Bakan Yumaklı: Üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 13'ü hasat sonrası süreçlerde yok olmaktadır
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sıfır Atık Forumu kapsamında gerçekleştirilecek Hasat Sonrası Kayıpların Azaltılması Gıda Tedarik Zincirinde Verimliliğin Artırılması temalı Yüksek Düzeyli Tarım Bakanları Paneli'ne katıldı. Panelde konuşan Bakan Yumaklı, "Küresel ölçekte üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 13'ü hasat sonrası süreçlerde yok olmaktadır. Yine üretilen gıdanın yüzde 19'u ise evlerde, restoranlarda, satış noktalarında, marketlerde ve toplu tüketim alanlarında maalesef israf edilmektedir. Sonuç olarak diyoruz ki üretilen gıdanın üçte biri maalesef daha sofralarımıza ulaşmadan yok olmaktadır" dedi.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sıfır Atık Forumu'nun ikinci gününde Hasat Sonrası Kayıpların Azaltılması- Gıda Tedarik Zincirinde Verimliliğin Artırılması temalı Yüksek Düzeyli Tarım Bakanları Paneli'ne katıldı. Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirilen panele Bakan İbrahim Yumaklın'nın yanı sıra 34 ülkeden bakan ve bakan yardımcıları katıldı.
'2050 YILINA KADAR DÜNYA NÜFUSUNUN 10 MİLYARA YAKLAŞMASI ÖNGÖRÜLMEKTEDİR'
Programda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bugün burada bir araya gelişimiz yalnızca çevreye duyarlılığın değil, insanlığın ortak vicdanının da bir yansımasıdır. Çünkü sıfır atık, aslında yaşamı ve insanlığı koruma iradesidir, aynı zamanda da bir medeniyet anlayışıdır. Tüm platformlarda ifade ettiğimiz üzere, bizim kültürümüzde ve inancımızda israf hiçbir zaman için hoş karşılanmamıştır. Bu anlayışı bizler bugün tüm politikalarımızda, eğitim projelerimizde, gıda sanayimizde ve su yönetimimizde hakim kılmaya gayret ediyoruz. Tarladan sofraya kadar bütün zincirde kayıpları azaltan, döngüsel ekonomiyi destekleyen bir sistemi hep birlikte inşa etmeye gayret ediyoruz. Bu süreçte hem özel sektörümüz hem yerel yönetimlerimiz hem sivil toplum kuruluşlarımız ve vatandaşlarımız aynı hedef doğrultusunda ortak sorumluluk üstlenmektedir. Saygıdeğer bakanlar, Birleşmiş Milletler'in 31. İklim Zirvesi olan COP31, malumunuz bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleşecek. Sıfır Atık Kurulu bünyesinde düzenleyeceğimiz yüksek düzeyli ve eylem odaklı toplantılar, COP31 hedefleriyle uyumlu bir şekilde döngüsel ekonomi ve sıfır atık kültürünü toplumun her kesiminde yaygınlaştırma kararlılığımızın somut bir göstergesidir. Bugünkü panelimizde ise gündemimizi acil kılan çok yalın ama son derece de çarpıcı bir gerçek bulunmaktadır. 2050 yılına kadar dünya nüfusunun 10 milyara yaklaşması öngörülmektedir. Bu durum; daha fazla gıdaya, daha güçlü üretim sistemlerine ve kaynaklarımızı daha dikkatli kullanmaya ihtiyaç duyacağımız anlamına gelir. Ancak burada kendimize temel bir soru sormamız gerekir. O da; dünyada her yıl milyarlarca ton gıda üretilirken, neden hala milyonlarca insan açlıkla karşı karşıya?" ifadelerini kullandı.
'GIDAYI ÜRETMEK KADAR GIDAYI KORUMAK DA ÖNEMLİDİR'
Bakan Yumaklı, "Gazze başta olmak üzere kriz bölgelerinde yaşananlar, gıdaya erişimin ne kadar hayati bir konu olduğunu bizlere tekrar tekrar göstermektedir. Bu nedenle de diyoruz ki; gıdayı üretmek kadar gıdayı korumak da önemlidir. Küresel ölçekte üretilen gıdanın yaklaşık yüzde 13'ü hasat sonrası süreçlerde yok olmaktadır. Yine üretilen gıdanın yüzde 19'u ise evlerde, restoranlarda, satış noktalarında, marketlerde ve toplu tüketim alanlarında maalesef israf edilmektedir. Sonuç olarak diyoruz ki üretilen gıdanın üçte biri maalesef daha sofralarımıza ulaşmadan yok olmaktadır. Gıda kaybı ve israfı ile ilgili yapılan hesaplamalarda ve öngörülerde, küresel ekonomiye verdiği zarar 1 trilyon dolar olarak hesaplanmaktadır. Aynı zamanda küresel sera gazı emisyonlarının da yüzde 8 ila 10'unu oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu mesele sadece bir ekonomik konu değil, aynı zamanda çevresel, sosyal ve ahlaki unsurlar taşımaktadır. Bir yanda milyonlarca insan açlıkla mücadele ederken, diğer yandan her gün tonlarca gıdanın zayi olmasını kabul edemeyiz" şeklinde konuştu.
'GIDAYI KORUMAK, İNSAN ONURUNU VE GELECEK NESİLLERİ KORUMAKTIR'
Bakan İbrahim Yumaklı, "Daha fazla üretmek yetmez. Mevcut üretimi korumamız gerekir. Uygun koşullarda depolamamız gerekir. Güvenli bir şekilde taşımak ve etkin bir şekilde pazarlara ve nihai olarak da bunları tüketecek olan insanlara ulaştırmak gerekir. Bugün İstanbul'dan vereceğimiz güçlü mesajlar şunlardır: Gıdayı korumak, emeği korumaktır. Gıdayı korumak, suyu ve toprağı korumaktır. Gıdayı korumak, iklimi korumaktır ve en önemlisi insan onurunu ve gelecek nesilleri korumaktır. Hasat sonrası kayıpların azaltılması konusunda atılacak olan her adım, paylaşılacak olan her tecrübe; daha dirençli gıda sistemlerinin, daha güçlü kırsal kalkınmayı ve daha sürdürülebilir bir dünya için atılmış bir adımı ifade edecektir. Bugün burada ortaya koyacağımız iradenin ülkelerimiz arasında yeni iş birliklerine, bilgi paylaşımına, teknoloji transferine ve somut uygulamalara zemin hazırlayacağını ifade etmek istiyorum" dedi.