Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu'ndaki vekillerden 'bireysel silahların sınırlandırılması' önerisi

TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Risklerini Araştırma Komisyonu toplandı. Komisyonda bulunan bazı vekiller silahlara ulaşımın zorlaştırılması gerektiğini ve başta milletvekilleri olmak üzere kamu görevlilerinin silah sayısına sınırlanma getirilmesi gerektiğini söyledi.

ABONE OL
Aliekber METE/ ANKARA, (DHA)-

TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Risklerini Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Beyazıt, komisyonun kuruluşundan bu yana yapılan çalışmaları hatırlattı. Beyazıt, "Komisyonumuz, bugüne kadar olaylardan etkilenen kişiler, yerel yöneticiler, eğitimciler, uzmanlar ve farklı toplumsal kesimlerle görüşmüş ve sahada önemli veriler elde etmiştir. Komisyonumuzun kurulduğu günden itibaren bu süreçte hareket noktamız açıktır; toplumun güvenliğini sağlamak ile çocuk haklarını korumak birbirine alternatif iki hedef değildir. Çocukları koruyabilen, riskleri erken fark eden, şiddete yönelen çocuklara zamanında müdahale eden ve şiddetten etkilenen çocukların iyileşmesini sağlayan bir sistem aynı zamanda toplum güvenliğini de güçlendiren sistemdir. Bununla birlikte çocukların dijital dünyadaki güvenliğini sağlamak, dijital dünyanın risklerini en aza indirgemek ve çözüm odaklı politikalar geliştirmektir. Bu nedenle, meseleyi sadece cezaların artırılması, okul kapılarının daha sıkı korunması ve bireysel kusurun belirlenmesi üzerinde ele almak yeterli değildir. Elbette işlenen fiillerin hukuki karşılığı bulunmalı, mağdurların adalete erişimi sağlanmalı ve güvenlik tedbirleri alınmalıdır. Ancak asıl sorumluluğumuz, olaya giden süreci bütün yönleriyle incelemek ve benzer olayların yeniden yaşanmasını önleyecek bir sistem kurmaktır" ifadelerini kullandı.

'DİJİTALLEŞME İYİ YÖNETİLMELİ'

Ardından AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişçi, söz aldı. Kirişçi, okul saldırısı haberini almalarının ardından Maraş'a geçtiklerini ve yaşanan süreci anlattı. Kirişçi, "Kahramanmaraş'ın bir evladı olarak, şehrimizde bir cani tarafından böyle bir cinayetin işlenmiş olması asla kabul edilemez. Bizim tespitlerimize göre dijitalleşmenin mutlaka ve mutlaka süreç olarak iyi yönetilmesi gerektiğidir. Bu bıçak eğer iyi kullanılacak olursa çok güzel işler çıkarılabilir ama bir cinayet aracı olarak da kullanılırsa çok kötü bir alet olduğu gerçeği dijitalleşme için de rahatlıkla söylenebilir. Okul güvenliği elbette önemli ama biz biliyoruz ki, bu ve benzeri cinayetler farklı mekanlarda da olabiliyor. Yani bu çocuklar servis araçlarına binerken de cinayetler gerçekleşebilirdi" diye konuştu. Kirişçi ayrıca hayatını kaybeden çocukların ailelerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edileceğini söyledi.

'HAZIRLIK YAPILABİLİRDİ'

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin ise okul saldırısı olayları ile ilgili, "Bu olay bize şunu gösteriyor, bir defa kurumlar arasındaki irtibatın güçlendirilmesi gerekiyor. Dijital çağda aile, okul, ilgili kurumlar arasındaki irtibat artık eskiden olduğu gibi yürütülemez. Yani şunu diyemeyiz, 'Biz size çocuğumuzu teslim ettik, eti sizin kemiği bizim' söylemi bu çağda geçerli bir söylem değil, bunu net bir şekilde söylemek istiyorum. Bunu söylememin sebebi şu; çünkü sadece okul değil aynı zamanda dijital çağda okulun, ailenin, kurumların ve yakınlarının hiç tahmin edemediği aktörlerle çocuklarımız dijital ortamlarda karşı karşıya kalıyorlar. Onun için yeni bir yaklaşım ortaya koymamız gerekiyor. Yabancı ülkelerde bu tür olaylar yaşanıyordu, bunu biliyoruz, özellikle Amerika'da falan çok karşımıza çıkan olaylardı. Bizim ülkemizde ilk defa böyle bir olaya şahit olduk, çok ağır bir maliyetle şahit olduk ama belki hazırlık yapılabilirdi. Bu da şunu gösteriyor, okulların, ilgili kurumların, devlet kurumlarının bence burada bu sizin ortaya koyacağınız raporu da göz önüne alarak sadece TBMM'nin komisyonlarla ilgili raflarında kalan bir rapor olarak değil de uygulama alanı bulan bir rapor olarak piyasaya sürülmesinin doğru olacağını düşünüyorum. Bakın çocukları ne tek başına aile koruyabilir ne tek başına okul koruyabilir ne de her okulun önüne öyle 2 polis dikmeyle bu iş yürümez. Burada irtibatı artırma, koordinasyonu artırma ve etkiyi mümkün olduğu kadar azaltma yönünde politika izleyebiliriz" dedi.

'NE YAZIK Kİ BU KONULARI ÖNEMSEMEDİK'

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Faruk Pınarbaşı ise "Okullarda, okulların dışında öğrenciler çeteler kuruyorlar, akran zorbalığı yapıyorlar, çocuğun kafasına veya kavgayla cebindeki parayı ver, şunu veya bunu yap diyorlar. Bunu hepimiz görüyorduk ve bu sonuçların olacağını da tahmin etmemiz gerekirdi ama ne yazık ki bu konuları önemsemedik. Bugün sadece Milli Eğitimdeki idarecinin bu olayları önlemesi mümkün değil. Bugün bir çocuğun yetişmesinde en büyük etken anne babasıdır, ailedir ve bir çocuğun gidişatını en iyi bilen de evdeki annedir. Bu yönde biz bir boşluk doğurduk. Bu boşluk nedir? Diğer yönden Aile Bakanlığımız, bunlarla yakın temasa geçilip bu çocukları ve ailelerini rehabilite edecek işlemleri yapmamız lazım. Yoksa olay olmuş, olduktan sonra alınacak tedbirlerin bir önemi yok. Bu olayların olacağı önceden belliydi çünkü okullarda akran zorbalığı adı altında çeteleşme vardı, bunu görmek, önlemek lazımdı. Komisyon çalıştı, başüstüne, inşallah, raporu da bu şekilde hazırlanır ama ben şuna inanıyorum. Bizim olayı kaynağında kapatmamız lazım. Çocuk niye o duruma geliyor? Çocuğun bu duruma gelmesinde ailenin fonksiyonu ne? Çocuğun bu duruma gelmesinde okulun, yönetimin günahı ne veyahut sorumluluğu ne? Akran zorbalığı yıllardır okullarda var, niye tedbir almadık? Bugün anne-baba birinci derece, ikinci derece suçlu görüldü. Şimdi, bizler de anne-babayız, çocuklarımız var, okula gittiklerinde çocuklarımızın ne yaptığını ne yapmayacağını tahmin etmemiz mümkün mü? Mümkün değil. Toplumu sıkıntıya sokan programları görmemiz lazım, bunları devlet televizyonu olarak engellememiz lazım, bunları 'sansür' denilen bir konuyla frenlememiz lazım. Şimdi, biz bunları yapmıyoruz ama topluma diyoruz ki, 'Siz kendinizi düzeltin.' Böyle bir şey olamaz" değerlendirmesinde bulundu.

'SİLAHLARIN SINIRLANDIRILMASI GEREKİYOR'

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç ise öğrenciler arasında sürekli yarış psikolojisi yarattığı gerekçesiyle sınav sisteminin kaldırılması gerektiğini ifade etti. Öztunç, "Silahların sınırlandırılması gerekiyor. 'Ben Emniyet müdürüyüm, şu kadar silah sahibi olurum. Ben milletvekiliyim, bu kadar silah sahibi olurum.' Olmaz, olmamalı. 'Bürokratım, üst düzey bürokratım, bu kadar silah sahibi olabilirim' olmamalı. Silaha bir sınırlandırma getirmemiz gerekiyor, bunu geçirmemiz gerekiyor. Medyada sıkıntı var mı? Var. Ben RTÜK üyeliği yaptım. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeliğimde, Kurtlar Vadisi zamanı her bölümde 50 kişi ölüyor. Çağırırdı, uyarırdı ve müeyyide uygulardı çünkü RTÜK düzenleyici ve denetleyici bir kurul ama yasaklayamaz; bu, sansüre girer, bunu yapamazsın, bu, medya özgürlüğünün sansürüne girer. Ne yaparsın? Müeyyidesini uygularsın, bahsettiğiniz sabah programlarındaki iğrençlikleri kesersin" ifadelerini kullandı.

'NASIL OLUYOR DA DEVLET GÖREVLİLERİNİN SINIRSIZ SİLAHLANMA İMKANI OLUYOR'

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Tuba Köksal da silahların sınırlandırılması gerektiğini vurgulayarak, "Ben ve ailem 30-40 sene içerisinde babamın silahlarını çok nadiren görmüşümdür çünkü bir sorumluluk vardır. Yani eğer devlet sana bu imkanı verdiyse sen onun birinci sorumlususundur ve ben yanlışlıkla bir yerde gördüğümde, şekli bile bozulduğunda babam bana 'kızar' diye onun şeklini düzeltirdim. Yani herhangi bir şekilde ona dokunmanız yasaktı. Hal böyle iken nasıl oluyor da devlet görevlileri sınırsız bir silahlanma imkanı oluyor ve bunlar şaka gibi ve ben bunu da lanetliyorum. Ya, bir zorunluluk olmalı. Eğer bir silah bir evde yahut da herkesin ulaşabileceği bir yerde ise baştan bunun yasaklanması lazım. Yani öncelikle silahtan önce onu tutacağı bir kasa, bunun bir zorunluluk olması lazım. Bir diğeri, neden bu kadar sayısız, sınırsız olabiliyor?" diye konuştu.

'BİREYSEL SİLAHLANMANIN ÖNÜNE GEÇMEK GEREKİYOR'

DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan da silaha erişimin kısıtlanması ile ilgili konuşarak, "Bu silahlar nasıl gidiyor, satışları nasıl yapılıyor? Bunların hepsi bir politika ve buna dair önleme olmadığı sürece de çocukların silaha ulaşmasını bırakın, bireysel silahlanmanın önüne geçmek gerekiyor. Üzülerek ifade ediyorum ki seçim bölgem olan Urfa'da da fazlasıyla yaygın olduğunu biliyoruz ki sizler de gözlemlemişsinizdir bunu ve buna dair belki politikaları arttıran bir yerde olmamız gerekiyor" dedi.

Diğer Haberler

  1. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Nefret Etme, Kek Yap’ kampanyasıyla tanınan otizmli Joshua Harris’i kabul etti
  2. Güvenlik korucusuna tazminatı KDK kararıyla ödendi
  3. Özgür Özel: Partinin siyasi kuruluşunu milletimizle birlikte yapacağız
  4. CHP'de 4 il başkanı görevden alındı, 5 il başkanlığına görevlendirme yapıldı
  5. Bakan Kurum, Adıyaman'da inşa edilen köy evlerini paylaştı
  6. AK Parti'li Demir: Yerel yönetimlerde yeni başlamış gibi heyecan içerisinde olmalıyız
  7. CHP’li Emre: Birkaç güne İçişleri Bakanlığı'na başvuruyoruz
  8. Çankaya Belediyesi Başkan Vekilli Haldun Güler oldu
  9. TBMM Başkanı Kurtulmuş, AK Parti Grubu ile görüştü
  10. Dışişleri Bakanlığı: Husilerin, Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası tehditlerini kınıyoruz

© Copyright 2026

DHA