'Mekke Anlaşması' teklifi TBMM'de
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında, savunma ve güvenlik alanlarındaki iş birliğini güçlendirmek amacıyla imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) sunuldu.

7 Ağustos 2026’da Mekke’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz Al Suud tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Anlaşmanın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi Dışişleri Komisyonu'na sevk edilecek. Anlaşma, tarafların egemenliklerinin, toprak bütünlüklerinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının korunmasını, savunma alanındaki iş birliğinin geliştirilmesini ve bölgesel ve uluslararası güvenliğin güçlendirilmesini amaçlıyor. NATO’nun 5’inci maddesinde olduğu gibi taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının bütün taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edilmesi maddesi anlaşmanın en dikkat çekici maddesi olarak öne çıkıyor. Buna göre, taraflardan birinin başka bir ülke veya ülke grubu tarafından silahlı saldırıya ya da askeri saldırganlığa uğraması halinde diğer tarafların, sağlayabilecekleri karşılıklı yardım imkanlarını kullanarak saldırıya uğrayan tarafa yardım etmesi öngörülüyor. Anlaşmada, sağlanacak desteğin kapsamı ve niteliğinin, ihtiyaç duyulan yardımın değerlendirilmesinin ardından belirleneceği ifade ediliyor. Tarafların, askeri imkan ve kabiliyetler de dahil olmak üzere mevcut imkanları çerçevesinde iş birliği yapması ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51’inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkının kullanılmasını teminen gerekli desteği sağlaması öngörülüyor.
SAVUNMA SANAYİ VE ASKERİ İŞ BİRLİĞİ
Anlaşma, 3 ülke arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin yanı sıra savunma sanayii alanında ortak projelerin geliştirilmesini de kapsıyor. Bu çerçevede tarafların savunma sanayisi kuruluşları arasında teknoloji paylaşımını, ortak teknoloji geliştirilmesini ve ortak üretimi desteklemesi kararlaştırılıyor.
Savunma alanında ortak üretimin teşvik edilmesi, uzmanlık gerektiren teknolojilerde ortak araştırma ve geliştirme projelerinin yürütülmesi, savunma inovasyonunun desteklenmesi ve askeri sanayi alanında insan kaynağının yetiştirilmesi anlaşmada öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Tarafların ayrıca savunma araştırma ve geliştirme faaliyetleri ile inovasyon alanlarında uzmanlık ve edinilen tecrübeleri paylaşması hedefleniyor. Askeri iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla savunma kurumları arasında karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatların düzenlenmesi de öngörülüyor. Bu faaliyetlerle tarafların silahlı kuvvetleri arasındaki birlikte çalışabilirliğin artırılması amaçlanıyor.
TERÖRLE MÜCADELE VE İSTİHBARAT PAYLAŞIMI
Anlaşmada, bölgesel ve uluslararası istikrarı ve güvenliği olumsuz etkileyen terörizmin tüm çeşit ve tezahürleriyle mücadelede mevcut iş birliğinin ve ortak çabaların operasyonel düzeyde de güçlendirilmesi hükme bağlanıyor. Tarafların uluslararası güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunması, hayati çıkarlarını ve ulusal güvenliklerini korumak amacıyla ortak değerlendirmeler temelinde bireysel ve müşterek tedbirler geliştirmesi de anlaşmanın kapsamına giriyor. İstihbarat alanındaki iş birliğinin derinleştirilmesi amacıyla tarafların, bilgi güvenliği ve gizlilik ilkelerine riayet ederek karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunması öngörülüyor. Anlaşma kapsamında, barışta, savaşta ve diğer olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer teçhizat dahil olmak üzere lojistik destek sağlanması da düzenleniyor.
STRATEJİK SİYASİ VE SAVUNMA KOMİTESİ KURULACAK
Anlaşmanın uygulanmasına stratejik yön vermek ve taraflar arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğini geliştirmek amacıyla Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulması öngörülüyor. Dışişleri bakanları, savunma bakanları ve genelkurmay başkanlarından oluşacak komitenin yılda 2 kez toplanması, liderlerin ise gerekli görülmesi halinde yılda bir kez bir araya gelmesi öngörülüyor. Komitenin, anlaşmanın uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek engelleri ele alması ve gerektiğinde alt komiteler oluşturabilmesi de düzenlemede yer alıyor. Komiteye hizmet vermek üzere Suudi Arabistan’da bir sekretarya kurulması planlanıyor. Sekretaryaya, çekirdek taraflar arasında dönüşümlü olarak 3 yıllığına görevlendirilecek bir genel sekreter başkanlık edecek. İlk genel sekreterin Pakistan vatandaşı olması öngörülüyor. Anlaşmada, tarafların oydaşmasıyla diğer ülkelerin de anlaşmaya katılımına ilişkin usul ve esasların belirlenebileceği hükmü bulunuyor.
SÜRESİZ YÜRÜRLÜKTE KALACAK
Anlaşmaya göre taraflar, yürürlük için gerekli ulusal onay süreçlerini tamamlayacak. Düzenleme, son onay belgesinin komite sekretaryasına tevdi edildiği tarihte yürürlüğe girecek. Süresiz olarak yürürlükte kalması öngörülen anlaşma kapsamında taraflardan herhangi biri, yürürlüğe giriş tarihinden itibaren 10 yıl geçmesinin ardından, diğer taraflara en az 3 ay önceden diplomatik kanallarla yazılı bildirimde bulunarak anlaşmadan çekilebilecek. Anlaşmanın sona ermesi veya taraflardan birinin çekilmesi, önceden mutabık kalınmış ve devam etmekte olan faaliyet ve projeleri etkilemeyecek. Gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin korunmasına ilişkin yükümlülükler ise anlaşmanın sona ermesinden sonra da devam edecek. Anlaşmada ayrıca tarafların, uluslararası konularda ortak tutum sergilemek amacıyla bölgesel ve uluslararası kuruluşlardaki iş birliğini güçlendirmesi ve savunma alanındaki mevcut iş birliği mekanizmalarını geliştirmesi hedefleniyor.





