İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında 21'inci duruşma
İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 92 tutuklu 414 sanık duruşmanın altıncı haftasında hakim karşısına çıktı. 21’inci duruşmada sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
DURUŞMALARDA ALTINCI HAFTA
İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 29 kişinin savunması alındı. Cuma günü duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam ediliyor.
SAAT 22.00’YE KADAR DEVAM EDECEK
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülen 21’inci duruşmada sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek. Diğer yandan mahkeme başkanı duruşmaların saat 22.00’ye kadar devam edebileceğini belirtti.
18 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ
Mahkeme heyeti, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli’nin tahliyesine karar verdi.
İNAN GÜNEY’İN DOSYASI BİRLEŞTİ
Halen tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 3'ü tutuklu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame, İBB 'Yolsuzluk' davasının dosyasıyla birleştirildi. Güney, iddianamenin İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından İBB dosyasında sanık olarak yer aldı.
'MAILLER SUÇ OLUŞTURMAMAKTADIR'
Savunma yapan Dijital Reklamcı Esma Bayrak, "Ponte Dijital Ajansı’nın sahibiyim. Dosyaya etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Bilgi İşlem Daire Başkanı Erol Bey’in bir sözü üzerine dahil edilmişim. Yazışma zinciri paylaştığı için çok yoğun görünen mailler vermiş; ama mailler oldukça az ve aslında hiçbiri suç da oluşturmamaktadır. İstanbul Hanem uygulamasını hiç duymamıştım; iddianameden öğrendim. İstanbul Senin uygulamasının hiçbir teknik aşamasında da yer almadım. Biz bu sistemi kurduğumuzda raporlama araçlarında demografik yapıyla ilgili veriler görürsünüz. Yani örneğin; web sitesini 10 bin kişi ziyaret etmiş, bunun yüzde 65’i erkek, yüzde 35’i kadındır gibi. Aslında kendi verilerini bize sunuyor. Herhangi bir yerden veri çekebildiği için değil, kendi algoritmalarıyla elde ettikleri veriyi sunuyor. Dijital reklamlarla ilgili raporlama ve planlama sunduğum dönemde, İBB iştiraklerinin kurumsal hedeflerini, onların iletişim dilini, özel sektörden çok farklı olan onay ve iş süreçlerini, hak ediş ve hak edişe dair raporlamaların nasıl sürdüğünü öğrendim. Dijital reklamlarda harcanan bütçenin kamu bütçesi olduğunun bilincine vararak; reklam pazarlamalarında düşük bütçeyle doğru zamanda, doğru mecrada, doğru kitleye ulaşacak planlamalar yaptım. Hatta öyle ki kurumların dijital reklamı için ayırdığı bütçenin altında harcama yaparak hedeflerine ulaşmasını sağladım. Yıllar içerisinde doğrudan veya reklam hizmetini alan ajanslar aracılığıyla dijital reklam danışmanlığı verdiğim için, iddianamede 'iletişim çadırı' olarak geçen, farklı paydaşların iletişim için koordine olduğu birimde de fiziksel olarak bulunurduk. Bulunmam da gerekliydi çünkü sosyal medya dediğiniz zaman reklamcılıkta riskli bir alandır. Reklama çıkarsınız; metinde, logoda bir sıkıntı olsa anında ekran görüntüsü alınıp linç yersiniz. Böyle riskli bir alandan bahsediyoruz ve bu iletişimlerin yoğun olduğu dönemlerde onay süreçleri çok hızlı ilerlesin, hiçbir sıkıntı yaşanmasın diye orada bulunurdum" dedi.
'BİR İHALE ALDIĞIM İÇİN EKLENMİŞİM'
Bayrak, "Eylem 68 kapsamında ajansının sadece bir ihaleye dahil edilmesi nedeniyle suçlandığını söyleyen Bayrak "Bir ihale ama sadece bir ihale aldığım için eklenmişim. Üstelik katılanlardan hiçbiriyle de daha önce bir iş yapmamışım. Ben bu ihaleye katıldığım hiçbir firmayla bir çözüm ortaklığına da gitmemişim, ikisiyle hiç yarışmamışım bile. İddianamede sadece bir ihale kazanabildiğim görmezden gelinip, biri kalkmış 'Ajans şunu yönetiyor', biri başkasından duymuş 'Aslında bunun' diyor. Yani bildiğiniz dedikodu, iftira. 'Şirket şunun, şirket şunu yönetiyor' gibi birbirleriyle çelişen ithamları atanların beni tanımadıkları ya da sektörü bilmediklerini düşünüyorum. İBB’de yönetim değiştikten sonra ilk defa İBB’ye iş yapan bütün ajansları 'Kesin birinin birşeyidir' mantığıyla bir torbaya doldurmuşlar; ama öyle değil. Mevcut İBB yönetimiyle öyle bir ilişkim olmadığına ilişkin size çok basit bir örnek vereceğim. Bundan 2 yıl önce ben Kariyer İBB Zirvesi’nin reklamlarını yayına aldım ve hala ödememi alamadım, ki Kariyer İBB Zirvesi’nin reklamlarını yayına aldığımı buradaki yöneticiler bile bilmiyordur. Bunu yine bir ajansa ajans hizmeti olarak verdim ki hiçbiri beni tanımaz ve ben hala ödememi alamadım. Savcılığın iddia ettiği gibi bir ilişkim olsa, ben bu ödemeyi alamaz mıydım" dedi.
MURAT ONGUN NAİM EROL ÖZGÜNER’İN SUÇ DUYURUSUNA İLİŞKİN KONUŞTU
Duruşma sırasında Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun söz alarak, "Savcı Bey tarafından bu dosyanın itirafçı sanıklarından Erol Özgüner hakkında bir suç duyurusunda bulunuldu. Eğer suç duyurusu, sanığın yalan beyan vererek insanların hayatını kararttığı veya adaleti aldattığı yönündeyse başımızın üstünde; ama iddianamenin yazıldığı gün itibarıyla Erol Özgüner’e bir suç atımında bulunulmamışsa, 14 tutuklu sanık da Eylem 13’te bir suç olduğunu ifade etmemişse, bir suç duyurusu ekstra biraz tuhaf geldi. Neden efendim. Burada belki insanların duygu durumuna göre bir suç duyurusu olmayacağı kanaatindeyim" şeklinde konuştu.(DHA)