İstanbul Aydın Üniversitesi’nde 8’inci Çocuk Araştırmaları Kongresi başladı
Türkiye genelinden öğrencilerin hazırladığı bilimsel çalışmaların sunulduğu 8’inci Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi (UÇAK), 7- 9 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Aydın Üniversitesi’nde gerçekleştiriliyor. Kongrenin, öğrencilerin bilimsel düşünme, araştırma ve sunum becerilerini geliştirmelerine katkı sağlaması hedefleniyor.
İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi ev sahipliğinde, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı iş birliğiyle düzenlenen kongrenin açılışına İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Hakkı Aydın, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ve Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı Başkan Yardımcısı Elif Aydın ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Bu yıl kongreye 47 ilden 843 bilimsel çalışma başvurusu yapılırken, 786 öğretmenin danışmanlığında 2.017 öğrenci araştırma süreçlerinde aktif rol aldı. Alanında uzman 87 kişilik bilim kurulu tarafından çift kör hakemlik yöntemiyle değerlendirilen çalışmalar arasından seçilen 540 bildiri, üç gün boyunca 60 bilimsel oturumda öğrenciler tarafından sunulacak.
Kongrede sunulan araştırmaların yaklaşık yüzde 41’inin STEM ve teknoloji alanlarında yoğunlaştığı, bu çalışmalar içerisinde yapay zeka ve dijital teknolojilerin öne çıktığı belirtildi. Eğitim, çevre, psikoloji ve değerler eğitimi gibi alanlardaki çalışmalar ise öğrencilerin sosyal konulara duyarlılığını ortaya koyuyor.
Bildirilerde tarama, deneysel ve nitel araştırma yöntemlerinin kullanılması dikkat çekerken, özellikle deneysel çalışmaların öğrencilerin neden-sonuç ilişkisi kurma ve veri temelli düşünme becerilerini geliştirdiği ifade edildi. Tasarım ve geliştirme odaklı projeler de öğrencilerin çözüm üreten yaklaşımını destekliyor.
‘BU BİLİMSEL ÇALIŞMANIN HER ZAMAN DEVAM ETMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM’
İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Rektörü, Prof. Dr. İbrahim Hakkı Aydın konuşmasında, “İstanbul Aydın Üniversitesi adına sizleri saygıyla selamlıyorum. Görünüşte küçük gibi olsa da aslında geleceğe dair çok büyük anlamlar taşıyan bu toplantıda, bizleri yalnız bırakmayan; ülkemizin her tarafından gelerek katkı sunan tüm velilerimize, sevgili öğrencilerimize ve kıymetli misafirlerimize hoş geldiniz diyor; üniversitemizde sizleri ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Hoş geldiniz, iyi ki varsınız. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi; birinci sınıftan on ikinci sınıfa kadar tüm öğrencilerin bilimsel araştırma becerilerini geliştirdiği, ilgi ve merak alanlarına dayalı bilimsel çalışmalarının sergilendiği ve akademik ölçütler çerçevesinde değerlendirildiği bir platformdur. Biraz önce hocamızın da ifade ettiği gibi, yaklaşık 850 başvurudan 540’ına sunum imkânı verilmiştir. Yanlış hatırlamıyorsam bu sayı bu şekilde ifade edildi. Umarım bundan sonraki toplantılarda tüm çalışmaların dinlenmesine ve değerlendirilmesine imkan bulabiliriz. Bu anlamda 2012 yılından beri devam eden ve uzun soluklu şekilde sürmesini arzu ettiğimiz bu bilimsel çalışmanın her zaman devam etmesini temenni ediyorum” dedi.
İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, “Görüyoruz ki bugün 8’incisi düzenlenen Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi, çocuğa verilen değerin ve kıymetin önemli bir yansımasıdır. İnşallah önümüzdeki yıllarda bu kongre, uluslararası bir nitelik kazanarak yoluna devam edecektir. Sekiz yıl gibi bir süredir bu çalışmanın içinde olmak gerçekten çok anlamlıdır ve bu sürecin paydaşı olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Bir ilahiyat hocasının çok güzel bir tanımı vardır. Diyor ki: “Her çocuk gönderilen bir ayet gibidir; onu okumalı, dinlemeli, anlamalı ve onun hikmetine varmalıyız.” Eğitim pedagojisinde de “her çocuk özeldir” anlayışı vardır. Bu nedenle her birey için bireyselleştirilmiş, kişiselleştirilmiş eğitim metotları büyük önem taşır. Biz de araştıran, soran, sorgulayan, geliştiren ve en önemlisi çocuğun içindeki merak ve ilgiyi uyandıran bir program uyguluyoruz. Açık uçlu sorularla çocukları düşünmeye teşvik ediyor, onların ifade becerilerini geliştirmeye çalışıyoruz. Dijital çağda kısa ifadeler ve emojilerle kendini anlatmaya alışan çocukları, yazılı ve anlamlı cümleler kurmaya yönlendirmek bu sürecin en değerli kısmıdır” ifadelerini kullandı.
‘BİLİMSEL ARAŞTIRMA SÜRECİNİ ÜLKEMİZİN 840 FARKLI NOKTASINDA DENEYİMLEDİLER’
İAÜ Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kurnaz da, “Bugün, geleceğin aydınlarını ülkemizin en aydın üniversitesinde ağırlamış olmanın onurunu, gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bundan 14 yıl önce, herkes çocukları araştırırken biz, çocukların araştırma yaparak sunum gerçekleştirebileceğini ortaya koyarak çıktığımız bu yolculuğun bugün sekizincisini gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık iki ay önce, 11 Mart 2026 günü, “Başlıyoruz” diye seslendiğimizde ülkemizin 143 ilçesinden 850 genç araştırmacı “Buradayız” diyerek bize ses verdi. Yaklaşık 20 günlük süreç içerisinde bu öğrenciler, araştırmalarını sınıflarında ve okullarında sunarak bilimsel araştırma sürecini ülkemizin 840 farklı noktasında deneyimlediler. Bu süreçte yaklaşık 75 hakemimiz, her bir bildiriyi iki kişi değerlendirecek şekilde toplam 1960 kez hakemlik yaparak bildirileri değerlendirdi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, elimizdeki kontenjanlar çerçevesinde 840 bildiri arasından 540’ını bugün burada ağırlama fırsatı bulduk. Aslında tüm bildiriler çok güzeldi. Bizim bildiri değerlendirme panelimizde “reddedildi” diye bir buton yoktur. ‘Kabul edildi ancak kontenjan nedeniyle burada yer verilemedi’ şeklinde bir yaklaşımımız vardır. Çünkü 850 bildirinin tamamı da gerçekten çok kıymetliydi” dedi.
‘ÇOCUKLARIMIZIN KALPLERİNDE BİLİME KARŞI BİR HEYECAN UYANDIRABİLDİYSEK NE MUTLU BİZLERE’
Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aysel Ergül Keskin ise, “İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi olarak bu kongreyi çocuklarımızın bilgi üretebilen, sorgulayabilen, eleştirel düşünebilen ve çözüm geliştirebilen bireyler olarak yetişmelerine katkı sunan kıymetli bir akademik buluşma olarak değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda kongremizin amacı, çocuklarımızın merakını bilime, hayallerini ise geleceğe dönüştürebilmelerine katkı sunmaktır. Zira inanıyoruz ki geleceği değiştirecek en büyük güç, araştıran çocukların zihninde filizlenmektedir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin bilimsel üretim süreçleriyle erken yaşta buluşması, geleceğin akademik ve toplumsal birikimini şekillendiren çok kıymetli bir eğitim anlayışıdır. Üç gün boyunca sunulacak çalışmalar, çocuklarımızın öğrenen, düşünen, üreten ve insanlığa umut veren bireyler olarak yetiştiğini ortaya koymaktadır. Özellikle sanat, çevre, matematik, sosyal bilimler, yapay zekâ ve STEM alanlarında ortaya konulan çalışmalar, ülkemizin bilimsel geleceği adına hepimizi umutlandırmaktadır. Dolayısıyla 8. Ulusal Çocuk Araştırmaları Kongresi’nde, çocuklarımızın kalplerinde bilime karşı bir heyecan uyandırabildiysek, gözlerinde araştırmanın ışığını görebildiysek ve iyilik üretmenin değerini hissettirebildiysek ne mutlu bizlere” dedi.