Çin Cumhurbaşkanı Xi, Mısır’a ikinci devlet ziyaretini gerçekleştirecek
Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in Mısır'a gerçekleştirmeye hazırlandığı ikinci devlet ziyareti öncesinde, iki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağlar öne çıktı. Çin ve Mısır'ın kadim medeniyetleri arasındaki etkileşimin, iki ülke ilişkilerinin önemli unsurlarından biri olduğu belirtildi.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, 2016 yılında Mısır'a gerçekleştirdiği ilk devlet ziyareti öncesinde Mısır'da yayın yapan bir gazetede yayımlanan imzalı makalesinde "Mısır medeniyetinin doğduğu Nil'e hayran kaldım ve Mısır halkının bilgeliği ve gücünden çok etkilendim" ifadelerine yer vermişti. Xi, aradan geçen on yılın ardından Mısır'a ikinci devlet ziyaretini gerçekleştirmeye hazırlanıyor.
Xi, 2016 yılında gerçekleştirdiği Mısır ziyaretinde dünyanın en büyük açık hava müzelerinden biri olarak nitelendirilen, Nil'in kıyısına kurulmuş antik Luksor kentine gitti. Farklı kültürlere ve tarihe ilgisiyle bilinen Xi’nin, yurtdışı seyahatlerinde tarihi bölgeleri ziyaret etmeye özen gösterdiği kaydedildi. Bu çerçevede Xi, Meksika'nın Chichen Itza bölgesindeki antik Maya kalıntılarını, Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Akropolis Müzesi'ni ve Hindistan'ın Mahabalipuram bölgesindeki Anıtlar Grubu'nu ziyaret etti.
Xi, berrak bir Luksor gecesinde Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile antik kentin ana caddesi boyunca uzanan antik tapınağı gezdi. Yürüyüş sırasında iki kadim medeniyetin kendine has özellikleri hakkında görüş alışverişinde bulunan Xi ve Sisi’nin, medeniyetlerinin uzun bir geçmişe dayanan etkileşimlerini ve karşılıklı öğrenme süreçlerini de ele aldığı aktarıldı. 2.000 yılı aşkın bir süre önce Çin ve Mısır'ı birbirine bağlayan antik İpek Yolu üzerinden iki medeniyet, sadece porselen ve cam ürünleri değil, aynı zamanda bilgi ve fikir alışverişinde de bulundu.
Luksor'daki bu arkeolojik alanların, antik Mısır medeniyetinin yoğun bir yansıması olduğunu belirten Xi, bunların Mısır'ın tarih, kültür, toplum ve teknolojik gelişimini incelemek için zengin bir kaynak sunduğunu söyledi.
Luksor'a gezilerinde Xi'ye eşlik eden dönemin Mısır Eski Eserler Bakanı Memduh el-Damadi, Xi'nin antik Mısır medeniyetine büyük ilgi gösterdiğini, yaptığı yorumların derin bir tarihsel kavrayış ve stratejik vizyonu yansıttığını kaydetti. Aynı zamanda arkeolog olan el-Damadi, Xi'nin geniş bilgi birikiminden, açık görüşlülüğünden, kültüre verdiği büyük değerden ve öğrenmeye karşı sergilediği mütevazı tutumdan derinden etkilediğini belirtti.
Simgesel Luksor Tapınağı'nda Xi ve Sisi, 2016 Çin-Mısır Kültür Yılı'nın başlangıcını ortaklaşa ilan etti. Bu etkinlik, Çin'in bir Arap ülkesiyle ilk kez ortaklaşa Kültür Yılı düzenlemesi anlamına geliyordu. Böylelikle, ilerleyen yıllarda Çin ile Mısır ve Arap dünyasının daha büyük bölümü arasındaki kültürel etkileşimler için yeni bir sayfa açıldığı ifade edildi. Yıllar boyunca Xi, halklar arasındaki karşılıklı anlayış ve dostluğu derinleştirmek amacıyla Çin ile Mısır'ın kültürel etkileşimlerini daha da güçlendirmesi çağrısında bulundu. 1 Kasım 2025 tarihinde, antik eserlere ev sahipliği yapan sergi mekanlarından biri olarak kapılarını ziyaretçilere açan Büyük Mısır Müzesi’nin ülkenin antik mirasını koruma ve sergileme çabaları için önemli bir dönüm noktası olduğu kaydedildi.
Müzenin açılış törenine özel temsilcisini gönderen Xi, Sisi'ye de bu vesileyle kutlama mesajı iletti. Xi mesajında, müzenin Mısır'ın kültürel tarihinde derin bir iz bırakacağına ve antik Mısır medeniyetinin mirasını korumada önemli bir rol oynayacağına duyduğu inancı dile getirdi. Çin çalışmaları alanında uzmanlaşmış Mısırlı akademisyen Muhsin Ferjani, "Cumhurbaşkanı Xi'nin kutlama mesajı samimi dostluğu dile getirirken, iki büyük kadim medeniyet olan Mısır ve Çin arasındaki yakın ilişkileri ortaya koymuştur" dedi.
Xi mesajında, Shanghai Müzesi'nde antik Mısır medeniyetine odaklanan büyük sergi de dahil olmak üzere, son yıllarda iki ülke arasındaki canlı ve kapsamlı kültürel etkileşimlere de dikkat çekti.
Temmuz 2024 ile Ağustos 2025 arasında gerçekleşen ve 13 ay süren bu serginin Asya'da bugüne kadar düzenlenen en büyük ve en kapsamlı yurtdışı antik Mısır eserleri sergisi olduğu kaydedildi. Biletleri kısa sürede tükenen sergi, bir müzede düzenlenen ücretli özel sergiler arasında küresel katılım rekoru kırarak 2,77 milyon ziyaretçi çektiği bildirildi.
Mısır, 1958 yılında Arap ve Afrika ülkeleri arasında Çin dili eğitimini başlatan ilk ülkelerden biri oldu. Mısır, Çin dili eğitimini kapsamlı bir yol haritası izleyerek okulların ilk ve orta derecelerinden doktora programlarına kadar eğitim sisteminin tamamına entegre etti. Kültürel mirasın korunmasını uzun süredir savunan Xi’nin, Kahire'nin güneyinde yer alan Sakkara'daki piramitlerin gizemlerini çözmeye yönelik çalışmalar da dahil olmak üzere, Çin-Mısır ortak arkeoloji projelerinin ilerleyişini yakından takip ettiği kaydedildi.
İki ülke ilk ortak arkeoloji görevini, 2018 yılında Luksor'un Karnak Tapınağı bölgesinde yer alan 3.000 yıllık Montu Tapınağı kompleksinde başlatmıştı. Ocak ayında bu görev kapsamında daha önce bilinmeyen kutsal bir göl ve çok sayıda eserin keşfedildiği duyurularak, antik Mısır'ın ritüel yaşamına dair yeni ipuçları paylaşıldı.
Mısır Eski Eserler Yüksek Konseyi Eski Eserler Sektörü Başkanı Muhammed Abdulbadi, söz konusu bulguların ‘kültür ve tarihin ortak diline’ canlı kanıt sunan modern bir uluslararası iş birliği modeli ortaya koyduğunu söyledi.
İki tarafın çabaları sayesinde, keşfedilen eserlerin birçoğu Shanghai Müzesi'ndeki sergide ziyarete açıldı. Peking Üniversitesi'nde profesör olarak görev yapan ve serginin küratörlerinden biri olan Yan Haiying, sergiyle birlikte arkeolojinin medeniyetler arası etkileşimleri ve karşılıklı öğrenmeyi nasıl teşvik edebileceğinin gözler önüne serildiğini ifade etti.
MEDENİYETLER DİYALOĞU MODELİ
Xi'ye göre, farklı medeniyetlerle etkileşim kurmak gökyüzünden daha geniş bir zihin yapısı gerektiriyor. Xi, 2014 yılında UNESCO'nun Paris'teki genel merkezinde yaptığı konuşmada, "Farklı medeniyetleri birbirine saygı duymaya ve uyum içinde yaşamaya teşvik etmeliyiz. Medeniyetler arası etkileşimleri ve karşılıklı öğrenmeyi dünya halkları arasında dostluğu teşvik eden bir köprüye, insanlığa yön veren bir lokomotife ve dünya barışının temelini sağlamlaştıran bir bağa dönüştürmeliyiz" dedi.
Xi'nin bu görüşleri, 2016 yılında yayımladığı imzalı makalesinde de kendine yer bulmuştu. Xi söz konusu makalede, Çin medeniyeti ve Arap-İslam medeniyetinin, kendilerine has özellikleriyle dünyanın önde gelen medeniyetleri olduğunu ifade etmişti. Xi, "Birbirimize değer veriyor ve birbirimizden yeni şeyler öğreniyoruz. Karşılıklı saygı ve alçakgönüllülüğe dayanan bu tür bir karşılıklı öğrenme, farklı medeniyetler arasındaki etkileşime harika bir örnek teşkil ediyor" ifadelerini kullanmıştı.
Xi, 2023 yılında farklı ülke halklarını birbirine yaklaştırmayı ve medeniyetler arasındaki kapsayıcılık ile karşılıklı öğrenmeyi teşvik etmeyi amaçlayan Küresel Medeniyet İnisiyatifi'ni önerdi. Bu inisiyatif, Arap dünyasında ve ötesinde geniş kabul gördü. Çin ve Mısır’ın son yıllarda ivme kazanan ilişkileri, farklı medeniyetlerin kendilerine has kimliklerini korurken nasıl bir arada var olabileceğinin ve iş birliği yapabileceğinin somut bir örnek niteliğinde olduğu bildirildi.
Mısır'ın El-Ehram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Uluslararası İlişkiler Birimi Başkanı Ahmed Kandil, iki ülkenin günümüzde başta küresel yönetişim reformu, çok kutuplu dünya düzenine destek, farklı kalkınma yollarına saygı ve egemen devletlerin içişlerine karışmama ilkesi olmak üzere uluslararası meselelerde kapsamlı bir stratejik yakınlık yaşadığına dikkat çekti.
Bu yılın mayıs ayında Xi ve Sisi, ikili ilişkilerin 70. yıldönümü vesilesiyle birbirlerine tebrik mesajı gönderdi. Xi mesajında, Çin ve Mısır'ın tarihten bilgelik ve güç almaları, barışı gözetme, kalkınmayı teşvik etme, iş birliğini ilerletme ve adaleti savunma yönündeki ortak misyonlarını benimsemeleri ve insanlık için ortak geleceğe sahip topluluk inşasına güçlü bir ivme kazandırmaları gerektiğini ifade etti.
Mısır'ın eski Başbakanı İsam Şeref, Küresel Medeniyet İnisiyatifi'nin, Çin'in önerdiği diğer küresel kamu yararı projeleriyle birlikte günümüzün zorluklarına yanıt verdiğini söyledi. Şeref bu inisiyatifin, Xi'nin ‘gerçek bir düşünür’ kimliğiyle küresel tabloya ve insanlığın geleceğine ilişkin derin kavrayışını ortaya koyduğunu söyledi.
Xi Jinping'in yaklaşan Mısır ziyaretiyle birlikte iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerin daha da güçlendirilmesi bekleniyor. (xinhua)









