Cumhurbaşkanı Erdoğan: En utanç verici kitap katliamları, milli iradenin ve demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerinde yaşanmıştır
Kitaba Vefa; Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi'nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “En utanç verici kitap katliamları milli iradenin ve demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerinde yaşanmıştır. En son 28 Şubat döneminde 500'ü Sultan II. Abdülhamid Han'ın şahsi kitaplığına ait 4 bin 500 eser devrin vesayetçi yöneticileri tarafından İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinden çöpe atılmıştır" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eksim Holding tarafından Beyoğlu'ndaki Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen "Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergi Açılışı"na katıldı. Programda Erdoğan’ın yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbuul Valisi Davut Gül, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir yer aldı.
‘İLİM VE KİTAPLA BAĞLARINI HİÇBİR ZAMAN KOPARMAYAN İKİ İLİM AŞIĞIYDI’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eksim Holding'e 40 sene boyunca Türkiye ekonomisine yaptıkları eşsiz katkılar için ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sizlerle birlikte holding çalışanlarının 40. kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyor, başarılarla dolu daha nice seneler diliyorum. Bu vesileyle hatıralarını her zaman özlemle yad ettiğim kıymetli dostlarım Abdullah ve Fahreddin Tivnikli'ye bugün bir kez daha Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Merhum Abdullah ve Fahrettin Tivnikli, mütekamil birer ticaret ve erbabı olmalarının yanı sıra kazandıklarını millet için, ülke için, mazlum ve mağdurlar için seferber eden vakıf insanlarıydı. İslam coğrafyasındaki meselelerle yakından ilgilenen, okuyan, yazan, ilim ve kitapla bağlarını hiçbir zaman koparmayan iki ilim aşığıydı. Rabbim her ikisinin de ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin diyorum.
Biraz önce Ebubekir Bey hem İSAR Vakfı'nın hem de bu sene 40’ıncı yılını kutlayan Eksim Holding'in kurucu değerlerinden kısaca bahsetti. Merhum Abdullah ve Fahrettin Tivnikli'nin büyük önem verdiği millete karşı sorumluluk bilincinin yaşatılıyor olması her türlü takdire şayandır. Burada şunu vurgulamak durumundayım: Onların mirasına ve emanetine işte bugün burada olduğu gibi layıkı veçhiyle sahip çıkıldığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Abdullah Tivnikli İSAR Vakfımızın eğitim ve yayıncılık başta olmak üzere farklı alanlarda başarıyla yürüttüğü, fikir ve gönül dünyamızı zenginleştiren çalışmalarını da çok kıymetli buluyorum. Sergide yer alan eserleri büyük bir titizlikle ihya eden tüm mücellitlerimize emekleri için şükranlarımı sunuyor; ellerine, gönüllerine sağlık diliyorum” dedi.
‘AİT 4 BİN 500 ESER İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANESİ'NDEN ÇÖPE ATILMIŞTIR’
Erdoğan, “Hepimiz biliyoruz ki mazisi olmayanın atisi de olamaz. Geçmişine bilgi yane olanın, geçmişiyle bağı kopanın, hele hele geçmişini inkar edenin inşa edebileceği bir istikbal asla yoktur. Bizler millet olarak gerçekten büyük bir medeniyetin, köklü bir tarihin, zengin bir kültürel mirasın sahipleriyiz. Tarihimizin, medeniyetimizin, kültürümüzün arkasında bir kısmı burada sergilenen eserlerden neşet eden eşsiz bir bilgi birikimi yatıyor. Bizi asırlardır ayakta tutan bu güçlü birikim kitapla, kütüphaneyle birlikte asıl anlamını kazanıyor.
Malumunuz medeniyetimizi tarif ederken genellikle çınar örneği verilir. Tıpkı medeniyetler gibi milletler de, insanlar da kökleriyle yaşar. Kökleriyle ayakta kalır. Hayata ve tarihe kökleriyle tutunur. İşte bizi millet ve birey olarak köklerimize bağlayan en güçlü damar ilim, fikir ve gönül erbabımızın imbiğinden süzülen kitaplarımızdır. Bir dönem milletimizin kökleriyle bağını kesmek isteyenlerin kitaplarımızı ve kütüphanelerimizi hedef alması boşuna değildir.
Bu ülke kağıt hamur yapılmak amacıyla en kıymetli belgelerinin okkası üç kuruşa hurdaniyetine yabancılara satıldığı günler görmüştür. En utanç verici kitap katliamları milli iradenin ve demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerinde yaşanmıştır. En son 28 Şubat döneminde 500'ü Sultan II. Abdülhamid Han'ın şahsi kitaplığına ait 4 bin 500 eser, devrin vesayetçi yöneticileri tarafından İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'nden çöpe atılmıştır” diye konuştu.
‘DÜNYACA ÜNLÜ MÜCELLİTLER YETİŞTİRMİŞ BİR MİLLETİZ’
Erdoğan, “Bugün maalesef bazı alanlarda etkisini hissettiğimiz kültürel çölleşmenin arka planında bir dönem yapılan işte bu yanlışların büyük payı vardır. İsar Vakfımızın tarihimize, kültürümüze, medeniyet müktesebatımıza ve bizi köklerimize bağlayan eserlere sahip çıkmasını bu bakımdan ayrıca önemli görüyorum. Bunu özellikle şunun için söylüyorum; bakınız bizler cilt sanatında müstesna eserler vücuda getirmiş, dünyaca ünlü mücellitler yetiştirmiş bir milletiz. Merhum Samiha Ayverdi, milletçe tebarüz ettiğimiz cilt sanatımızı ve sanatkarlarımızı şöyle anlatıyor: ‘Bir Orta Asya sanatı olarak dünyaya gözlerini açan ciltçilik, Avrupa'ya da ışık saçarak yoluna devam ederken Selçuklu ve Osmanlı asırlarını kaplamıştır. Cilt ve cildi süsleyen tezhip adeta sanatkarın iç aleminin kağıda ve deriye akseden şekilleri, renkleriydi.
Bunlar resim ve şekil değil de sanki sanatkarın kendi sözü, kendi sesi, kendi meramı ve yüreğinin şekil bulmuş ifadesiydi. Müslüman şarkta kitap üstüne emek bir nevi kutsiyet de taşıdığından cilt üstüne eğilen sanatkarın başı eserini vecd ile işler, onu bir nevi ibadet zevki içinde bezemeye, süslemeye doyamazdı.’ Evet, cilt sanatı ve mücellitlik bizde işte bu kadar değerli, bu kadar önemlidir. Vakfımız bünyesinde kurduğunuz mücellithanede binden den fazla eseri restore etmek suretiyle yeniden hayata döndürdüğünüz için sizleri ayrıca tebrik ediyorum.
Aynı şekilde sizleri unutulmaya yüz tutan cilt sanatımızı ihya etmeye dönük çabalarınız için de yürekten kutluyorum. Bu düşüncelerle Eksim Holding'in 40’ıncı yılı ile birlikte Kitaba Vefa, Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi'nin bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programda emeği geçen tüm kardeşlerimi yürekten kutluyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor; hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla” dedi.