Prof. Dr. Altuntaş: Kanseri parmak iziyle takip ediyoruz
Ankara Hematoloji ve Onkoloji Derneği (AHOD) Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, "Kanseri artık parmak iziyle takip ediyoruz. Moleküler düzeyde takip ediyoruz, hücre düzeyinde takip ediyoruz, yapay zekayı entegre ediyoruz. Artık dijitalleşmeden faydalanıyoruz. 30 dakika sürecek bir işlemi 5 dakikaya indirebiliyoruz. Bunun raporlama süreçlerini de standardize ediyoruz. Bu bağlamda artık kanserde bir çağ yükleniyor ve bu çağ yapay zeka çağı diyebiliriz" dedi.
AHOD Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, Hematoloji ve Onkoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Öztürk Ateş, Hematoloji ve Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Fatih Yıldız, Hematoloji ve Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Halil Başar'ın da katılımıyla 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla Ankara'da basın toplantısı düzenledi.
'KANSER ARTIK ÇARESİZ BİR HASTALIK DEĞİLDİR'
Prof. Dr. Altuntaş, kanseri sadece tedavi şeklinde değil, bir yönetim şeklinde düşünmenin gerektiğini belirterek, "Kanser artık çaresiz bir hastalık değil, yönetilebilir bir süreçtir. Son yıllarda bilimsel gelişmelerle birlikte kanser alanında köklü bir paradigma değişimi yaşanmakta. Artık hedefimiz sadece hastalığı tedavi etmek değil, erken tanı sağlamak. Doğru risk analiziyle hastayı doğru bir şekilde tedavisi ve yönetimini sağlamak. Bu bağlamda da öz yaklaşımlarla kanseri etkin bir şekilde yönetmeyi arzu ediyoruz. 'Bu bağlamda kanser önlenebilir bir hastalıktır' diyoruz. Sigara, obezite, alkol, güneş ışınlarından korunma ve düzenli aktivitelerle kanser yüzde 30-50 oranda azaltılabilir, önlenebilir. Önlemenin ötesinde, 'Kanserde erken tanı da mümkündür' diyoruz. Bu bağlamda da bakanlığımızın bir ulusal kanser tarama programı var. Kanserde erken tanıyla birlikte 2 şey hayati öneme sahip. Birincisi başarı oranları, erken tanıda yüzde 50'den yüzde 95'lere kadar çıkabilmekte. Yani hastalığı tamamen kontrol etme olasılığımızı arttırmaktayız. 2'inci olarak ölümü konuşuyorsak; ölümü de yüzde 30'lara kadar azaltabiliyoruz. Yani, 'Erken tanı hayat kurtarıyor' diyoruz" dedi.
'KANSERDE YAPAY ZEKA ÇAĞI YÜKLENİYOR'
Prof. Dr. Altuntaş, genetik anlamda moleküler düzeyde her bir hücrenin parmak izinin çıkarıldığını belirterek, "Kanseri artık parmak iziyle takip ediyoruz. Moleküler düzeyde takip ediyoruz, hücre düzeyinde takip ediyoruz, yapay zekayı entegre ediyoruz. Artık dijitalleşmeden faydalanıyoruz. 30 dakika sürecek bir işlemi 5 dakikaya indirebiliyoruz. Bunun raporlama süreçlerini de standardize ediyoruz. Bu bağlamda, 'Artık kanserde bir çağ yükleniyor ve bu çağ yapay zeka çağı' diyebiliriz. Yani biz teknolojiyi kullandığımız zaman, moleküler düzeyinde takibi kullandığımız zaman, immunolojik takibi kullandığımız zaman, hedefe yönelik tedaviler ve bireysel tedavilerin önünü açmış oluyoruz. CAR T- hücrelerinin tedavilerinin sonuçları daha olgunlaştı. Başarı oranları her geçen gün teknolojinin gelişmesiyle artmakta. Hemotoloji kanserli hastalar için akıllı ilaçlar dönemi çok hızlı bir şekilde ilerliyor. Kronik lösemilerde artık hapını yuttuğu müddetçe hastalığı kontrol etmek mümkün. Bunların başarısı da yüzde 90-95'lerin üzerinde. Bu ne demektir? Hapını yut, lösemini tut. Önümüzdeki süreçlerde hapını yut, lösemini tut kavramı hematoloji kanserlerinin diğerlerinde de örneğin lenfomalarda, lenf bezi kanserlerinde de gündeme gelecek. Ön sonuçlar bunları gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Altuntaş, lenfomalarda immunoterapilerin kullanımının çok hızlı bir şekilde ilerlediğini de vurgulayarak, "Kök hücre naklinde yeni dönemde, 'Acaba tam uyumlu verici şart mı' sorusu tüm dünyada soruluyor, akademide soruluyor. Teknolojideki gelişmeler ile artık uyumsuz nakillerin de başarı oranlarının uyumlu nakiller kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Bu şu demektir, eğer kardeş vericisi yoksa tam uyumlu doku olarak tam uyumlu kardeş vericisi yok ise bu hastalara yeni bir umut demektir. Bu da önemli bir gelişme mi? Hastalar için çok ciddi bir umut, çok önemli bir gelişme, çok önemli bir ışık" dedi.
'YAPAY ZEKA, TEDAVİ SUNUCULARIN PARTNERİ OLARAK GÖREV ALACAK'
Doç. Dr. Fatih Yıldız, Türkiye yılda yaklaşık 240 bin yeni kanser hastasının tanı aldığını, daha iyi bir yaşam tarzı ile kanserden korunmanın mümkün olduğunu, erken tanı tarama yöntemlerinin hastalığın tedavi edilmesinde önemli rolü olduğunu belirtti. 1'inci ve 2'inci evrede yakalanan hastaların, 5 yıl ve 10 yıl sonundaki kanserin nüksetme oranlarının oldukça düşük olduğunu söyleyen Yıldız, kanserde yapay zekanın kullanımına ilişkin güzel gelişmeler olduğunu belirterek, "Burada yapay zekanın size bir yol arkadaşı olması ya da güven sağlayıcı bir partner olmasını beklemek çok doğal bir şey olmayacaktır. O yüzden yapay zeka tabii ki bize tanı ve tedavi süreçlerine destek olacak. Tabii ki daha iyi bir kanser tedavi hizmeti sunmamızda ileriki yıllarda daha da hızlı hizmet sunmamızda yardımcı olacak. Ama tek başına değil, burada kanserde tedavi sunucularının bir partneri olarak görev alacak gibi gözüküyor" ifadelerini kullandı.