Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her 6 kişiden biri infertilite ile karşılaşıyorDünya İnfertilite Farkındalık Ayı kapsamında başlatılan ‘Umut Bilimle Doğar’ farkındalık kampanyası çerçevesinde düzenlenen etkinlikte, alanında uzman hekimler infertiliteye ilişkin güncel gelişmeleri, doğru bilinen yanlışları ve tedavi süreçlerini değerlendirdi. Programda konuşan Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Vakfı (TFRM) Başkanı Prof. Dr. Gürkan Bozdağ, “Toplumdaki görülme sıklığı yaklaşık yüzde 15. Yani her 6-8 çiftten birinde infertiliteyle karşılaşıyoruz” dedi. Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği (TÜBİD) Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş ise son yıllarda tüp bebek tedavisinde başarı oranlarını artıran yeni uygulamaların öne çıktığını belirterek, “Özellikle kadınlarda yumurta sayısını ve kalitesini artırmaya yönelik bazı uygulamalar kullanılıyor” diye konuştu. Üreme Tıbbı ve Cerrahisi Derneği (ÜTCD) Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu da “Kadınlarda doğurganlık 30’lu yaşlardan sonra azalmaya başlıyor, 35 yaş sonrasında ise bu düşüş hızlanırken riskler de artıyor” ifadelerini kullandı.
‘Hava kirliliği üreme sağlığını olumsuz etkileyebilir’Hava kirliliği günümüzde en önemli çevresel sağlık sorunlarından biridir. Solunan havanın yalnızca akciğerleri ve kalbi değil, kadın ve erkek üreme sağlığını da etkilediğini belirten Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Işık Kaban, “Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, uzun süre kirli havaya maruz kalmanın çocuk sahibi olma şansını olumsuz etkileyebileceğini göstermektedir” diye konuştu.
'Jel ojelerin içeriğindeki bazı bileşenler üreme sağlığını tehlikeye atabilir'Son yıllarda popülerliği hızla artan jel ojeler kalıcılığı, parlak görünümü ve kullanım kolaylığı nedeniyle birçok kadın için vazgeçilmez hale geldi. Jel ojelerin kadınlarda kısırlığa neden olabilecek faktörler arasında gösterildiğini belirten Bahçeci Tüp Bebek doktorlarından Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Nur Dokuzeylül Güngör, “Jel ojelerin içeriğinde yer alan bazı bileşenler üreme sağlığını tehlikeye atabilecek etkiler göstermektedir. Jel ojenin içeriğinde esneklik ve dayanıklılık sağlamak için bulunan ftalatlar, endokrin sistemini bozmakla birlikte embriyonun gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Jel ojenin düzgün yayılmasını sağlayan toluen maddesi de adet döngüsünü bozabilecek etkiye sahiptir. Jel oje kullanımının doğrudan kısırlığa neden olduğunu kanıtlayan kesin bir bilimsel veri yoktur fakat özellikle güzellik uzmanları üzerinde yapılan çalışmalar günlük yüksek maruziyet yaşayan kişilerde adet düzensizlikleri, düşük yumurtalık rezervi ve erken menopoz bulguları gibi sonuçların daha sık ortaya çıktığını göstermektedir" dedi.
"D vitamini eksikliği üreme sağlığını olumsuz etkiliyor"Bağışıklık sistemine olumlu etkileri olan D vitamini; hipertansiyon, kalp hastalıkları, bazı kanserler ve otoimmün hastalıklara karşı koruyucu özellikleri ile de biliniyor. Kapalı mekanlarda zaman geçirme ve düzensiz beslenme alışkanlıkları sonucunda ortaya çıkan D vitamini eksikliğinin gençlerin ve yetişme çağındakilerin üreme sağlığını tehdit ettiğini belirten Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Çağcıl Yetim, konuya illişkin açıklamalarda bulundu.