İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında 95’inci duruşma
İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanık, 95’inci duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşma sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
‘ÖDEMELERİ DÜZENLİ ALAMADIM’
Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tutuksuz sanık iş insanı Binali Sarıtaş, “2023 yılında Ağaç A.Ş. tarafından yapılan ihaleye katıldım. En uygun teklifle ihale firmamın üzerinde kaldı. İhaleyi aldıktan sonra eksiksiz şekilde malzemeleri teslim ettim. Hak etmiş olduğum ödemeleri düzenli alamadım. Bunun üzerine Ümit Polat beni çağırarak hediye ve yardım kartları getirdiğim takdirde ödemelerimi alabileceğimi beyan etti. Ben de Boyner ve Şok kartlarını alarak Ümit Bey'e teslim ettim. Daha sonra Ağaç A.Ş. tarafından 2023 yılında bir ihale daha yapıldı ihaleyi kazandım. Bu ihaleden sonra da Ümit Polat beni çağırarak, Ali Sukas’ın ihale bedelinin yüzde 10'unu istediğini söyledi. Ben de bunun üzerine bunu yapamayacağımı zaten en uygun fiyatı vererek ihalenin bende kaldığını söyledim. Ödememi alabilmem için yüzde 10'unu Ali Sukas'a vermem gerektiğini söyledi. Bu dönemde ekonomik olarak zor durumdaydım. Yaptığım ve teslim ettiğim işlerin karşılığı olan alacaklarımı tahsil etmek ve ticari hayatımı devam ettirmek zorundaydım. Bu nedenle bu isteğini kabul ettim. Bu şekilde yaklaşık olarak 4.5 milyon TL gibi bir parayı hazırlayarak Ali Sukas'ın odasına götürüp teslim ettim” dedi.
‘HİÇ BİR KAMU GÖREVLİSİ ADINA ORHAN YILDIRIM’DAN PARA TALEP ETMEDİM’
Dilek İmamoğlu’nun yeğeni tutuksuz sanık Derya Dağdeviren, “Eşim Murat Dağdeviren ile birlikte Orhan Yıldırım tarafından gönderilen paraların teslimine ve rüşvet verilmesine aracılık ettiğim iddia edilmektedir. Hakkımda ileri sürülen iddiaların aksine herhangi bir kişiye nüfuz sağlama, ayrıcalık tanıma veya menfaat temin etme gibi bir durum söz konusu asla değildir. Hayatın olağan akışı içerisinde zaman zaman borç aldığımız, sonra bunları geri ödediğimiz olmuştur. Ancak bunların suç teşkil eden bir menfaat ilişkisi olarak değerlendirilmesini kabul etmiyorum. Hiçbir kamu görevlisi adına Orhan Yıldırım'dan para talep etmedim. Yıldırım ile herhangi bir ihalenin verilmesi, hakedişin ödenmesi veya bir kamu işlevinin gerçekleştirilmesi karşılığında para verilmesine ilişkin bir anlaşma yapmadım. Eşim de ihtiyacı olduğu için çalışmaya başladı. İddianamede Yıldırım tarafından 5 Mart 2020 ile 8 Haziran 2022 arasında hesabıma 26 farklı işlemde toplam 1 milyon 896 bin TL gönderildiği belirtilmektedir. Bu banka hareketlerini inkar etmiyorum ama eşime veya bana gönderdiği tutarların bir kısmı eşimin mesaisinin karşılığı. Bir kısmı ise eşimin şahsı için değil, şantiyelerdeki diğer işçilere verilmek veya sair giderler için kullanılmak üzere verilen ödenek biçimindedir. Eşimin ekonomik sorunları ve hesaplarıyla ilgili yaşadığı sıkıntılar nedeniyle kendisinin talebiyle bazı ödemelerin benim hesabıma gönderildiği olmuştur” dedi. Savcı, “2 yıl içerisinde hesabınıza 1 milyon 896 bin TL para gönderilmiş. gönderimleri neye ilişkin?” dedi. Dağdeviren “Eşimin geçmişteki şirketinden kaynaklı. Benim hesaplarımda bloke, icra olmaması nedeniyle tedbir olarak o dönem hesabıma gönderilmesini talep etmişti. Bundan dolayı gönderdi” dedi.





