Geri Dön
PolitikaKurtulmuş: İnşallah bu memlekette silahları gömeceğiz

Kurtulmuş: İnşallah bu memlekette silahları gömeceğiz

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Amacımız bir daha hiç kimsenin eline silah almayı düşünmediği, bir daha hiç kimsenin kardeş kavgasını körüklemeyi aklının ucundan bile geçiremediği, barışın, kardeşliğin ve ilanihaye devam eden dostluğun kurulduğu bir Türkiye'yi tesis etmektir. Biz inşallah bu memlekette silahları gömeceğiz ve ilanihaye bu topraklarda 'kardeşlik', 'birlik ve beraberlik' sözünden başka hiçbir söz hakim olmayacaktır" dedi.

Kurtulmuş: İnşallah bu memlekette silahları gömeceğiz

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu'nda rektörler ile iftar programında bir araya geldi. Kurtulmuş, altyapısı tamamlanmış bir yükseköğretim kurumuna sahip olunduğunu belirterek, "Ancak bu durum sorunlarımızın bittiği anlamına gelmiyor. Yeni ve güçlü hedefler koyarak bir üst sınıfa çıkmak mecburiyetindeyiz. Ben burada 3 tane önemli noktanın altını çizmek istiyorum. Bunlardan birisi yükseköğrenimdeki uluslararasılaşma meselesidir. Bu mesele üzerinde özellikle durmamız gereken hususlardan birisidir. Sadece misafir öğrencilerimizi, yeryüzünün farklı yerlerinden gelen gençlerimize ev sahibi yapıp onlara burada eğitim vermek değil, aynı zamanda Türk Yükseköğrenim Sistemi'nin dünyanın birçok üniversitesinin saygın bölümlerinde öğretim üyesi görevini üstlenebilecek, araştırma ve faaliyetlere katılabilecek yetkinlikte yetiştirilmesi gerekiyor. Bizim güçlü üniversitelerimiz ile yabancı üniversiteler arasında işbirliğinin artırılmasıyla ürettiğimiz bilimsel verinin yalnızca ülkemizle sınırlı değil, tüm dünyanın ortak çabası haline dönüştürmemiz lazım. Ayrıca yükseköğrenim kurumlarımızın standartlarının yükseltilmesi önümüzdeki dönemin bir başka ödevidir. Sayı olarak fevkalade yeterli bir noktadayız ama eğitim alanında önümüzdeki yıllarda ciddi değişimler yaşanacağını biliyoruz. Bunun en önemli sebeplerinden birisi de yükseköğrenim kurumlarındaki öğrenci sayılarındaki muhtemel düşüşlerdir. Ülkemizdeki nüfus artış hızının azalması ve bir müddet sonra da nüfusun azalmaya başlanmasıyla birlikte doğal olarak öğrenci sayılarında azalma olacak. Dolayısıyla biz burada hem çok sayıda öğrenciyi okutmak hem de dünya ile rekabet edebilecek nitelikli öğrencinin yetiştirilebilmesi için üniversitelerimizin standartlarını çok güçlü bir şekilde ileriye taşımak mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE OLARAK BİLİMDE VE KÜLTÜRDE TAKLİTÇİLİK DÖNEMİNİ GERİDE BIRAKTIK'

Türkiye yükseköğreniminin Orta Asya, Türk Dünyası ve Afrika sahalarında sürdürdüğü eğitim faaliyetlerini daha nitelikli, güçlü ve kurumsal hale getirilmesi gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, "Önümüzdeki dönemde dünyada çok büyük değişiklikler yaşanacak. Bunu sadece siyasi olarak söylemiyorum; eğitim, kültür ve teknoloji alanında da çok büyük değişimler yaşanacak. Bu değişimlerin içerisinde ayakta kalabilen ve dünyada öncü olabilen ülkeler ise bilimi, kültürü üretebilen ülkeler olacak. Türkiye olarak bilimde ve kültürde taklitçilik dönemini geride bıraktık ancak teknoloji alanında da taklit edilen bir ülke grubuna çıkma mecburiyetimiz vardır. Bunun yolu da hiç şüphesiz yükseköğrenim kurumlarımızın niteliklerini arttırılmasından geçiyorum. Ayrıca şunun da altına çizmek isterim ki; eğitim kurumlarımızın özellikle üniversitelerimizin artık istihdam eksenli bir anlayışla yapılanması da zorunludur. Diploma veren ve insanlara sadece unvanlarını veren kurumlar değil, insanların elini iş tutmasını sağlayacak, beceri kazandıracak yerler haline dönmesi şarttır. Aynı şekilde üniversitelerimizin toplumla olan ilişkilerini de mutlaka çok daha güçlü hale getirmek durumundayız" diye konuştu. Kurtulmuş ayrıca eğitim süresi ile eğitim kalitesi arasındaki konunun da yeniden tartışılması gerektiğini ekledi.

'BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİ'NİN NEW YORK'TAKİ BİR KAFEDEN FARKI KALMAMIŞTIR'

Kurtulmuş, dünyanın yeni bir döneme doğru hızla ilerlediğini ve mevcut küresel sistemin yıkılmaya başladığını söyledi. Kurtulmuş, "Bu çerçevede özellikle dünya sisteminin önce kurumları yıkılmış, arkasından kuralları yerle bir olmuş ve şimdiden üçüncü aşamasına geçilmiş; uluslararası ilişkilerde kullanılan neredeyse bütün terminoloji yok olmuştur. İran'a saldırı oluyor, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplanıyor. (BMKG) Ancak toplandı mı toplanmadı mı kimsenin umurunda bile değil çünkü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin, New York'taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır. Kuralları yerle bir oluyor, terminoloji ortadan kalkıyor. 'Kural bazlı uluslararası sistem' diye yıllardır konuşulan sistem, kuralın değil gücü olanın istediği şekilde yönlendirdiği bir arena haline geliyor. Bu çerçevede uluslararası sistem için bunu söylemek hoşuma gitmiyor ama daha rahat bir şekilde ifade etmek istiyorum. 'Şu anda dünya sistemini nasıl tanımlarız' dersek herhalde dünya sisteminin içinden geçmekte olduğu süreci orman kanunlarının geçerli olduğu bir dönem olarak tanımlamak mümkündür. Dünya böyle bir kötü döneme asırlar boyunca gelmemiştir. Bu süreçte öyle görünüyor ki iyiye doğru gitmeyecek" değerlendirmesinde bulundu.

'GÜCÜ ELİNDE BULUNDURANIN EZİP GEÇTİĞİ BİR DÜNYA KABUL EDİLEMEZ'

Kuralsız bir uluslararası sistemde Türkiye'nin güçlü olması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, dünyanın yeni bir yapılanma içerisinde olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, "Eskiden vekil örgütlerden bahsederdik, şimdi ise vekil devletler üzerinden dünyada siyaset yapılandırılmaya çalışılıyor. İsim vermeyeceğim ama kendisini çok büyük zannettiğimiz bir ülkenin, Orta Doğu'ndaki küçük bir ülkenin vekili haline geldiği de maalesef kimsenin gözünden kaçmıyor. Böyle bir dünya olmaz. Bu dünya bu kadar kuralsızlıkla, gücü elinde bulunduranın insanları ezip geçtiği bir dünya kabul edilemez. Dünyanın her yerinde de bu gidişata karşı vicdan ve insaf sahiplerinin sesi Allah'a şükür yükselmeye başlıyor" dedi.

'TÜRKİYE'YE KARŞI HESAPLAR OLDUĞUNU BİLİYORUZ'

Kurtulmuş, ayrıca İsrail'in vaadedilmiş topraklar ile ilgili planları olduğundan bahsederek, şöyle devam etti:

"Uyanık olmak için söylüyorum; bu bölgenin en güçlü ülkesi, istikrarın, güvenin teminatı olarak görülen Türkiye'ye karşı da hesaplar olduğunu hepimiz biliyoruz. Allah'a çok şükür Türkiye hem bu krizin başından itibariyle hem de diğer bölgesel krizlerin hepsinde hem masanın açık tutulmasını, diplomasinin hiçbir şekilde kapatılmamasını ve mutlaka müzakereyle işlerin çözülmesini bütün taraflara telkin etmiştir. Hatta bu son savaş başlamadan evvel de bütün ilgili taraflarla bu görüşmeler yapılmış. Ne yazık ki masada müzakereler devam ederken Netanyahu hükümetinin zorlamasıyla Amerika'da savaşın içine sokulmuştur. Biz ne olursa olsun bu bölgede savaş, istikrarsızlık, bölünme ve bölgenin parçalanmasını, halklar arasına düşmanlık sokulmasını istemiyoruz. Onun için önce Türkiye olarak diyoruz ki, biz eğer bu coğrafyada sağlam bir şekilde ayaklarımızı yere basarsak ülkemiz sadece kendisinin teminatı değil, bütün bölge halklarının da teminatı olur."

'RAPORDA TEKLİF EDİLEN YASALARIN ÇIKARILMASİ İÇİN YÜCE MECLİS ÇALIŞACAKTIR'

Türkiye'nin terör meselesinden kurtarılması için kararlı bir süreç yürüttüklerini anlatan Kurtulmuş, 'Terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun yaptığı çalışmaları hatırlattı. Komisyon raporu hakkında konuşan Kurtulmuş, "Komisyon raporunda da ifade ettiğimiz ve kritik olarak tanınmadığımız gibi, örgütün silahları bırakması ve tamamıyla kendisini feshetmesinin devletin güvenlik birimleriyle tespit ve tesciliyle beraber raporda teklif edilen yasaların çıkarılması için Yüce Meclisimiz çalışmalarını söndürecektir. Amacımız bir daha hiç kimsenin eline silah almayı düşünmediği, bir daha hiç kimsenin kardeş kavgasını körüklemeyi aklının ucundan bile geçiremediği, barışın, kardeşliğin ve ilanihaye devam eden dostluğun kurulduğu bir Türkiye'yi tesis etmektir. Biz inşallah bu memlekette silahları gömeceğiz ve ilanihaye bu topraklarda 'kardeşlik', 'birlik ve beraberlik' sözünden başka hiçbir söz hakim olmayacaktır" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş ayrıca 'Terörsüz Türkiye' sürecine rektörlerden destek istedi.