DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3
DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3
1- TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ'TAN KAHRAMANMARAŞ'TA OKULDAKİ SALDIRIYA İLİŞKİN AÇIKLAMA
İSTANBUL, (DHA)- KAHRAMANMARAŞ'ta okula düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin açıklama yapan TBMM Numan Kurtulmuş, "Kahramanmaraş'ta bir okulda son derece acı, son derece üzüntülü bir olayın haberini aldık. Hakikaten içimiz kan ağlıyor, gerçekten büyük ve derin bir acı içerisindeyiz. Milletimizin başı sağ olsun. Üç öğrenci evladımız, bir öğretmen arkadaşımız bu saldırıda vefat ettiler. Bu olayın arkasındaki gerçek ne de olsa, katilin temel motivasyonları nelerdir, bunlar da ortaya çıkarılacaktır. Gerçekten ağır ve zor bir sınavla karşı karşıyayız. Ümit ederim ki olayın gerçeği, tüm gerçekliği, bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarılır. Allah rahmet eylesin, ölenler için başsağlığı diliyorum" dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152'nci Genel Kurulu kapsamındaki programın çıkışında Kahramanmaraş'taki okula düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin açıklama yaptı.
TBMM Numan Kurtulmuş, "Bugün burada İstanbul'da çok önemli bir uluslararası toplantıyı gerçekleştiriyoruz. 12-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek Dünya Parlamentolarının en üst çatı kuruluşu olan Parlamentolar Arası Birliğin 152. Genel Kurul Toplantısı dolayısıyla burada İstanbul'da toplanmış bulunuyoruz. IPU'nun uluslararası büyük kuruluşun şimdiye kadarki toplantıları içerisinde en yoğun katılımın olduğu, özellikle son zamanlarda en yoğun katılımın olduğu bir toplantıyı icra ediyoruz. 800'ü aşkın milletvekili, 155 ülke delegasyonu, 80 meclis başkanı ve meclis başkan vekillerinin de olduğu geniş bir katılımla gerçekten fevkalade başarılı bir organizasyonu gerçekleştiriyoruz. Ben burada emeği geçen bütün arkadaşlarımıza sizler aracılığıyla da teşekkürlerimi, tebriklerimi ve takdirlerimi ifade ediyorum" dedi.
'BÜTÜN EĞİTİM CAMİAMIZA BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM'
Kurtulmuş, "Böylesine başarılı bir organizasyonu gerçekleştirirken maalesef bugün Kahramanmaraş'ta bir okulda son derece acı, son derece üzüntülü bir olayın haberini aldık. Hakikaten içimiz kan ağlıyor, gerçekten büyük ve derin bir acı içerisindeyiz. Milletimizin başı sağ olsun. Üç öğrenci evladımız, bir öğretmen arkadaşımız bu saldırıda vefat ettiler. Allah rahmet eylesin, masum ufacık çocuklar vefat etmiş oldu. Tabii ki ilgili kurumlarımız, başta İçişleri Bakanlığımız olmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığımız olmak üzere, Sayın Bakanlarımız da bildiğim kadarıyla derhal olay yerine hareket ediyorlar. Bu olayın arkasındaki gerçek ne de olsa, katilin temel motivasyonları nelerdir, bunlar da ortaya çıkarılacaktır. Kahramanmaraş Savcılığı'nın çok geniş bir savcı ve savcı vekilliği heyetiyle birlikte soruşturmaya hemen başladığını biliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. Bütün evlatlarımıza, bütün öğrencilerimize, bütün eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum. Gerçekten ağır ve zor bir sınavla karşı karşıyayız. Ümit ederim ki olayın gerçeği, tüm gerçekliği, bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarılır. Allah rahmet eylesin, ölenler için başsağlığı diliyorum" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
--------
-Numan Kurtulmuş'un açıklaması
================
2- TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ: BAĞLANTISIZLAR HAREKETİ'NİN TOPLANTILARINA KATILIM SAĞLAMAKTAN MEMNUNİYET DUYUYORUZ
Gülseren KARAPINAR-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL, (DHA) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bağlantısızlar Hareketi Parlamenter Ağı Konferansı Toplantısı'na katıldı. Burada bir konuşma yapan Kurtulmuş, "Aradan geçen 60 yılı aşkın sürede dünyada yaşanan pek çok savaşa, çatışmaya ve haksızlığa karşı Bağlantısızlar Hareketi sessiz kalmamış, adaletsizlikleri reddetmiştir. Kalkınma yolundaki küresel çalışmalara büyük katkılar sunduğunu yakinen takip ettik. Hareketin bugün de başarılarla dolu geçmişinden aldığı güçle üyeleri arasındaki iş birliği ve dayanışmayı kuvvetlendiren bir köprü olarak önemli rol oynadığını biliyor; barış ve kalkınma yönünde ortak çabalarının şahidi olmayı sürdürüyoruz. Bu anlayışla son 20 yıldır Bağlantısızlar Hareketi'nin toplantılarına konuk ülke olarak katılım sağlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152'nci Genel Kurulu kapsamındaki Bağlantısızlar Hareketi Parlamenter Ağı Konferansı Toplantısına katıldı. Foruma çok sayıda ülkeden kadın parlamenterler de katılım sağladı.
'BARIŞ VE KALKINMA YÖNÜNDE ORTAK ÇABALARININ ŞAHİDİ OLMAYI SÜRDÜRÜYORUZ'
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Bağlantısızlar Hareketi, kurulduğu günden bu yana barışçıl, adil ve güvenilir bir uluslararası düzenin sağlanması çabalarında ön saflarda yer almaktadır. Aradan geçen 60 yılı aşkın sürede dünyada yaşanan pek çok savaşa, çatışmaya ve haksızlığa karşı Bağlantısızlar Hareketi sessiz kalmamış, adaletsizlikleri reddetmiştir. Kalkınma yolundaki küresel çalışmalara büyük katkılar sunduğunu yakinen takip ettik. Hareketin bugün de başarılarla dolu geçmişinden aldığı güçle üyeleri arasındaki iş birliği ve dayanışmayı kuvvetlendiren bir köprü olarak önemli rol oynadığını biliyor; barış ve kalkınma yönünde ortak çabalarının şahidi olmayı sürdürüyoruz. Bu anlayışla son 20 yıldır Bağlantısızlar Hareketi'nin toplantılarına konuk ülke olarak katılım sağlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi.
'KÜRESEL KONJONKTÜR, DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAKİ KRİZLERİ DERİNLEŞTİREN BİR MAHİYET ARZ ETMEKTE'
Kurtulmuş, "TÜRKPA ve KEİPA gibi üyesi olduğumuz ve etkin mevcudiyet sergilediğimiz çok taraflı platformların yapıları da Bağlantısızlar Hareketi Parlamenter Ağı ile gözlemcilik ilişkisi içinde iş birliği yapmalarını memnuniyetle karşılıyoruz. Günümüzde sayıları her gün artan çatışmalar, katliamlar, yoksulluk, iklim değişikliği, düzensiz göç ve insani krizler gibi toplumlarımızın ve gelecek nesillerimizin refahını ve huzurunu tehdit eden bir çok gelişmeyle karşı karşıya bulunuyoruz. Ne yazık ki, içinde bulunduğumuz küresel konjonktür, dünyanın dört bir yanındaki krizleri önlemek bir yana, daha da derinleştiren bir mahiyet arz etmektedir. Bir taraftan dünyanın kutuplaşmasına; kuralların, kurumların ve normların hiçe sayıldığına hep beraber şahit oluyoruz. Ortak geleceğimizi tehdit eden küresel sınamalara ancak çok taraflı platformların işletilmesi, uluslararası iş birliği ve samimi bir dayanışmayla karşı durabileceğimiz açıktır. Bu sebeple, Bağlantısızlar Hareketi'nin özünde yatan dayanışma ruhunu da taktirle karşıladığımızı ve önemsediğimizi ifade ediyorum" ifadelerini kullandı.
'AFETLERE KARŞI DAYANIKLI OLMAK TÜRKİYE AÇISINDAN ÖNEMLİ'
Kurtulmuş, "Hareket'in geçmişte sömürgeciliğin tasfiyesi ve ırkçılıkla mücadele gibi kritik alanlarda elde ettiği kazanımlara temel teşkil eden bu dayanışma ruhunun, günümüz sorunlarının çözümünde de önemini ve fark yaratma potansiyelini koruduğunu biliyoruz. Nitekim, Bağlantısızlar Hareketi'nin ve özellikle Küresel Güney'in, bugün, çok taraflılığın güçlendirilmesi, adil bir küresel idarenin sistemin kurulması ve barışın inşasına yönelik çabaların önemli katkıları olduğuna şahitlik ediyoruz. Bu bağlamda, Bağlantısızlar Hareketi'nin 5'inci Parlamenter Ağı Konferansı'nın temasının 'İklime Dayanıklı Şehirleşme' olmasını da önemli bulduğumuzu ifade etmek isterim. Günümüzde artan şehirleşme ve çevresel baskılar, şehirlerin iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesini zorunlu kılmaktadır. Deprem kuşağında yer alan ülkemizde bildiğiniz gibi, 6 Şubat depremlerinden sonra hem afetlere hem de iklim değişikliklerine, iklim kaynaklı risklere karşı dirençli olmak bakımından bütün hazırlıklarını sürdürüyor, hazırlıklarını geliştiriyor. Artık bu konularda hem depreme hem de iklim kaynaklı afetlere karşı dayanıklı olmak Türkiye açısından da önemli, hayati bir zarurettir" dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
-----
-Programdan görüntüler
-TBMM Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un konuşması
-Genel ve detaylar
=================
3- TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ: ORTADOĞU'DA KALICI HUZURUN YOLU İKİ DEVLETLİ SİYASİ UFKUN HAYATA GEÇİRİLMESİNİ GEREKTİRMEKTEDİR
Gülseren KARAPINAR-Ulaşcan ÖZER/İSTANBUL, (DHA) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu İkinci Toplantısı'na katıldı. Burada bir konuşma yapan Kurtulmuş, "Ortadoğu'da kalıcı huzurun ve istikrarın yolu, iki devletli siyasi ufkun temenni metinlerinden çıkıp artık hayata geçirilmesini gerektirmektedir. İlan edilen ateşkese rağmen Gazze'de insani yardım akışı ağır kısıtlamalara maruz kalmaya devam ediyor. 11 Ekim 2025'ten bu yana 757 Filistinli Gazze'de şehit edilmiştir. 2 bin 90 kişi de yaralanmış gazi olmuştur. "dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152'nci Genel Kurulu kapsamındaki Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu İkinci Toplantısı'na katıldı. Foruma çok sayıda ülkeden kadın parlamenter de iştirak etti. Forumun açılış konuşmasını yapan Kurtulmuş ""Mesele artık sadece bir toprak gaspıyla sınırlı ihtilaf olmanın çok ötesindedir. Karşımıza bir halkı var olmaktan çıkarmaya yönelen sistematik bir tasfiye ve soykırım zihniyeti ve politikası uygulanmaktadır" dedi.
'SİYASAL MEŞRUİYETİN EN TEMEL MESELESİ HALİNE GELMİŞTİR'
Forumun açılış konuşması yapan TBMM Başkanı Kurtulmuş "Filistin meselesiyle ilgili çok önemli gelişmeleri hep beraber yaşadık. Bunlardan birisi soykırımcı Netanyahu ve hükümetinin saldırganlıklarına dur durak demeden devam etmesi; her ne kadar bir anlaşma yapılmış görünse de bu anlaşmaya bağlı kalmayarak yine anlaşmanın imzalandığı tarihten, Mısır'da yapılan anlaşmadan sonra da çok sayıda Filistinli masum kadın ve çocuğu öldürmeye devam etmiş olmasıdır. Filistin meselesi hepimizin kabul ettiği gibi sadece iki devlet arasında sınır ihtilafı değildir. Filistin meselesi bir coğrafi mesele hiç değildir. Filistin meselesi bunun da çok ötesinde; bugün artık insanlık, siyasal meşruiyet ve uluslararası hukuk sisteminin en temel meselesi haline gelmiştir" dedi.
'İKİ DEVLETLİ SİYASİ UFUK ARTIK HAYATA GEÇİRİLMELİ'
Filistinlilere uygulanan şiddetin arttığına dikkat çeken Kurtulmuş, "Ortadoğu'da kalıcı huzurun ve istikrarın yolu, iki devletli siyasi ufkun temenni metinlerinden çıkıp artık hayata geçirilmesini gerektirmektedir. İlan edilen ateşkese rağmen Gazze'de insani yardım akışı ağır kısıtlamalara maruz kalmaya devam ediyor. 11 Ekim 2025'ten bu yana 757 Filistinli Gazze'de şehit edilmiştir. 2 bin 90 kişi de yaralanmış, gazi olmuştur. UNRWA dahil tüm insani yardım kuruluşları zor şartlar altında bırakılmıştır. Gazze Şeridi İsrail hükümeti ve parlamentosu kaynaklı düzenlemeler sebebiyle ciddi bir operasyonel kuşatma altındadır. Yardımların geçişi, sağlık hizmetlerinin sürekliliği ve sivil hayatın korunması ağır darbe almıştır. Tüm bağımsız kaynaklar insani geçiş hareketlerinin reddedildiğini ve sahadaki krizin daha da derinleştiğini teyit etmektedir. Öte yandan Gazze'deki bu insanlık dramının yanında Batı Şeria'da da Filistinlilere uygulanan şiddet artmakta, giderek daha da yüksek seviyelere ulaşmıştır. Doğu Kudüs'te süren oldu bittiler ve Mescid-i Aksa başta olmak üzere kutsal mekanların haysiyetini zedeleyen müdahaleler işgal siyasetinin hukuksuz, pervasız pratiklerini tüm dünyaya göstermektedir. On yıllar boyunca ilk sefer Mescid-i Aksa bu Ramazan ayında ibadete kapatılmış ve Müslümanlar Ramazan ayında Bayram namazları dahil namazlarını Mescid-i Aksa'da eda edememişlerdir. Kudüs'te hem Müslümanların hem de Hristiyanların kutsal mekanlarına yönelik saldırılar ve oldu bittiler sistematik bir şekilde devam etmektedir. Mesele artık sadece bir toprak gaspıyla sınırlı ihtilaf olmanın çok ötesindedir. Karşımıza bir halkı var olmaktan çıkarmaya yönelen sistematik bir tasfiye ve soykırım zihniyeti ve politikası uygulanmaktadır" diye konuştu.
'ÇOCUKLARIN VE AİLELERİN HAYATI GÖZARDI EDİLİYOR'
Kurtulmuş, İkili hukuku alışkanlık haline getiren Siyonist İsrail yönetiminin, yakın dönemde Filistinlilere yönelik idam cezası düzenlemesini parlamentolarında yasalaştırması ise hukuk kisvesi altında ayrımcı bir şiddet düzenini kurma arayışından başka hiçbirşey değildir. Dünyanın hiçbir yerinde böylesine ikili bir hukuk sistemine müsaade edilemez, müsamaha edilemez. Aynı suçu işleyen Filistinliye idam cezası, aynı suçu işleyen İsrail vatandaşına ise başka bir ceza verilmesi insanlık tarihinde görülmemiş bir çifte standart, bir büyük garabettir. İnsan hakları uzmanları sözkonusu tasarının yaşam hakkını ihlal ettiği, adil yargılanma güvencelerini zayıflattığı ve Filistinliler aleyhine ayrımcı sonuçlar doğurduğu uyarısında bulunmaktadır. Hiçbir meclis çoğunluğu, buranın altını çiziyorum, hiçbir meclis çoğunluğu insan onurunu hedef alan bu tür tasarruflara asla ve asla meşruiyet kazandıramaz. Onun için Knesset'te hangi çoğunlukla karar alırlarsa alsınlar, bu karar gayrimeşrudur, gayriinsanidir ve uygulanamayacak olan bir karardır. Uzun süredir insanlık adına büyük bir mahçubiyet ve hatta öfkeyle şahitlik ettiğimiz manzara; uluslararası kurumlar ve kuralların, şimdi de onun ardından kavramlarının içinin boşaltıldığı bir çürüme haline şahit olmaktır. Orantılılık dendiğinde toplu cezalandırmalar, meşru müdafaa dendiğinde kalıcı işgaller kastediliyor. Sınır güvenliği dendiğinde ise çocukların hayatı ve ailelerin hayatı göz ardı ediliyor. Esasında sözcükler ve terminoloji bozulunca hukuk irtifa kaybediyor. Hukuksuzlukların hüküm sürdüğü uluslararası sistemde siyaset ise daha çok kuvvetin gölgesinde esir alınıyor" dedi.
'MAHKEMELERDE YARGILANARAK HESAP VERECEKLERDİR'
Kurtulmuş, "Herşeye rağmen yürekten inanıyorum ki; tablo ne kadar olumsuz olursa olsun Netanyahu ve Siyonist şebeke uluslararası mahkemelerde gerekli karşılığı bulacak ve inşallah insanlığın vicdanında yargılandığı gibi uluslararası mahkemelerde yargılanarak hesap vereceklerdir. Çünkü dünya ölçeğinde yükselen vicdani itirazın ve insanlık cephesinin küçümsenemeyecek bir ağırlığı ortaya çıkmaktadır. Üniversitelerde, şehir meydanlarında, sivil alanlarda, inanç topluluklarında, ulusal parlamentolarda yükselen her itiraz insanlık cephesini güçlendirmekte, Filistin meselesini küresel adaletin ana başlığı ve insanlık için bir turnusol kağıdı haline getirmektedir. Öte yandan ateşkesin gerçek hüviyetine kavuşturularak korunması, insani yardım hatlarının açılması, yeniden imar sürecinin emniyet altına alınması, çözümün gerçekçi bir takvimle desteklenmesi konusunda hiç şüphesiz daha cesur parlamenter bir eşgüdüme ihtiyaç olduğu da açıktır. Öte yandan Filistin'de gerçekleştirilecek anayasal yenilenme, temel yasaların güncellenmesi, ulusal birliğin sağlanması, temsil gücü yüksek seçimlerin hazırlanması ve kurumsal kapasitesinin tahkimi de herhalde en önemli meselelerimizden birisidir. Filistin halkının iradesini güçlendiren her adım dış baskıları boşa çıkaran stratejik bir değere sahip olacaktır" dedi.
'SONUNDA ÖZGÜR BİR FİLİSTİN DEVLETİ KURULACAKTIR'
Kurtulmuş konuşmasının sonunda, "Yasama kurumları olarak bizler, bu platforma destek veren parlamentolar, her alanda Filistin'e teknik destek vermeye, deneyim paylaşmaya, seçim mevzuatı, idari kapasite ve yeniden imar gibi mali çerçeve başlıklarında katkı sunmaya hazırız. Benim kanaatim; Filistin halkını tarihin dışına itmeye yönelik her türlü mesele tersyüz olacak ve her türlü hesap yarıda bırakılacaktır; çünkü ilelebet; nehirden denize kadar Filistin'in, özgür bir Filistin Devleti'nin kurulması için verilen bu mücadele mutlaka başarılı olacak ve sonunda özgür bir Filistin Devleti kurulacaktır. Adalet gecikse de soykırım ve zulüm düzeni asla ve asla uzun sürmeyecektir. Şunu açıklıkla ifade etmek istiyorum; bugünler Netanyahu çetesi için iyi günlerdir. Onları bekleyen daha nice hesap verecekleri günlerin yakın bir zamanda gerçekleşeceğine yürekten inanıyorum"dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
---------
-Toplantıya katılanlardan detay
-TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un konuşması
-Genel ve detay görüntüler
=========
4- BİLAL ERDOĞAN: TÜRK MÜZİĞİNİ BİLEN, ÇOK İYİ İCRA EDEN ENTELEKTÜELLER YETİŞSİN
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Fırat ALKIZ/İSTANBUL,(DHA) -PALET Türk Müziği İlkokulu ile Haliç Üniversitesi arasında eğitim iş birliği protokolü imza töreninde konuşan YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Buradan konservatuvara devam eden var, etmeyen var. Hepsi konservatuvara gidecek diye bir derdimiz yok ama Türk müziğini bilen, çok iyi icra eden entelektüeller yetişsin. Hangi alana devam ederse etsin, derdimiz bu" dedi.
Yeni Türkiye Eğitim Vakfı'na (YETEV) bağlı Palet Türk Müziği İlkokulu ile Haliç Üniversitesi arasında imzalanan eğitim iş birliği protokolü, bugün Palet Türk Müziği İlkokulu'nda gerçekleştirilen törenle imzalandı. Törene, YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş, YETEV Okulları Genel Müdürü Yusuf Tüfekçi, Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Enes Eryarsoy, Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Kemal Bilal Aydın, Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Abdullah Ceylan, Mütevelli Heyeti Üyesi Hulusi Yiğit, Konservatuvar Müdürü Prof. Dr. Murat Salim Tokaç ve Genel Sekreter Alim Uçar katıldı. İmzalanan protokolle, Haliç Üniversitesi ile Palet Türk Müziği İlkokulu arasında Türk musikisi eğitimine ilişkin bilgi, birikim ve yöntemlerin paylaşılması, tarafların sahip olduğu kaynakların öğrenci ve öğretim elemanlarının erişimine açık ortak bir veri tabanında sunulması ve ortak amaçlara yönelik projelerde kurumsal iş birliği yapılması amaçlanıyor.
'BİRBİRİMİZİN ORTAK AMAÇLARINA YÖNELİK FAALİYET VE PROJELERİ DESTEKLEYECEĞİZ'
İmza töreninde protokol şartlarını okuyan Bilal Erdoğan, "Birbirimizin ortak amaçlarına yönelik faaliyet ve projeleri mümkün olan en geniş ölçüde destekleyeceğiz. Karşılıklı mutabakat sağlamak kaydıyla, ek protokollerle birbirimizin mensup, mezun ve paydaşlarına çeşitli kampanya ve avantajlar tanıyacağız. Bu arada hiçbiri diğer taraf adına karar alma ya da diğer tarafı bağlayan bir işlemde yapmayacak" diye konuştu. Törenin ardından gerçekleşen istişare toplantısında konuşan Erdoğan, "Biz 2011 yılında ilk anaokulumuzu açtığımız zaman, yine Palet markasıyla, müzik eğitimini nasıl yapmalıyız, bizde bu nasıl farklı olmalı, anaokulunda nereden başlanmalı, hem kullandığımız Montessori pedagojisine uygun bir şekilde hem de bizim müziğimizle bunu nasıl yapabiliriz diye çalışmaların sonunda Yüce ile tanıştık. Yüce ile bir yerden başladık, ilk önce anaokulunda müzik eğitimi, ondan sonra ilkokulumuzu açtığımızda ilkokulda nasıl devamını getiririz ve sonra Palet Türk Müziği İlkokulu taçlandığı adeta yer olmuş oldu" ifadelerini kullandı.
'TÜRK MÜZİĞİNİ BİLEN, İCRA EDEN, ÇOK İYİ İCRA EDEN ENTELEKTÜELLER YETİŞSİN'
Bilal Erdoğan, "Bugüne kadar birçok kurumlarla bir araya geldik, iş birlikleri konuştuk, akademik sempozyumlar yaptık, çocuk şarkıları beste yarışmaları yaptık, çocuk enstrümanları yapım yarışması yaptık. Bu şekilde hem buradaki imkanları kullanmak istiyoruz hem buradan yetişen çocuklarımızın ki çok daha yani 10-11 yaşında buradan mezun oluyorlar ama çok daha görgülü, donanımlı bir şekilde mezun olmalarını istiyoruz. Buradan konservatuvara devam eden var, etmeyen var. Hepsi konservatuvara gidecek diye bir derdimiz yok ama Türk müziğini bilen, icra eden, çok iyi icra eden entelektüeller yetişsin. Hangi alana devam ederse etsin, derdimiz bu. Hele hele şöyle 3 yılda, 5 yılda bir böyle paradigma değiştirecek bir Alaeddin Yavaşca, Cinuçen Tanrıkorur boyutunda işler yapacak bir Sadettin Kaynak, Tanburi Cemil. Kim bilir, birisi buradan çıksa maksat hasıl olmuş olacak. Bir nesli belki yeniden Türk müziğiyle barıştıracak müzik insanlarının yetişebileceğine biz inanıyoruz" dedi.
'BİNDEN FAZLA ÖĞRENCİ İÇERİSİNDEN 24 ÇOCUĞUMUZU ALIYORUZ'
Erdoğan, "Her sene yetenek sınavıyla öğrenci alınıyor, yine başladık, şu anda sınavlarımızı yapıyoruz. Binden fazla öğrenci içerisinden 24 çocuğumuzu alıyoruz. Çocuklarımız elbette müzik yeteneği üst düzeyde. Yeteneğe göre seçtikten sonra ailelerinin gelir durumuna göre burslandırıyoruz. Büyük oranda bütün çocuklarımız kısmi veya tam burslu olarak burada okuyorlar. Buradan mezun olup konservatuvara devam etmek isteyenler için Medeniyet Üniversitesi yakın, onların müzik bölümüyle çalışıyoruz. Milli Eğitim, Medeniyet Üniversitesi ve bizim iş birliğimizde Üsküdar'da bir müzik ortaokul-lisesi açıldı. Oraya devam edebiliyorlar, böylelikle müzik bölümüne de ortaokuldan itibaren devam edebiliyorlar. Biz de oradaki öğrencilerden ihtiyaç sahibi olanları da yine burslandırarak destekliyoruz. Bu bizim vakfımız, vakfımızın bünyesindeki okullarımız; dolayısıyla hem kar amacı gütmüyoruz hem de bu şekildeki sosyal sorumluluk projelerimizi güçlendirerek sürdürmeye çalışıyoruz" diye konuştu.
'AHENKLİ BİR SES ÇIKACAĞINA EMİNİM'
Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Enes Eryarsoy ise, "Bach'ın, yanlış hatırlamıyorsam, bir 'Crab' (Yengeç Kanonu) diye bir eseri vardı. Soldan sağa, sağdan sola ters çevirince ve aynı zamanda sarmal halde okuyunca farklı kombinasyonlardan farklı sesler çıkartıyordu. Sesler birbirine girdiği zaman, eş zamanlı iki taraftan okuduğunuzda daha da ahenkli oluyordu. Haliç Üniversitesi eğer bir taraftan gidiyorsa, buradaki Palet Okulu da öbür taraftan gidiyorsa, birleştiği zaman muhakkak ki çok böyle tatlı, ahenkli bir ses çıkacağına eminim" sözleriyle imzalanan protokolü değerlendirdi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
------------
-Törenden detaylar
-Dinletiden görüntüler
-İmza Töreni
-Bilal Erdoğan konuşması
-Enes Eryarsoy konuşması
-İstişare toplantısı detay
=============
5- BİLAL ERDOĞAN: KURUM İNŞA ETMEK KALICI İŞLER YAPMANIN OLMAZSA OLMAZI
Tuğçe SEZER ODABAŞI-Fırat ALKIZ/İSTANBUL, (DHA)- YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 'Kadim Meşk Sistemi ve Musiki Eğitimi İçin Sürdürülebilir Eğitim Politikası' projesinin kapanış ve sertifika törenine katıldı. Burada bir konuşma yapan Erdoğan, "Kurum inşa etmek, kalıcı işler yapmanın olmazsa olmazı. Çünkü eğer bir insanla kaim bir proje yapıyorsanız, o insan başlı başına bir kurum olsa dahi vefatından sonra sürdürülebilir bir hizmet yerinde kalmayabilir. Onun için biz bu okulu kurarken de bu okulun bir kurum olmasını hedefledik. Yani Türk müziğine hizmet eden, Türk müziğinin toplumumuzda daha iyi tanınmasını hedefleyen kadim kültürümüzün, geleneklerimizin ve kimliğimizin yeni nesillere aktarılmasını sağlayan bir kurum. Hamdolsun bugün görüyoruz ki, iş birliklerimizle, ortak çalışmalarla burası bir kurum olma yolunda emin adımlarla geleceğe yürüyor" dedi.
Akademisyenlerin sanatçıların öğretmenlerin ve öğrencilerin biraraya geldiği törene Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ve Konya Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Ahmet Çalışır katıldı. Beş gün boyunca devam eden programa katılan öğrenciler usta-çırak buluşmaları, uygulamalı meşk oturumları, atölye çalışmaları ve uzman söyleşileriyle Türk musikisinin geleneksel eğitim metodunu tecrübe etme fırsatı buldu. Eğitimlerini tamamlayanlara sertifikaları YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ve protokol üyeleri tarafından verildi. Programda İstanbul Medeniyet Üniversitesi Amir Ateş Müzik Ortaokulu öğrencileri bir konser verdi. Konserin ardından açılış konuşmalarına geçildi.
'KURUM İNŞA ETMEK KALICI İŞLER YAPMANIN OLMAZSA OLMAZI'
Programda konuşan Bilal Erdoğan, "Kurum inşa etmek, kalıcı işler yapmanın olmazsa olmazı. Çünkü eğer bir insanla kaim bir proje yapıyorsanız, o insan başlı başına bir kurum olsa dahi vefatından sonra sürdürülebilir bir hizmet yerinde kalmayabilir. Onun için biz bu okulu kurarken de bu okulun bir kurum olmasını hedefledik. Yani Türk müziğine hizmet eden, Türk müziğinin toplumumuzda daha iyi tanınmasını hedefleyen kadim kültürümüzün, geleneklerimizin ve kimliğimizin yeni nesillere aktarılmasını sağlayan bir kurum. Hamdolsun bugün görüyoruz ki bu işbirliklerimizle, bu ortak çalışmalarla burası bir kurum olma yolunda emin adımlarla geleceğe yürüyor. Mezun çocuklarımızın buradan sonra devam edebileceği bir ortaokulun bir müzik bölümünün olması, dolayısıyla bir kesintisiz zincirin 6 yaşından üniversite yıllarına ve yetişkinlik, ondan sonraki belki sanat insanı olacakları, virtüöz olacakları, üstat olacakları yıllara kadar devam ettirilmesi uzman ellerde, sistemli bir şekilde, profesyonel kurumsal bir şekilde devam etmesi zaten hedeflenen ve zaten maksadımız" diye konuştu.
Erdoğan, "Bu projede emeği geçenlere, Medeniyet Üniversitesi’ne, Amasya Üniversitesi’ne, Konya Büyükşehir Belediyesi’ne hepsine çok teşekkür ediyorum. Ümit ediyorum ki burada yetişen arkadaşlarımız kendileri her gün onlarca öğrenciyle biraraya geldiklerinde bu meşk usulünün daha yaygın, daha doğru bir şekilde uygulanmasının teminatı olacaklar. Aslında bugüne kadar Üsküdar Musiki Cemiyeti gibi kurumlarla alternatif mecra gibi hayata tutunmasını sağlayan Türk müziğinin bir kanalın, artık daha da güçlenmesini sağlayacak olan arkadaşlarımıza güçlü bir şekilde katıldıkları için teşekkür ediyorum. Hepsine başarılar diliyorum. Kendilerini bir kültürün, bir kimliğin, bir misyonun taşıyıcısı olarak görmelerini özellikle vurguluyorum. Allah hepinize güç kuvvet versin" ifadelerini kullandı.
'KADİM MEŞK GELENEĞİNİ BÜTÜN MEMLEKETLE PAYLAŞMA GAYRETİ İÇERİSİNDEYDİK'
Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş ise, "Kurulduğumuz günden itibaren sadece bir bina içerisinde eğitim vermek değil, bu eğitim ekosistemine savunduğumuz kadim meşk geleneğini aslında bütün memleketle paylaşma noktasında çok büyük gayret içerisindeydik ve bu gayretlerin neticesi olarak da pek çok yükseköğretim kurumuyla protokoller imzaladık ve istiyoruz ki aslında ülkemizde sıra dışı birşey, malumunuz protokoller hep kağıt üstünde kalır ama biz öyle olmasın gayreti içerisindeyiz. Bütün üniversitelere çok teşekkür ediyorum ama onların içerisinde tabii ki Medeniyet Üniversitesi'nin yeri bir ayrı. Medeniyet Üniversitesi ile çok büyük iki projeye imza attık. Türkiye'nin ilk Türk Müziği Ortaokulu'nu Milli Eğitim Bakanlığımızın himayesinde ve bizlerin danışmanlığında hayata geçirdik ve ikinci olarak bu büyük Avrupa Birliği (AB) projesini de hayata geçirmiş olmak işte misyonumuzu yayma noktasında bize fırsat tanıdı" dedi. Konuşmaların ardından İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülfettin Çelik ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Ubeydullah Sezikli, desteklerinden ötürü YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’a plaket ve hediye takdim etti.
SERTİFİKALAR SAHİPLERİNİ BULDU
Programda musiki eğitimi programını başarıyla tamamlayanlara sertifikaları verildi. Nazlı Betül Sezikli sertifikasını Necmeddin Bilal Erdoğan’ın elinden alırken, Alican Özcan, Begüm Öztürk, Ömer Faruk Değer, İlayda Durmuş, Muhammed Emir Yurt, Yusuf Berke Bostancı, Kaya Çağlı, Gülneva Kaşıkçı, Duru Ceren Arslan ve Şeyma Kahraman’a da belgeleri protokol üyeleri tarafından verildi. Tören sertifika takdiminin ardından sona erdi.
AMAÇ KÜLTÜREL MİRASIN SÜRDÜRÜLMESİ
İstanbul Medeniyet Üniversitesi koordinasyonunda yürütülen 'Kadim Meşk Sistemi ve Musiki Eğitimi için Sürdürülebilir Eğitim Politikaları' konulu proje Konya Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Üniversitesi (İ.Ü.)Dini Musiki Uygulama ve Araştırma Merkezi, Amasya Üniversitesi ve Özel Üsküdar Palet İlkokulu ortaklığında yürütülüyor. Osmanlı'dan bugüne aktarılan kadim meşk sistemi merkez alınarak, Türkiye'nin musiki ve kültürel mirasını gençlerle buluşturmak ve bu geleneksel öğretim yöntemini çağdaş eğitim süreçleriyle yeniden ilişkilendirmek amaçlanıyor. Avrupa Birliği (AB) ve Erasmus programı tarafından desteklenen proje 18-30 yaş aralığındaki gençlerin biraraya gelerek musiki temelli ortak bir öğrenme oluşturmasını hedefliyor. Projeyle kültürel mirasın sürdürülebilir bir eğitim modeli olarak yaygınlaştırılması da amaçlanıyor. (DHA)
Görüntü Dökümü:
---------------------
-Bilal Erdoğan'ınkonuşması
-Yüce Gümüş'ün konuşması
-Plaket ve ödül takdimi
-Sertifika dağıtılması
-Genel ve detay görüntüler
================
6- HAVACILIK FUARI IFTE 2026 BAŞLIYOR
İSTANBUL (DHA) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Devlet Hava Meydanları İşletmeleri'nin destekleriyle düzenlenen IFTE Uluslararası Havacılık Eğitim Fuarı , 17-18-19 Nisan 2026 tarihlerinde Atatürk Havalimanı C Terminali'nde kapılarını açıyor. IFTE 2026 havacılık sektörünün önde gelen kurumlarını, profesyonellerini ve havacılık kariyeri hedefleyen binlerce ziyaretçiyi bir araya getirecek.
Havacılık eğitimine ve kariyerine yön vermeyi amaçlayan fuar; pilotaj, kabin hizmetleri, uçak bakım, yer hizmetleri ve havacılık yönetimi gibi birçok alanda eğitim veren kurumları aynı çatı altında buluşturuyor. 2013 yılından beri düzenlenen fuarda katılımcılar, hem yurt içi hem de yurt dışı eğitim fırsatlarını yakından tanıma imkânı bulurken, sektör profesyonelleri de iş bağlantısı kurma şansı yakalıyor. IFTE, havacılık istihdamına yönelik katkılar sunarken kurum ve kuruluşları için de işbirliği ortamı yaratıyor.
GÜNCEL GELİŞMELER ELE ALINACAK
IFTE 2026 kapsamında düzenlenecek olan konferans ve panellerde, havacılık sektöründeki güncel gelişmeler, kariyer fırsatları ve eğitim süreçleri detaylı şekilde ele alınacak. Alanında uzman konuşmacıların yer alacağı etkinlikler, özellikle gençler ve kariyerini havacılıkta şekillendirmek isteyenler için yol gösterici olacak. IFTE, Türkiye'nin havacılık alanındaki insan kaynağına katkı sağlamayı ve sektördeki nitelikli iş gücünü desteklemeyi sürdürüyor. Havacılığa ilgi duyan herkesi bir araya getiren IFTE Uluslararası Havacılık Eğitim Fuarı, 2026 yılında da sektörün geleceğine ışık tutmayı amaçlıyor.
70'İN ÜZERİNDE KURUM VE KURULUŞ BİR ARAYA GELİYOR
IFTE, başta Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Devlet Hava Meydanları İşletmeleri, bayrak taşıyıcı Türk Hava Yolları olmak üzere, havayolu şirketleri, uçuş akademileri, yerli ve yabancı simülatör üreticileri, üniversiteler, uçak bakım ve yer hizmetleri kuruluşları ve meslek örgütleri olmak üzere 70'in üzerinde havacılık paydaşını ağırlıyor. Havacılık kariyer planlaması yapan gençler, sözkonusu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile doğrudan iletişim kurma ve bilgi edinme imkanı yakalıyor. Ayrıca şirketlerin birbirleriyle güçlü bir iş bağlantısı kurmasına da olanak sağlıyor.
=====================
7- BANU PARLAK’IN KOMŞUSUNUN KÖPEĞİ LEO'NUN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN DAVADA İLK DURUŞMA
Ceyda YEŞİLOĞLU/İSTANBUL, (DHA)- Beylikdüzü'nde sanal medya ünlüsü Banu Parlak'a ait 'Drago' isimli köpeğin komşusu Kılıç ailesine ait 'Leo' isimli köpeğe saldırıp öldürmesi sonrası açılan davanın ilk duruşması görüldü. Parlak mazeret dilekçesi vererek duruşmaya katılmadı. Duruşma eksik husuların giderilmesi için 30 Kasım'a ertelendi.
Olay, 24 Mart 2024 tarihinde Beylikdüzü’nde meydana geldi. Banu Parlak’a ait olan alabay cinsi 'Drago' isimli köpek tasmasız ve ağızlıksız gezdiği sırada komşusu Yasemin Kılıç ve köpeği Leo’ya saldırdı. Saldırı sonrası Kılıç yaralanırken, Leo yaralı olarak götürüldüğü veteriner kliniğinde hayatını kaybetti. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame hazırlandı. Parlak hakkında, ‘Evcil hayvanı öldürme’ suçundan 4 yıl, ‘Evcil hayvanının saldırması’ suçundan ise 2 yıla kadar hapis cezası istendi.
‘KÖPEĞİN DİŞ İZLERİ HALA KOLUMDA’
Olayla ilgili Büyükçekmece 8’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşma görüldü. Banu Parlak mazeret dilekçesi vererek duruşmaya katılmadı. Duruşmaya Yasemin Kılıç ile annesi tanık İlknur Kılıç ve avukatı katıldı. Yasemin Kılıç duruşmada, "Olay günü biz annemle birlikte köpeğimizi Leo’yu da alarak markete gittik dönerken Banu Parlak’ın köpeği çok havladığı için ben sitenin arka tarafından dolanıp eve girmeye karar verdim. Elimde köpeğimle birlikte arka taraftan dolaşırken bir anda Banu Parlak’ın köpeği karşımıza çıktı tasması ve ağızlığı yoktu. Hemen köpeğime saldırdı onları ayırmaya çalışırken beni de ısırdı. Köpeğin diş izleri de hala kolumda mevcut. Biz köpeğimizi kliniğe yatırdık ertesi gün köpeğimizin öldüğünü öğrendim ve fenalaştım. Ambulans geldi araca binerken Parlak ve adını sonradan öğrendiğim Cihan isimli şahıs bana laf attı ben de onlara bağırınca Cihan benim boğazımı sıktı ikisinden de şikayetçiyim" dedi. Duruşma eksik hususların giderilmesi için 30 Kasım tarihine ertelendi. (DHA)
==========================