yılki kayısı hasadında yüzlerinin güldüğünü söyleyen Bakan Yumaklı, “Geçtiğimiz yıl nisan ayındaki çok şiddetli zirai dondan sonra buraya bu bahçeye gelmiştik. Ağaçların hiçbirisinde geçen yıl bir ürün yoktu. Aslında umut da yoktu geldiğimiz zaman. Ama buradan bütün Malatya'daki ve Türkiye'nin dört bir tarafındaki zirai dondan etkilenen üreticilerimize şunu söyledik; ‘Siz hiç endişe etmeyin. Biz devlet olarak, hükümet olarak sizin yanınızdayız. Sakın ola ki herhangi bir ağacı kesmeyin. Biz bunların nasıl bakımlarının yapılacağına dair sizlerle beraber olacağız. Arkadaşlarımız sizin yanınızda olacak ve inşallah önümüzdeki sene bu ağaçlardan hepimizin yüzünü güldürecek bir şekilde biz ürün alacağız.’ Nitekim de öyle oldu. Bugün hepimizin yüzünü güldüren, geçtiğimiz senenin o karamsar zamanını üzerimizden atan hamdolsun Rabb’ime ki çok güzel bir ürün görüyoruz ağaçlarda” diye konuştu.
‘47 MİLYAR LİRALIK DESTEKLEME YAPILDI’
Bakan Yumaklı, TARSİM sigortası kapsamında geçen yıl etkili olan zirai don olayı için toplam 47 milyar liralık destek yapıldığını söyleyerek, “Kayısı çok önemli ürünlerden bir tanesi. Neden? Çünkü biz Türkiye olarak dünya üretiminde kayısıda birinci sıradayız. Malatya da yüzde 54'lük üretim oranıyla Türkiye'de birinci sırada. Malatya kayısısı bildiğiniz üzere coğrafi işaretli. Dolayısıyla bu manada da çok özellikli ve önemli ürünlerimizden. Kuru kayısı ile alakalı da Malatya'nın üretimdeki oranı yüzde 85. Dolayısıyla aslında Malatya'nın kayısı anlamında bütün dünyaya bir çıkış kapısı olduğunu söylemek mümkün. Yaklaşık 19 milyar liralık Malatya ekonomisine bir katkısı var kayısının. Geçen yıl bu bahçede, bu ağaçlarda, bu dallarda herhangi bir şekilde ürün yoktu, neredeyse bir tane bile numunelik yoktu. Yaprak yoktu, çiçekler yanmıştı, yok olmuştu. Tabii Cumhurbaşkanımızın talimatıyla biz derhal bütün Türkiye'de bir olağanüstü hal ilan ettik. TARSİM sigortası yapmış olan üreticilerimize vermiş olduğumuz sigorta hasar bedeli ile birlikte sigortası olmayan üreticilerimizin de üretime devam ettirebilmesi amacıyla toplamda yaklaşık 47 milyar liraya yakın bir zirai don desteği verilmiş oldu” ifadelerini kullandı.
‘KAYISI İÇİN 8 MİLYAR LİRAYA YAKIN DESTEK SUNULDU’
Bakan Yumaklı, kayısının katma değer kazanabilmesi için Kayısı Araştırma Enstitüsü tarafından çalışmalar yapıldığını da söyleyerek, "47 milyar liralık devlet desteğinden 8 milyara yakın tutar da Malatya’ya gelmiş oldu. Bugün itibarıyla, zaten süreç içerisinde takip ediyorduk ama burada hem üreticilerimizle hem de şehrin ileri gelenleriyle konuştuğumuzda, gerçekten bunun üretimin sürdürülebilir olması için ne kadar önemli olduğunu da ifade etmiş oldular. Tabii burada biliyorsunuz TAGEM'in bir Kayısı Araştırma Enstitüsü var. Buradaki arkadaşlarımız kayısının daha katma değerli bir ürün haline gelebilmesi için çalışmalarına devam ediyorlar. Özellikle modern kükürtleme ve kurutma tesislerinin yaygınlaştırılması için gayret ediyorlar. Biz Hüseyin ağabeyin bahçesine geçen sene geldiğimizde onun yüzünü biraz asık görmüştük ama kucaklaştık ve dedik ki ‘Hiç merak etme biz devlet olarak hem senin hem bütün üreticilerimizin yanındayız.’ Burada 408 dekarlık bir alanda yaklaşık 3 bin 400 tane ağaç var. Ben bunun altını özellikle çizmek istiyorum” diye konuştu.
Çiftçinin mağdur olmaması için tarım sigortalarının önemini vurgulayan Bakan Yumaklı, şunları söyledi:
"İklim değişikliği artık bizim her şeyimizi etkilemeye başladı. Buna göre hazır olmamız gerekir. TARSİM yani tarım sigortası yaptırılması konusunu tekrar ifade edelim. Tarım sigortası yaptırmayan üreticilerimizin bu ihtiyaçlarını daha sonra herhangi bir şekilde karşılaştıkları problemlerin tazmini konusu sürdürülebilir bir konu değil. O yüzden bütün üreticilerimizin TARSİM yaptırmalarını istiyoruz. Artık bize iklimin ne getireceğini bugünden yarına bilmek mümkün değil. Ama bizim hazır olmamız gerekir. Bu birinci kısmıydı. İkinci kısmı da bu konu gerçekleştiğinde kulaktan dolma bilgilerle değil, dedikodularla değil, tabiri caizse biz bunun siyasi saiklerle olduğunu da burada tespit etmiştik. Bakanlığımızın, üretimin sürdürülmesi ve gerçekleştirilmesi için görevli sorumlu bakanlığımızın, karşılaşılan her türlü olaydaki yönlendirmelerine mutlaka riayet edelim. Eğer bunu yaparsak işte bugünkü güzel sonuçları almış oluyoruz."
‘FIRAT NEHRİ HAVZASI REHABİLİTASYON PROJESİ' AÇILIŞINA KATILDI
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İnönü Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde 'Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi' açılış programına katıldı. Bakan Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve IFAD ile birlikte Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi için ayrılan bütçenin 86 milyon avro olduğunu söyledi.
Programa, Tarım Ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya Valisi Seddar Yavuz, çevre illerden gelen valiler, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, IFAD Ülke Direktörü Liam F. Chicca, kurum ve kuruluş temsilcileri, Sivil Toplum Kuruluşu (STK) temsilcileri, ilçe belediye başkanları, kaymakamlar, Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı personeller katıldı.
'DEVLET OLARAK, HÜKÜMET OLARAK SİZİN YANINIZDAYIZ'
Programda konuşan Bakan Yumaklı, projeden Malatya'nın yanı sıra Adıyaman, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ ve Şanlıurfa illerinin faydalanacağını belirterek şunları söyledi:
“Özellikle doğa kaynaklı gelişmeler bize iklim değişikliğinin artık hayatımızın içerisinde çok önemli bir etken olduğunu gösteriyor. Dünyanın farklı bölgelerinde orman yangınlarından sellere, taşkınlara kadar birçok maalesef olumsuz bir şekilde hayatı etkileyen doğa olaylarını müşahede ediyoruz. Bizler de Türkiye olarak geçtiğimiz yıl çok şiddetli bir zirai don, sonrasında kuraklık, taşkınlar, seller, dolularla karşılaştık. Malatya'da geçtiğimiz yıl hepimiz şunu söylüyorduk. Gerçekten biz tarihte böyle bir zirai don görmedik. Neredeyse Malatya için son derece önemli olan kayısıdan ağaçlarda bir tane bile yoktu. Çiçeği yoktu, yaprağı yoktu. Bunlar bize şunu gösteriyor. Bugünün anormalleri artık bizim için hayatımızın normali haline gelmiştir. Ne yapmak gerekir? Artık kendimizi buna göre hazırlamamız bütün yaptığımız işleri buna göre düzenlememiz gerekir. Geçtiğimiz yıl buraya geldiğimde gözlerde umutsuzluk vardı. Ne olacağına dair kaygı ve endişe vardı. Buradan şunu söylemiştik.
Malatya'dan yine bütün Türkiye'deki üreticilerimize. Endişe etmeyin. Biz buradayız. Devlet olarak hükümet olarak sizin yanınızdayız ve hep böyle olacak. Nitekim o günden itibaren hem bu konuda gerçekleştirmiş olan desteklerle hem de ağaçların bakımıyla ilgili uygulanan programla sadece Malatya'da değil Türkiye'mizin dört bir tarafından bu zirai don ile ondan etkilenen ağaçların bu sene güzel meyveler vermesini diledik ve bunun için çalıştık. Çok şükür bunun güzel sonuçlarını da aldık. Artık bugün kayısı hasadını yaparken biz gözlerde mutsuzluk yerine ümidi, sevinci ve neşeyi gördüğümüzde son derece mutlu olduk. Rabb’ime hamd ediyorum. Elbette hasat sadece kayısıda değil. Türkiye'mizin dört bir tarafında şu anda farklı ürünler içinde hasat devam ediyor. Bu sene yağışların da çok iyi olmasıyla birlikte inşallah Cumhuriyet tarihimizin en yüksek sonuçlarını alacağız. Elbette bunda yağışların katkısı büyük. Ancak üreticilerimizin çabası, alın teri ve emeği var. Dolayısıyla burada devletiyle omuz omuza vermiş üreticilerimizin elde etmiş olduğu bu başarı, bu sonuçlar hem onlar için hem de ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun. Bizim hedefimiz elbette sadece iyi geçen yılların değil. Kurak geçen yılların da en azından sürdürülebilir bir üretim için hazır olması adına gayret ediyoruz. İşte Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi de bunlardan bir tanesi. Bu projede neyi amaçlıyoruz? Ormanı, suyu, toprağı ve bütün bunları kullanacak olan üreticiyi destekleyen kırsalda yaşamı daha sürdürülebilir bir hale getiren bütüncül bir kalkınma modelini hayata geçirmek arzusundayız.”
PROJE İÇİN 86 MİLYON EURO BÜTÇE AYRILDI
Tarım ve orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve IFAD ile birlikte Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi için ayrılan bütçenin 86 milyon avro olduğunu belirten Bakan Yumaklı, “2031 yılına kadar devam edecek bu çalışmalar kapsamında 6 ilimizde 39 ilçemizde, 400 orman köyümüzde ve 40 mikro havzada yaklaşık 40 bin hanemize ulaşmış olacağız. Önceki yıllarda yine sizlerin de malumu IFAD iş birliği ile tamamlanan Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi'nde de sadece o projenin başarılı olması tek başına önemli değil, aynı zamanda buralardan edinilmiş olan bilgi ve tecrübeyle birlikte güçlü bir de kurumsal kapasiteye ulaşılmış oldu. Bugün bu 6 ilimizle birlikte bu kurumsal kapasiteyi daha da genişletme imkanına sahip olacağız. Aslında birbirini tamamlayan ve sürdürülebilirliği sağlayan bir devam projesi olarak değerlendiriyoruz. Fırat Havzası, elbette ülkemiz açısından birçok önemi var ama aynı zamanda üretim enerji ve suyun da tam da kalbi. Bu havzada yapılacak olan yatırımlar sadece bugünümüz için değil aynı zamanda bizim evlatlarımızın yarınının inşası için de son derece önemli. Bu proje kapsamında toprak muhafaza ve sel kontrolü çalışmaları gerçekleştirilecek, ormanlaştırma çalışmaları gerçekleştirilecek, ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirecek ve özellikle de mera ıslahı konusunda da önemli çalışmalar olacak. Hayvan içme suyu tesislerinden farklı kırsal altyapıya kadar pek çok yatırımla inşallah bölgenin üretim gücünü artıracağız. Artık anormal hava olayları yaşıyoruz. Onların içerisinde belki de en sinsi düşman erozyon. Dolayısıyla bu yapılacak olan çalışmalar hem erozyon riskini azaltırken aynı zamanda su tutma havzalarımızın da hızlıca dolmasını engelleyecek yani çifte bir faydayı sağlamış olacağız. Tabi şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Bir bölgeyi, bir havzayı sadece güçlü kılan doğal kaynakları değil. Asıl güç o havzada yaşayan insanlarımızdır yani sizlersiniz. Bu sebeple ulaşabildiğiniz her yere ulaşacağız. Köy toplantılarıyla, üreticilerimizle yaptığımız sohbetlerle, kadınlarla, gençlerle, üniversitelerle ve tüm kurumlarımızla birlikte hareket edeceğiz. Bu ne demek? Aslında bir cümleyle özetleyelim. Ortak aklı hep birlikte harekete geçirmiş olacağız. Ormanlarımızı korumanın en etkili yollarından bir tanesi de ben de bir orman köylüsü ailenin evladıyım. Orman köylüsünü geliştirmektir. Onların gelirini artırmaktır. Eğer böyle yaparsanız hem hayatını sürdürebilir, olması gerektiği gibi sürdürebilir ama aynı zamanda ormanlara da gözü gibi bakar. Bu anlayışta on köy projelerimiz var malumunuz. Bunlardan da orman köylülerimizi çok önemli bir biçimde faydalandırmaya devam ediyoruz. Peki Fırat projesi kapsamında ne olacak? Birkaç cümleyle söyleyelim. Tarımsal üretimden modern sulamaya enerji verimliliğinden yenilenebilir enerji uygulamalarına, hayvancılıktan seracılığa, tıbbi ve aromatik bitkilerden odun dışı orman ürünlerine kadar birçok alanda kredi ve hibe desteği sağlamış olacağız. Tabi sadece bunları üretmek yetmez. Aynı zamanda bunların katma değerli bir hale getirilmesi gerekir. Özellikle de kadınların ve gençlerin bu üretimin içerisinde olmasını önemsiyoruz. Son 25 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde tarımda, ormancılıkta ve su yönetiminde adeta çağ atlattı. Üretimimizi artırırken doğal kaynaklarımızın Korumak, yani bir koruma kullanma dengesini oluşturmakta çok kıymetli. Fırat projesi de bu vizyonun en önemli ayaklarından bir tanesi. Burada ortaya konulacak olan model sadece bu havza için değil, ülkemizin diğer bölgeleri için de bir örnek teşkil edecek. Bu önemli projede birlikte çalıştığımız Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'na, Orman Genel Müdürlüğümüze, Valiliklerimize ki onların takibi bu konuda son derece önemli. Üniversitelerimize ve tüm kurumlarımıza şimdiden teşekkür ediyorum. Fırat Nehri Havzası Rehabilitasyon Projesi'nin bölgeye, ülkemize ve insanımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu.
Bakan Yumaklı konuşmasının ardından kendisine takdim edilen hediyeleri kabul ederek katılımcılar ile toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirdi.
KAYISI FESTİVALİ’NİN AÇILIŞINA KATILDI
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı açılışına katıldı. Açılışta konuşan Yumaklı, Malatya ziyaretleri ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bilgi arz ettiğini ve Cumhurbaşkanının Malatyalılara selamı olduğunu belirtti. Bakan Yumaklı, geçtiğimiz yıl yaşanan zirai don hadisesinin elde olmayan sebeplerden biri olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Zirai don sadece Malatya'yı etkilemedi elbette ama bu şehrin alametifarikası olan bir ürünün neredeyse hiç olmamasına sebep oldu. Ancak bu sene yeniden umutlandık. Bereketli bir şekilde yapılan hasattan sonra üretimimize, ihracatımıza ve bundan Malatya'nın elde edeceği güce hep beraber kavuşmuş olacağız. Ben bu vesileyle içeri girerken daha kapıdan itibaren başlayarak bir festival havasında geçen bu fuarın sektörümüz açısından hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Artık dünya eski dünya değil. İklimiyle, jeopolitik olaylarıyla bizleri her gün hadi canım bu kadar da olur mu dedirten hususlarla birlikte gerçekten yeni bir döneme girmiş durumdayız. Bu yeni dönem tarımsal üretimi sadece bir ekonomik faaliyet olarak görmemizi engelliyor. Nedir? Artık arz güvenliği yani gıdayı ihtiyacı olan insanlara ulaştırabilen ülkeler için gıda arz güvenliği bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. İşte biz de tam da bu bilinçle hareket ediyoruz. Ülkemizin sahip olmuş olduğu bütün imkanları bütün potansiyeli harekete geçirmek üzere çiftçimizle üreticimizle birlikte el ele bu çalışmaları yürütüyoruz. Tabii sadece bunları söyleyerek ya da teorik olarak düşünerek bir sonuca ulaşmamız mümkün değil. Dolayısıyla ulaşmamız gereken bir hedef var. O da yapmış olduğumuz üretimin verimli bir şekilde olması, kaliteli bir şekilde yapılması ve teknolojiyi mutlaka ama mutlaka dünyadaki örneklerinden demiyorum. Onlardan daha iyi bir şekilde kullanabilecek hale gelmemiz gerekiyor. İşte tam da bu noktada rekabet gücünü artıran ülkelerin bunları yaptığını da düşünürsek eğer doğru veriyi doğru zamanda kullanarak üretime yön vermeye gayret ediyoruz. Bunun için biliyorsunuz üretim planlaması, tarımsal üretim planlaması 2024 yılından itibaren hayata geçti. Bu doğrultuda bütün şehirlerimizin tarımsal üretim altyapılarını güçlendirmeye gayret ediyoruz. Malatya'da elbette bu manada önemli illerimizden bir tanesi.”
'24 YILDA TARIMSAL ÜRETİMDE MALATYA'YA 75 MİLYAR DESTEK VE YATIRIM'
Tarımsal üretimde verilen desteklere değinen Bakan Yumaklı, Malatya'da son 24 yıl ele alındığında toplam 75 milyar liralık destek ve yatırım yapıldığını belirterek şunları söyledi:
"Su ve sulama alanında 117 tesis hizmete alındı. 403 bin dekarlık arazi sulamaya açıldı ve bunun Malatya ekonomisine katkısı yaklaşık yıllık 7 milyar civarında. Yine kırsal kalkınma projeleri, Orköy projeleri, çeşitli farklı proje hibe ve destekleri yaklaşık 10 bine yakın kırsal kalkınma ve Orköy desteklerinden faydalanmış olduk. Biliyorsunuz yine kırsal kalkınmayı gerçekleştirmek üzere Avrupa Birliği ile hükümetlerimizin o yarı yarıya paylaşmış oldukları fonlar yani İPAK fonları dönem dönem çağrıya çıkıyor. 10'uncu başvuru çağrımızda Malatya'dan başvuran 8 proje yaklaşık 100 milyon lira hibe desteği alarak inşallah kabul edildi. Bu 100 milyon sadece hibe desteği. Bunun yatırıma dönüşmesi iki kat kadar olacak. Şimdiden Malatya'mıza hayırlı uğurlu olsun. Tabi Malatya kayısısı başta olmak üzere toplam 53 ürünü coğrafi işarette tescil ettirmiş durumda. Bu manada bu bilincin yüksek olduğu bir ilimiz. Üreticimizin bu manada alın terini de garanti altına alacak tarımla alakalı tarım sigortaları ile alakalı da son dönemde bilincin ve isteğin arzunun yükselmiş olduğunu görüyoruz."
'20 YILDA TARSİM TARAFINDAN 6 MİLYAR ZARAR TAZMİNATI ÖDENDİ'
Son 20 yılda TARSİM tarafından tarımsal afetlerle alakalı zarar gören ürünlerle ilgili yaklaşık 6 milyar liralık zarar tazminatı ödendiğini vurgulayan Bakan Yumaklı, şöyle devam etti:
"Malumunuz geçtiğimiz yıl buraya geldik ve şunu söyledik bütün üreticilerimize. Bir kere öncelikle hiç kimse ağaçlarına dokunmasın. Böyle bir tezvirat vardı maalesef. Artık bunlardan hiçbir ürün olmaz. Bu ağaçlar meyve vermez, keselim gitsin. Kolay yetişir şeyler değil. Bu festival için söylemiştim. 28 yıl bir ömür, bu ağaçların yetişmesi için de bir ömür gerekiyor. İlk söylediğimiz bu oldu ve ikinci söylediğimizde inşallah biz devlet olarak, hükümet olarak üreticilerimizin yanında olacağız. Ne söylediysek yaptık. Sağ olsunlar Malatyalı üreticilerimiz de bizlere itimat etti. Ve biz ağaçlarımızı bu yılın üretimine hep birlikte hazırladık. Aldığımız ürünün yüzümüzü güldürmesi sadece buradaki üreticilerin değil bence Türkiye'nin yüzünün gülmesidir. Buradan üreticilerimize canıgönülden teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Elbette bu tür ağır vakaların izlerinin silinmesi çok kolay olmaz. Ama büyük oranda bunların izlerinin silindiğini söylemek istiyorum. Tabii yine bazı ürünlerle alakalı özellikle ürün başlıklarıyla alakalı son 24 yılda bu devlet-millet iş birliğinde ne oldu tarımsal üretimde? Bitkisel üretim miktarı Malatya'da yüzde 120 arttı. Büyükbaş hayvan varlığı yüzde 75, küçükbaş hayvan varlığı yüzde 56, kanatlı hayvan varlığı 24 kat, su ürünleri üretimi de 9 kat arttı. Bu şu demek; yapılan bu çalışmalarla Malatya'nın tarımsal hasılası tam 3 kat artmış durumda. Eğer biz bugün tarımsal hasılada Avrupa'da 1'inci Dünya'da da 7'nci sıradayız diyorsak bunda Malatyalı üreticilerimizin alın teri ve emeği var. Tekrar kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Tabi Malatya deyince bugün de konumuz olan kayısı ile alakalı Malatya geliyor. Ülkemizin kayısı üretimi yüzde 28'le dünyada 1'inci sıradayız. Malatya'da kayısı üretiminde Türkiye'de 1'inci sırada. Dolayısıyla dünya kuru kayısı üretimi ve ihracatında da Malatya lider şehir oldu. Biz de bu emeği ve bu gayreti korumak adına çalışmalar yapıyoruz hep birlikte. Biliyorsunuz burada bir Kayısı Araştırma Merkezimiz var, enstitümüz var. Buradaki arkadaşlarımızın da adeta gecesi gündüzü ağaçların üzerinde bu şekilde olmaya devam edecek. Sadece üretim açısından değil, katma değerli bir şekilde ürünlerimizi üretip dünya pazarlarına sunma adına da çalışmalarımız devam edecek. Özellikle yerli imkanlarla geliştirilen kayısı çekirdeği çıkarma makinesi sayesinde işler oldukça kolaylaşmış vaziyette. Ben açıkçası ilk duyduğumda ne kadar bir etki oluşturacak diye düşündüm. Özellikle yerli imkanlarla geliştirilen ve bugün biz de yanlarına oturduk ablalarımızın o elle çekirdek çıkar hadisesini biz de yaptık. Ancak elbette bunun çok daha basit bir şekilde ve hızlı bir şekilde olması gerekiyordu. Dolayısıyla bu kayısı çekirdeği çıkarma makinesi sayesinde işler oldukça kolaylaşmış vaziyette”
Kayısı çıkarma makinesiyle bir kişinin 34 günde yapacağı işi sadece 1 günde yapmasının mümkün olduğunu belirten Bakan Yumaklı, “Verimlilik açısından son derece önemli bir husus. Yine bunun yanında glutensiz Ar-Ge ve üretim merkezinde de kayısı çekirdeği başta olmak üzere bölgenin bütün ürünlerini katma değeri yüksek yeni ürünlere dönüştürmek yolunda da çabalarımız devam ediyor. Tabi güvenilir gıda başka bir konu. Siz çok iyi bir ürün üretiyorsunuz. Verimli bir şekilde üretiyorsunuz. Ürettiğiniz ürün kaliteli ancak bazı şartlara uyması gerekir. Bunda da pestisit dediğimiz zirai ilaçla alakalı hem bilgilendirme hem tecrübe paylaşımı hem de denetimlerimiz eşzamanlı bir şekilde büyük bir hassasiyetle sunuyor. Dünyada ve ülkemizde ilk ve tek olan biliyorsunuz kuru kayısı lisanslı deposu da 5 bin ton kapasiteyle Malatyalı üreticilerimize hizmet veriyor. Bunu neden söyledim? İllerin alametifarikası olan bazı ürünler içinde yine bu aralar çalışmaları devam eden işte fındık zaten oluşmasıyla ilgili büyük bir yol alındı. Yine farklı ürünlerle alakalı da ülkemizin dört bir tarafında bir lisans depo seferberliği adeta başlamış durumda” diye konuştu.
Malatya’daki yatırımlara da değinen Bakan Yumaklı, “Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Kayseri yolunda organize sanayi bölgesi yakınında 4 bin metrekare kapalı alana sahip 20 bin tonluk hububat depolama tesisi inşaatında son aşamaya geldik. Bu da buradaki üreticilerimize hayırlı uğurlu olsun. Yine su ve sulama yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hepinizin malumu Battalgazi ve Yeşilyurt'un içme suyu altyapısını güçlendirecek bir proje çalışmamız vardı. Bunda da bu projenin gerçekleştirilmesi ile ilgili çalışmalara başladık. Yaklaşık 3,6 milyar liralık bir iş. Bunu da kazandırmaya gayret ediyoruz. Bütün amacımız, bütün gayretimiz elimizde olan imkanları ben kendi bakanlığımın uhdesinde tarımsal üretim için sefer oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Bakan Yumaklı, konuşmasının ardından kendisine takdim edilen hediyeleri kabul ettikten sonra beraberindeki protokol ile birlikte 28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nın açılışını yaptı.

















