Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

‘Bağışıklık baskılayıcı tedaviler tüberküloz vakalarında artışa neden olabiliyor’

Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası kapsamında konuşan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, hastalığın yavaş ilerleyen yapısı nedeniyle belirtilerin çoğu zaman göz ardı edildiğini belirterek, erken tanının hem hastayı hem de toplumu koruduğunun altını çizdi. Bağışıklık sistemini baskılayan kanser tedavileri, romatolojik ilaçlar ve bazı kronik hastalıklar nedeniyle tüberküloz vakalarında yeniden artış görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Akkoyunlu, “Türkiye’de tüberküloz neredeyse tamamen kontrol altına alınmıştır. Ancak bağışıklık baskılayıcı tedavilerin artması nedeniyle dikkatli olmak zorundayız” dedi.

ABONE OL
İSTANBUL, (DHA)-

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde hastalığın yeniden artış gösterebildiğini belirterek, erken tanının hem bulaşıcılığı önlediğini hem de tedavi başarısını artırdığını söyledi.

‘VEREM YAVAŞ BAŞLAR, SESSİZCE İLERLER’

Veremin, tüberküloz basili adı verilen bakterinin neden olduğu enfeksiyöz bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Akkoyunlu, “Bu hastalık genellikle yavaş başlar, haftalar hatta aylar içinde ilerler. Aslında zatürenin daha sinsi seyreden bir alt tipi gibi düşünebiliriz. Zamanla akciğerlerde kalıcı hasara yol açarken tedavi edilmediğinde ölümcül sonuçlara sebep olabiliyor” diye konuştu.

KAPALI ALANLARA DİKKAT

Tüberkülozun özellikle kapalı alanlarda ve uzun süreli temasla bulaştığını belirten Prof. Akkoyunlu, “Vücuda mikrop girdikten sonra kişilerin yaklaşık yüzde 95’i bağışıklık sistemi sayesinde hastalığı baskılar. Ancak yüzde 5’lik bir grupta hastalık aktif hale gelir ve bulaştırıcılık başlar” dedi. Aktif hastalık geliştiğinde kişinin hem kendisi hem de çevresi için ciddi risk oluşturduğunu söyledi.

‘TÜRKİYE’DE KONTROL ALTINDA AMA DİKKATLİ OLMALIYIZ’

Son yıllarda bağışıklık sistemini baskılayan kanser tedavileri, romatolojik ilaçlar ve bazı kronik hastalıklar nedeniyle tüberküloz vakalarında yeniden artış görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Akkoyunlu, Tüberkülozun bir ülkenin sağlık sistemiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirterek, “Sağlık sistemi güçlü ve düzenli çalışan ülkelerde tüberküloz neredeyse tamamen kontrol altına alınmıştır. Türkiye de bu ülkeler arasında yer alıyor. Ancak bağışıklık baskılayıcı tedavilerin artması nedeniyle dikkatli olmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

‘TEDAVİ MÜMKÜN, DÜZENLİ TAKİP ŞART’

Tüberkülozun tedavisinin Türkiye’de genellikle 6 ila 9 ay sürdüğünü belirten Prof. Dr. Akkoyunlu, “Tedavi düzenli ve eksiksiz uygulandığında hastaların büyük çoğunluğu tamamen iyileşir. Ancak tedavi yarım bırakılırsa dirençli tüberküloz gelişebilir. Bu da çok daha uzun ve zor tedaviler anlamına gelir. Uzun süren öksürük, balgamda kan görülmesi ve açıklanamayan kilo kaybının tüberkülozun erken belirtileri olabilir. Bu şikayetler her zaman kanser anlamına gelmez. Tüberküloz da bu belirtilerle karşımıza çıkabilir. Bu nedenle erken dönemde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır” diye konuştu.

Diğer Haberler

  1. Prof. Dr. Kanat: Diyabet gizli tehlike; hastaların yarısından fazlası tanı konulmamış halde sokakta geziyor
  2. '15 yaş altına sosyal medya yasağı, siber zorbalığı önler'
  3. Prof. Dr. Öztürk: Hastanemiz, Türkiye sağlık sisteminde son basamak
  4. Medipol’den rahim ağzı kanseri paneli
  5. Gelin, kaynanasına karaciğerini bağışladı
  6. Sağlık Bakanlığı, 'Akciğer Görüntüleme Sistemi'ni hayata geçirdi
  7. Uzun süre kemoterapi tedavisi gören hasta karaciğer nakliyle sağlığına kavuştu
  8. Doç. Dr. Tülay Omma: Yeni diyabet türü Tip 5, kronik yetersiz beslenme sonucu gelişmekte
  9. Dünya çapında 5 kez ekibiyle dereceye giren Prof. Dr. Bakırdere: Kutuplarda çalışıyoruz artık uzayda da çalışmaya başlayacağız
  10. OMSAN Lojistik ve Shell & Turcas imzaladığı anlaşmayla iş ortaklığını büyüttü

© Copyright 2026

DHA