Geri Dön
GündemİBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında 82’nci duruşma

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında 82’nci duruşma

İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 50’si tutuklu 414 sanık, 82’nci duruşmada hakim karşısına çıktı.

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında 82’nci duruşma

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

'KAT KARŞILIĞI ŞEKLİNDE SÖZLEŞME İMZALADIK'

Tutuksuz sanık iş insanı Halil İbrahim Babacan savunmasında, “2017 yılında Beylikdüzü’nde bulunan bir arazi için arsa malikleri ile hasılat paylaşımı, kat karşılığı şeklinde bir sözleşme imzaladık. Beylikdüzü’nde 10 yıl öncesinden farklı işler yapmıştık ama uzun süreden beri o ilçede iş yapmıyorduk. Bunun akabinde belediyeye başvurduk ve belediyedeki başkan danışmanı olarak Sayın Mehmet Murat Çalık’la görüşmeye gitmiştim. Çalık tarafından bana şu söylendi: Bir spor tesisinin yapılmasının ideal olabileceği, burada da eğitime katkı sağlayacak, gerek sosyal donatıya katkı sağlayacak şekilde bir spor tesisi yapılmasıyla ilgili ihtiyaçları olduğunu söylemişti. Ben de inşaat firması olduğumuzu, daha önce yaptığımız bu yardım veya bağışları bir şekilde şirketimizin yapıp daha sonra bunu kendi içimizde muhasebeleştirip, belgelendirip bağış kapsamına alıp daha sonra ilgili kuruma bağış yaptığımızı söyledim. Bu anlamda bizim yapmamızın uygun olmayacağını, kendilerinin bir şekilde anlaştığı bir şirket olduğunu ve bu şirket tarafından bunun yapılmasının uygun olacağını bana söyledi. Bir şekilde spor salonuyla ilgili o firmanın da bize gerektiği zaman ödemelerimize karşılık fatura düzenleyebileceğini söyledi. Sonra bu firmanın kim olduğunu öğrenmek istedim. Asoy İnşaat, Adem Soytekin olduğunu söyledi. Bu çeklerin daha sonrasında Asoy İnşaat tarafından tahsil edildiğini, bunu hangi işlerde, nerede, ne şekilde kullandığını da bilmediğimi ifademde de belirtmiştim.” dedi.

‘RÜŞVETLE İLGİLİ BİR KONU YOK’

Soru sormak için söz alan Mehmet Murat Çalık, “İnşaatınızın herhangi bir aşamasında sizden herhangi bir zorlamayla talebim oldu mu?” dedi. Babacan, “Böyle bir talebiniz olmadı” dedi.

Murat Çalık’ın, “İradeniz baskı altına alınarak rüşvet vermek zorunda mı kaldınız yoksa kendi rızanızla bir sosyal donatıya katkı isteğini yerine mi getirdiniz?” diye sordu. Babacan, “Rüşvetle ilgili bir konu yok. Yaptığımız işlerin büyüklüğünün farkındayız. Bu sebepten dolayı da sizden böyle bir talep geldi, ilçeye bir katkı sağlamamızın uygun olacağını dile getirdiniz” dedi.

‘BÖYLE BİR MUAMELEYLE KARŞI KARŞIYA KALMADIM’

Tutuksuz sanık Cemal Ufuk Karakaya, “Ben encümen üyesi değilim ve görev yaptığım süreçte hiç encümen üyesi olmadım. Ben katıldığım encümen toplantılarına genel sekreter vekili sıfatıyla katıldım. Genel sekreterin izinli ya da görevli olduğu zaman yardımcılarından birine vekalet verilirdi, ben de bu suretle bu encümen toplantısına katıldım. Bu tür vekalet görevi tarafımıza çoğunlukla bir gün önce veya aynı gün bildirilirdi” dedi.

Soru sormak için söz alan İmamoğlu, “Ufuk Bey, sizinle çalışmamızda bu nezaket dilinin dışında bir emir kipi, ‘şunu şöyle yapın, derhal şunu götürün veya indirin, kaldırın, ödeyin’ tarzında konuşmamıza şahitliğiniz olmuş muydu?” diye sordu. Karakaya, “Hayır, olmamıştır Başkanım. Hiç böyle bir muameleyle karşı karşıya kalmadım” dedi. İmamoğlu ise, “Dolayısıyla benim emir dahi vermediğim bir yerde, hiyerarşik düzenin dışında sizi bir başkasına bağlayıp ‘ondan emir alacaksınız’ diye bir şey yaşatmış olmam mümkün müdür?” sorusuna Karakaya, “Hayır” dedi.

‘ZABITA OLARAK MEVZUATA AYKIRI HİÇ BİR İŞLEM YAPMADIM’

Tutuksuz sanık eski İBB Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy, "İBB Zabıta Daire Başkanı olarak görev yaptığım dönemde maddi veya manevi bir çıkar, kariyer beklentisi ya da makam veya pozisyon hedefim hiç olmadı. Bu nedenle kendime veya bir başkasına, herhangi bir kişi veya oluşuma menfaat sağlamak yönünde bir düşüncem ve motivasyonum yoktu. Tek amacım bana tevdi edilen görevi alnımın akıyla kimseye mahcup olmadan tamamlayarak huzur dolu emeklilik hayatıma dönmekti. Tüm bu nedenlerle kendi talebim doğrultusunda 2023 yılında Zabıta Daire Başkanlığı görevinden sağlık sorunlarımla birlikte ayrıldım. Bu görev anlayışıyla zabıta olarak mevzuata aykırı hiçbir işlem yapmadık" dedi.