Özgür Özel: Kılıçdaroğlu'nun telefonu kapalıydı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Dün Sayın Kılıçdaroğlu’nun beni arayacağı, aradığı ifade edilmişti. Ben de bugün kendisine öğle saatlerinde döndüm. Ama ben aradığımda telefonu kapalıydı. Ondan dolayı bir görüşme gerçekleşmedi" dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesinin kararıyla tedbiren CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel'i genel merkezde ziyaret etti. Yarım saat süren görüşmenin ardından Özel ve Dervişoğlu, açıklamada bulundu. Özel, "Dün dünya siyaset tarihinde olmayacak bir müdahale, ülkenin ana muhalefet partisine ve önümüzdeki seçimler için iktidar partisinin yenemeyeceğini düşündüğü bir muhalefet partisine, Türkiye’nin kurucu partisine karşı girişilen bu haksız, hukuksuz operasyona ilk andan itibaren en demokratik tepkiyi veren, bugün yaptığı açıklamalarla birlikte meselenin bir parti meselesi olmadığını, hepimizin içinde bulunduğumuz siyasi partiler zeminini ortadan kaldıran, iktidarın istediği partinin başında kimin olmasına karar verdirecek imkanı, kendisine yargı gücüyle, haksız şekilde yönlendirdiği yargı gücüyle elde etmeye çalışanlara karşı en net tavrı sergileyen Sayın Dervişoğlu’na hem şahsım, partimizin yöneticileri, partimiz hem de Türkiye demokrasisi adına bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
'GÖRÜŞME GERÇEKLEŞMEDİ'
Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüp görüşmediği ve MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin açıklamasının sorulması üzerine Özel, "Dün Sayın Kılıçdaroğlu’nun beni arayacağı, aradığı ifade edilmişti. Tabii o yoğun program içinde daha sonra da bir belediye başkanı arkadaşımız Sayın Genel Başkan’ın beni aradığını ifade etti. Ben de bugün kendisine öğle saatlerinde döndüm. Ama ben aradığımda telefonu kapalıydı. Ondan dolayı bir görüşme gerçekleşmedi. Ama telefonun açık olması ya da kendisinin yeniden araması durumunda dün de ifade ettiğim gibi tabii ki kendisiyle bir telefon görüşmesi yaparız. Ancak bizim bu durumdaki pozisyonumuza dair ifadelerimiz dün akşamki basın toplantımızda ve ardından bizimle dayanışma için buraya gelmiş olanlara hitaben yaptığımız konuşmanın sınırlarıyla çerçevelidir. Onun dışında Sayın Bahçeli’nin değerlendirmelerinde, Cumhuriyet Halk Partisi’nin tartıştırılmaması, bir butlan kararının doğru olmayacağına yönelik geçmişte yaptığı değerlendirmenin ne kadar haklı olduğunu ve ortaya çıkan durumun ne kadar tatsız olduğunu ifade ettiği değerlendirmeleri biz de dikkatle takip ettik. Zaten butlana karşı pozisyon alan ve bunun ne Cumhuriyet Halk Partisi’ne ne Türkiye siyasi hayatına, ne Türkiye’ye katkı yapmayacağını ifade eden tüm değerlendirmeler son derece değerlidir. Feragat meselesi ile ilgili kendisi önerisinin muhatabı tabii ki Sayın Kılıçdaroğlu’dur. Onu kendisinin yanıtlaması gerekir” diye konuştu.
'BABA OCAĞIMIZA SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ'
Özel, bayram programı ile ilgili soruya, "Herhangi bir gelişme yok. Kararlılığımız sürmektedir. Genel merkezdeyiz. Genel merkezimize, baba ocağına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bayram boyunca da hem genel merkezimizde olacağız, hem de daha önce planlandığı gibi siyasi partilerle bayramlaşma programlarımızı genel merkezimizde ve siyasi partilerin genel merkezlerinde sürdüreceğiz"dedi.
'ATANARAK GÖREVİ ÜSTLENMESİNİ BEKLEMEM'
Kararın Kılıçdaroğlu'na tebliğ edildiğinin hatırlatılması üzerine Özel, şunları söyledi:
"Bu Adalet ve Kalkınma Partisi yargısının, hem de bütün hukuk kurallarını hiçe sayarak, yani normal şartlarda ceza yargılamasının hukuk yargılamasını beklemesi şart değildir. Ama hukuk yargılamasının cezanın sonucunu beklemesi şarttır. Hukuk yargılaması yapan istinaf mahkemesinin, görülmekte olan ve iddiaların tel tel döküldüğü bir ceza yargılamasının sonucunu dahi beklemeden ki orada sonucun ötesinde kesinleşmesini beklemek gerekir. Apar topar orada görülen bir dava var ve ‘O davanın açılmış olmasını ben bu partinin yönetimini değiştirmeye yeterli görüyorum’ demesi bir siyasete cerrahi operasyondur. Bu operasyonun sonucu kabul edilemez. Biz bunu Cumhuriyet Halk Partisi olarak ve demokrasiye inanmışlar olarak reddediyoruz. Bu sonuçtan kendisi açısından bir iktidar veya parti içi yeniden bir göreve gelme gibi bir değerlendirmenin Sayın Kılıçdaroğlu tarafından yapılmasını beklemem. Bu partiye defalarca seçilerek, hepimizin oylarıyla seçilerek genel başkanlık yapmış birisinin atanarak böyle bir görevi üstlenmesini hiç beklemem. Doğru bulmam. Bu konudaki görüşüm ilk andan itibaren son derece nettir.”
DERVİŞOĞLU: 100 YILLIK PARTİYE KAYYIM, GARABETTİR
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise, "Yapılan bütün bu uygulamaların, aslında sadece Cumhuriyet Halk Partisi’ne değil, demokrasiye ve bütün siyasi partilere yapılmış bir darbe girişimi olduğu kanaatini taşıyorum. 100 yıllık bir siyasi partiye, hem de böyle bir kararla vasi tayin etmek, bir anlamıyla kayyım atamak neresinden bakarsanız bakınız bir garabettir. Benden ne tür bir tavır bekleniyordu doğrusunu isterseniz bilmiyorum. Böyle bir haksız, hukuksuz uygulamanın olduğu yerde bütün bir ömrü demokrasiye adamış bir insandan, kanaatim ve inancım odur ki başka bir tavır da beklenmemeliydi. Bu değerlendirme içerisinde ben öncelikle Sayın Genel Başkan’a böylesine kritik bir süreçte göstermiş olduğu ilgi, alaka ve bizden esirgemediği kadirşinaslık için teşekkür ediyorum. Her basın açıklamasının başında kendisi mevkidaşlık hukukunun yanında aramızda bir de ağabey-kardeşlik hukuku olduğunu ifade ediyor. Ben Özgür Özel ile bu denli yakın olmaktan ötürü de iftihar ediyorum. Herkes öncelikle bunu bilsin. Bunun da altını çiziyorum. Aramızdaki kardeşlik hukuku sıradan bir hukuk değildir” ifadelerini kullandı.
'DEMOKRASİDEN AYRILMAYACAĞIZ'
Türkiye’nin ağır bir baskı altında olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, şöyle devam etti:
“Bu olup bitenler sıradan işler ve eylemler olarak algılanmasın. Türkiye’de her türlü ‘rasi’ var; otokrasi var, jüristokrasi var, bir tek demokrasi yok. Jüristokrasi biliyorsunuz yargıçlar oligarşisidir. Dolayısıyla halkın iradesinin siyasi ve idari kararların yargı üzerinden geçersiz hale getirilmesinin önünü açabilecek adımların atılmasını elverişli kılan bir bakış açısıyla oluşur. Biz buna boyun eğmeyeceğiz. Öncelikle bunun bilinmesini istiyorum. Geçen sefer geldiğimde de söyledim. Böyle bir karar söz konusu olursa benim safım demokrasinin yanında olacak, millet iradesinin yanında olacak, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in yanında olacak. Bu yönüyle hem ben şahsen, hem partimizin değerli milletvekilleri ve yöneticileri, hem de partimizin kurumsal kimliği ile bu süreçte taraf olduğumu kamuoyuyla bir kere daha paylaşıyorum. Şimdi bana soruyorlar, böyle bir süreçte ki takdir edersiniz belirsizlikler içerisinde sürdürülüyor bu süreç. Bir arkadaşımız bunu tanımladı. Benim de çok hoşuma gitti, söyleyeyim; 'Siste araba kullanıyor gibiyiz şu anda. 20 metre önümüzü göremiyoruz.' Ama herkes iyi bilsin ki bir metre bile önümüzü görememiş olsak; haktan, hakikatten, demokrasiden ve milli iradeden ayrılmayacağız.”
'ATANMIŞI KABUL ETMEM'
Dervişoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli ile görüşeceğine yönelik iddialara ilişkin, şu ifadeleri kullandı:
“Bu açıklamayı Sayın Kılıçdaroğlu’nun yeni parti sözcüsü yapmış ya da kendisinin sözcü tayin ettiği kişi yapmış. Eğer böylesine bir kritik süreçte ilk planlanmış ziyaret Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Devlet Bahçeli’ye yapılacaksa o zaman şunu düşünmek lazım; ‘Bu iktidar nasıl, neden ve kimler tarafından 25 yıldır iş başında tutuluyor?’ Bu sorunun cevabını hem medyadaki arkadaşlarımız, hem de siyaset tarafındaki arkadaşlarımız tarafından düşünülmesi lazım. Yani çok ilginç bir şey. Böyle bir süreçte, böyle bir görüşme çok arzulanıyor olsa bile bunu kör gözle parmak sokarak kamuoyunun gündemine taşımak için insanın kaybetmiş olduğu değerlere bir daha sahip çıkmayacağı sonucu da çıkar. Dolayısıyla bu uygulamaya bakarak bugün Recep Tayyip Erdoğan’ın çeyrek asırlık iktidarının kimlerden kaynaklı olduğunu da tespit etmiş oluruz.” Dervişoğlu, talep halinde Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüp görüşmeyeceğinin sorulması üzerine, “Ben gücünü milletten almayan hiç kimseyi siyasi muhatap kabul etmem. Atanmışı kabul etmem” dedi.