Suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi, TBMM'de
AK Parti, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeler içeren 'Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni, TBMM Başkanlığı'na sundu. Düzenleme, 15-18 yaş arasındaki çocukların, şartların sağlanması halinde ve hakimin takdir yetkisiyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasını öngörüyor.
AK Parti Grup Başkan Vekili Leyla Şahin Usta, kanun teklifine ilişkin TBMM'de açıklama yaptı. Usta, TBMM'nin 2002 yılından bu yana reform niteliğindeki pek çok düzenlemeyi kanunlaştırdığını ve partisinin adalet sisteminin güçlendirilmesi ile sistemin etkin, erişilebilir bir yapıya kavuşturmak için çalıştığını söyledi. Usta, "Bu reform anlayışının bir devamı olarak TBMM'ye sunduğumuz kanun teklifi; çocukların korunmasını, çocuk adalet sisteminin güçlendirilmesini ve toplum güvenliğinin daha etkin bir şekilde sağlanmasını amaçlayan kapsamlı bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Bildiğiniz gibi Gazi Meclis bünyesinde kurulan, Çocukların Suça Sürüklenmesine Yol Açan Nedenlerin Tüm Boyutların İncelenmesine İlişkin Araştırma Komisyonu çalışmalarını tamamlamış olup, raporunu TBMM Başkanlığı'na sunmuştur" ifadelerini kullandı.
'HAPİS CEZALARININ ALT VE ÜST SINIRLARI ARTIRILMAKTADIR'
Teklifin 18 maddeden oluştuğunu ve 7 farklı kanunda değişiklik yapılacağını kaydeden Leyla Şahin Usta, suç işlenmesinin önlenmesi, caydırıcılığın sağlanması, can güvenliğinin korunması, infaz adaletinin sağlanması ve çocukların korunması ile rehabilite edilmesine ilişkin düzenlemelerin teklifte yer aldığını ekledi. Usta, "Çocukların suça karışması yalnızca ülkemizin değil, dünyanın birçok ülkesinin karşı karşıya bulunduğu çok boyutlu bir sorundur. Son yıllarda çocukların karıştığı ağır şiddet olaylarında yaşanan durumlar, suç işleme yaşının giderek düşmesi ve çocukların suç örgütleri tarafından istismar edilmesi, mevcut sistemin günümüz ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Bu kapsamda teklifimizle, 'Türk Ceza Kanunu'nun 31'inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılmaktadır. Ayrıca, kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma hususları göz önünde bulundurularak, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubu çocuklar bakımından hakimin takdirine bağlı olarak herhangi bir ceza indirimi uygulanmamasına yönelik bir düzenleme öngörülmektedir. Böylece 15-18 yaş arasındaki çocukların şartların sağlanması halinde ve hakimin takdir yetkisiyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasına yönelik bir düzenleme hayata geçiriliyor. Yine, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 12-15 yaş grubu çocuklar bakımından da belirli şartların varlığı halinde yine hakime takdir yetkisi verilerek ceza almalarına ve daha az ceza indirimi uygulanabilmesine imkan sağlanmaktadır" diye konuştu.
'EBEVEYNLERİNE VERİLEN CEZALAR ARTIRILIYOR'
Leyla Şahin Usta, Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişiklikle tekerrür hükümlerinde uygulanan yaş sınırının 18'den 15'e düşürüleceğini vurgulayarak, "Özellikle suç örgütleri tarafından 15-18 yaş grubundaki çocukların suçta kullanılmasının önlenmesi ve caydırıcılığın sağlanması amaçlanmaktadır. Teklifle, çocuğun gelişimindeki temel rolü dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu'nda yer alan, 'Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali' suçuna ilişkin cezaların alt ve üst sınırları artırılmaktadır. Ayrıca, 'Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali' nedeniyle çocuğun kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi halinde, bu madde gereğince ebeveynlere verilecek cezanın yarısından 2 katına kadar artırılması suretiyle ailenin çocuk üzerindeki sorumluluğunun güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Teklifle, çocuklar bakımından infaz sisteminin etkinliğinin artırılmasına yönelik önemli düzenlemeler getiriyoruz. Bu kapsamda çocuk hükümlülerin hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitim evlerinde infazına başlanması yerine infaza çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanmasına ve iyi halli olduğunun tespit edilmesi halinde eğitim evlerine ayrılmasına imkan veren düzenleme yapılmaktadır. Mevcut sistemde çocuk hükümlüler direkt çocuk eğitim evlerinde infaza başlıyorken hakimin, geniş kapsamlı bir heyet raporu şartıyla iyi hal değerlendirmesinde bulunabilecek. Böylelikle çocuk hükümlülerin eğitim evlerine ayrılmasıyla ilgili şartlar yeniden düzenlenmektedir. Çocuk hükümlülerin doğrudan çocuk eğitim evlerinde yerine getirilecek cezaları ile çocuk kapalı ceza infaz kurumlarından çocuk eğitim evlerine ayrılmaya ilişkin ayrıntılı düzenlemeler kanun teklifimizde yer almaktadır" değerlendirmesinde bulundu.
'ÇOCUKLARIN SİLAHA ULAŞIMININ ÖNÜNE GEÇİLEREK'
Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen 'Kasten öldürme' suçları, 'cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar', 'uyuşturucu ve örgüt kurma' suçu bakımından koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği 1 günün 2 gün olarak kabul edildiği uygulamadan vazgeçildiğini aktaran Usta, 1 günün 1 gün şeklinde hesaplanacağını ifade etti. Usta, "Teklifle, toplum güvenliğinin korunmasına ilişkin önemli düzenlemeler yapıyoruz. Bu kapsamda ateşli silahını dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza etmesi suretiyle bu silahın çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası yaptırımı öngörülmektedir. Teklifle, 'Kabahatler Kanunu'na yeni madde eklenmektedir. Düzenlemeyle, '6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun' kapsamı dışında kalan kesici, delici ve bereleyici aletlerin çocuklara satılması, çocuklar tarafından satın alınması ve taşınması yasaklanarak bu fiillere idari yaptırımlar öngörülmektedir. Böylelikle, çocukların tehlikeli silah ve aletlere kolaylıkla ulaşmasının önüne geçilerek çocukların korunması, şiddet olaylarının azaltılması ve toplum güvenliğinin korunması amaçlanmaktadır" dedi.
'ADLİ SÜREÇTEKİ ÇOCUK'
Leyla Şahin Usta, ayrıca şöyle konuştu:
"Çocuk hakları yaklaşımı doğrultusunda mevzuatta yer alan 'suça sürüklenen çocuk' ibaresi yerine 'adli süreçteki çocuk' ifadesi benimsenerek, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmayan çocuklar bakımından masumiyet karinesini ve çocuk odaklı yaklaşımı daha güçlü şekilde yansıtan bir terminoloji kullanılmaktadır. Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar bakımından barınma, eğitim, sağlık, danışmanlık ve bakım şeklindeki koruyucu ve destekleyici tedbirlerinin yanında, 'Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri, dijital risklerden korunma tedbiri, kitap ve kütüphane tedbiri, çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri ve tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıca maddeyle davranışsal bağımlılık tedbiri' şeklinde yeni yönlendirme tedbirleri getirilmektedir. Böylelikle, cezai sorumluluğu bulunmayan çocukların daha etkin bir şekilde rehabilite edilmesi ve toplumsal hayata hazırlanması amaçlanmaktadır. Akıl hastalığı veya bağımlılık nedeniyle kendisi ya da başkaları açısından ciddi tehlike oluşturan çocukların ihtiyaç duydukları tedavi ve koruma hizmetlerine gecikmeksizin ulaşabilmeleri amacıyla hızlı ve etkin karar alınmasına imkan sağlayan hastane ile adliye arasında bir mekanizma kurulmaktadır. Böylece çocuklarımıza acil sağlık koruma tedbirini getiriyoruz. Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde ilgili kamu kurumlarının sürece zamanında dahil edilmesi sağlanarak, adli süreç ile eğitim ve sosyal hizmet mekanizmaları arasında etkin iş birliği kurulması hedeflenmektedir. Çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, denetimli serbestlik sürecinde eğitim, sosyal uyum ve rehabilitasyonu destekleyen yönlendirme tedbirlerinin uygulanmasına imkan tanınmaktadır. Son olarak, çocuklar hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının etkin biçimde uygulanabilmesi amacıyla kurumlar arası koordinasyon güçlendirilmekte; anne, baba, vasi ve bakımından sorumlu kişilerin bu kararlara uygun hareket etmelerini sağlayacak yaptırımlar öngörülmektedir."
Usta, teklifin TBMM tatile girmeden önce kanunlaşacağını ve temmuz sonuna kadar çalışması planlanan Genel Kurul çalışmalarının daha da uzatılabileceğini ifade etti.