Gündem
Politika
Spor
Dünya
Ekonomi
Kurumsal
English
You are already subscribed to notifications.

'Birkaç saniyelik cesaret, bir ömür sürecek felçle sonuçlanabilir'

Yaz aylarında serinlemek için denize, göle veya havuza yapılan balıklama atlayışların, saniyeler içinde yaşamı tamamen değiştirebilecek sonuçlara yol açabildiğini söyleyen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, özellikle derinliği bilinmeyen ya da dibi görülemeyen alanlara yapılan kontrolsüz atlayışlar, boyun omurgası ve omurilik yaralanmalarının en önemli nedenleri arasında yer aldığını dile getirdi. Op. Dr. Balkan, yaz aylarında artış gösteren bu yaralanmaların çoğunun önlenebilir olduğuna dikkat çekerek "Birkaç saniyelik cesaret gösterisi ya da dikkatsizlik, kişinin tüm yaşamını değiştirebiliyor. Bu nedenle suya girmeden önce alınacak basit önlemler hayati önem taşıyor" dedi.

ABONE OL
İSTANBUL, (DHA) -

Balıklama atlamalarda en sık boyun omurlarında kırık, çıkık ve omurilik hasarı görüldüğünü belirten Medicana Çamlıca Hastanesi'nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, literatüre göre bu yaralanmaların yaklaşık yüzde 90'ının servikal bölgede, yani boyun omurgasında meydana geldiğini söyledi. Başın suyun tabanına ya da su altında fark edilmeyen sert bir cisme çarpmasının boyun omurlarında ciddi hasara yol açabildiğini ifade eden Op. Dr. Balkan, hastaların önemli bölümünün şiddetli boyun ağrısı, hareket kısıtlılığı ile kol ve bacaklarda uyuşma şikayetiyle hastaneye başvurduğunu belirtti.

Daha ağır olgularda ise omurilik yaralanmasına bağlı kısmi ya da tam felç gelişebildiğini aktaran Op. Dr. Balkan, yapılan çalışmalarda hastaların yaklaşık yarısında hastaneye başvuru sırasında nörolojik kayıp saptandığını söyledi. Yaz aylarında artış gösteren bu yaralanmaların büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Balkan, “Bu yaralanmaların en üzücü tarafı, neredeyse tamamının önlenebilir olmasıdır. Birkaç saniyelik cesaret gösterisi ya da dikkatsizlik, kişinin tüm yaşamını değiştirebilir. Suya girmeden önce alınacak basit önlemler ise hayat kurtarabilir" diye konuştu.

'HAYAT BİR ANDA TAMAMEN DEĞİŞEBİLİR'

Boyun omurgasında meydana gelen omurilik yaralanmalarının insan vücudunda en ağır sonuçlara neden olabilen travmalar arasında yer aldığını ifade eden Op. Dr. Balkan, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu hastalar yürüyemeyebilir, ellerini kullanamayabilir, kendi bakımını sürdüremeyebilir ve çalışma hayatından uzak kalabilir. Kol ve bacak hareketleri, dokunma hissi ile mesane ve bağırsak kontrolü en sık etkilenen fonksiyonlar arasındadır. Daha üst seviyedeki omurilik yaralanmalarında ise solunum kasları da etkilenebilir ve hasta solunum cihazına bağımlı hale gelebilir."

Tedavinin yaralanmanın şiddetine göre değiştiğini belirten Op. Dr. Balkan, omurilik üzerindeki baskının erken dönemde kaldırıldığı bazı hastalarda önemli düzelmeler görülebildiğini ancak omurilik dokusunun ciddi hasar gördüğü durumlarda kayıpların tamamen geri döndürülemediğini ifade ederek, "Omurilik, günümüzde tamamen onarılabilen bir doku değildir. Bu nedenle oluşabilecek hasarın önlenmesi, tedavisinden çok daha değerlidir" dedi.

'GENÇ ERKEKLER DAHA BÜYÜK RİSK ALTINDA'

Balıklama atlamaya bağlı yaralanmaların en sık genç erişkinlerde görüldüğünü söyleyen Op. Dr. Balkan, araştırmalarda yaralanan hastaların büyük çoğunluğunu 20-30 yaş arasındaki erkeklerin oluşturduğunu belirtti. Özellikle arkadaş ortamında yapılan cesaret gösterileri ile sosyal medyada görülen yüksekten atlama videolarının gençleri risk almaya yönlendirebildiğine dikkat çeken Op. Dr. Balkan, "Videolarda görülen ortamlar kontrollü olabilir. Ancak gerçek hayatta suyun derinliği, zeminin yapısı ya da su altında kaya, beton blok ve metal gibi engeller bulunup bulunmadığı çoğu zaman bilinmez. Kontrolsüz yapılan tek bir atlayış bile geri dönüşü olmayan sonuçlara neden olabilir" diye konuştu.

Yaz aylarında özellikle iskelelerden, kayalıklardan ve teknelerden yapılan kontrolsüz atlayışların ciddi risk oluşturduğunu belirten Op. Dr. Balkan, vakaların yaklaşık yüzde 90'ının mayıs-eylül döneminde meydana geldiğini söyledi.

'İLK MÜDAHALEDE YAPILAN YANLIŞLAR FELCE NEDEN OLABİLİYOR'

Suya atlama sonrasında boyunda şiddetli ağrı, boynu hareket ettirememe, kol veya bacaklarda uyuşma, güç kaybı, denge bozukluğu, bilinç bulanıklığı ya da nefes almada güçlük gibi belirtilerin ciddi omurga yaralanmasına işaret edebileceğini belirten Op. Dr. Balkan, olay yerindeki ilk müdahalenin büyük önem taşıdığını söyledi. "En sık yapılan hata yaralıyı hemen ayağa kaldırmaya veya yürütmeye çalışmaktır" diyen Op. Dr. Balkan, şu uyarılarda bulundu:

"Boyun ve baş mümkün olduğunca sabit tutulmalı, yaralı gereksiz yere döndürülmemeli veya çekiştirilmemelidir. Omurganın hareket etmesi en aza indirilmeli, 112 Acil Sağlık ekipleri vakit kaybetmeden aranmalıdır. İlk travmada omurilik tamamen kopmamış olsa bile bilinçsiz taşıma teknikleri, kalan sağlam sinir dokularına zarar verebilir. İyi niyetle yapılan yanlış bir hareket, ilk anda oluşan omurilik hasarını geri dönüşü olmayan bir felce dönüştürebilir."

'İYİ YÜZME BİLİYORUM DÜŞÜNCESİ KORUMUYOR'

Toplumda doğru sanılan bazı bilgilerin de risk oluşturduğunu belirten Op. Dr. Balkan, "İyi yüzme biliyorum, bana bir şey olmaz" düşüncesinin yanlış olduğunu söyledi. "Bu yaralanmaların temel nedeni boğulma değil travmadır" diyen Op. Dr. Mehmet Serdar Balkan, çok iyi yüzme bilen kişilerin de boyun kırığı ve omurilik yaralanması yaşayabileceğini ifade etti. Her boyun kırığının felçle sonuçlanmadığını ancak olay yerinde bunun ayırt edilemeyeceğini belirten Op. Dr. Balkan, kaza sonrasında ağrı olmasa bile omurga yaralanmasının bulunabileceğini söyleyerek "Özellikle uyuşma, güçsüzlük ve hareket kısıtlılığı gibi belirtilerin varlığında mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor" dedi.

Balıklama atlamaya bağlı boyun omurgası yaralanmalarının en çarpıcı özelliğinin, tamamen sağlıklı ve genç bireylerde görülmesi olduğunu belirten Op. Dr. Balkan, sözlerini şöyle tamamladı:

" Yaz aylarında suya girmeden önce yalnızca birkaç saniye ayırıp derinliği kontrol etmek, bir insanın geleceğini değiştirebilir. Unutulmamalıdır ki, bazı kazalar birkaç saniyede yaşanır; sonuçları ise ömür boyu sürer."

Diğer Haberler

  1. ‘Her miyom ameliyat gerektirmeyebilir’
  2. Bakan Memişoğlu'ndan yerli kalp-akciğer makinesiyle ameliyat olan hastaya ziyaret
  3. 'NATO Zirvesi süresince sağlık hizmetleri tam kapasite devam edecek'
  4. Bakan Memişoğlu: 22 bin 952 gebemize birebir destek ulaştırdık
  5. ABD'den Türkiye'ye tedavi için geldi, Bursa Şehir Hastanesi'nde sağlığına kavuştu
  6. Doç. Dr. Doğan: Aşırı sıcaklarda gıda zehirlenmeleri yoğun bakıma kadar götürebilir
  7. ‘Bağırsak florasında bozulma kolon kanseri riskini genç yaşlara taşıyor’
  8. 'Granulomatöz mastit, memede ağrı, şişlik ve iltihaplanmayla kendini gösteriyor'
  9. Prematüre ikizlerden biri helikopter ambulansla Niğde’ye sevk edildi
  10. Karne döneminde destekleyici ebeveyn tutumları çocukların öz güvenini etkiliyor’

© Copyright 2026

DHA