Son dakika hormon haberleri ile ilgili DHA'ya eklenen tüm haberler bu sayfada yer almaktadır. Geçmişte yaşanan hormon gelişmeleri, bugün yaşanan en flaş gelişmeler ve çok daha fazlası sürekli güncel olan hormon haber sayfamızda...
haber başlıkları altta listelenmiştir. Son dakika haberleri de dahil olmak üzere şu ana kadar eklenen toplam 687 hormon haberi bulunmuştur.
‘Gebelik kaybı sonrası infertilite süreci sıfırlanmamalı’Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Funda Göde, Birleşik Krallık merkezli National Institute for Health and Care Excellence (NICE) tarafından mart ayında yayımlanan fertilite kılavuzu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Gebelik kaybı sonrası infertilite süreci sıfırlanmamalı diyen Doç. Dr. Göde, “Gebelik kaybı ya da dış gebelik, kişinin infertilite değerlendirmesi için gerekli süreyi baştan başlatmak için tek başına geçerli bir gerekçe olarak kabul edilmiyor. Böylece bazı hastalarda bekleme süreleri azaltılabilir ve tedaviye erişim standart hale gelebilir” dedi.
'Altın yumurta' ile Ömer Asaf'ı kucağına alan Şeydanur'un ilk Anneler GünüÇanakkale'nin Gelibolu ilçesinde yaşayan ve 8 yıldır evli olan Volkan (35) Şeydanur Ercan (29) çifti Bursa'da olduğu tüp bebek tedavisiyle oğulları Ömer Asaf'ı kucağına aldı. Tedavi sonrası elde edilen 'altın yumurta' ile anne olduğunu söyleyen Şeydanur Ercan, "21 yaşında erken menopoz teşhisi konuldu. Hayal kırıklığı yaşadım. İlk başlarda kabul edemedim. Sonra tedaviye başladık. Bu benim ilk Anneler Günüm olacak, evladıma kavuştum. Artık buruk geçmeyecek bir Anneler Günüm var. Bu Anneler Günü’nde artık ağlamayacağım" dedi. Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Betül Dündar da "Şeyda Hanım'la tanıştığımızda yumurtalık rezervi son derece azalmıştı ve erken menopoza doğru ilerleyen bir süreci vardı. Yaklaşık 1 yıl süren tedavi sonunda o çok kıymetli yumurtayı elde edebildik. Yani bir anlamda ‘altın yumurta’ ile anne oldu diyebiliriz. Yumurtalık rezervi bu kadar azalmış, erken menopoza ilerleyen hastalarda elde edilen her bir yumurta son derece değerlidir" diye konuştu.
‘Regl dönemi bedeni dinleme sürecidir’Regl döneminin yalnızca fiziksel bir süreç olarak görülmemesi gerektiğine değinen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sibel Ekici, “Bu dönem, bedenin ihtiyaçlarını daha iyi anlamak için bir fırsattır. Hormonlardaki değişimle beden farklı bir ritme girer. Dinlenme, dengeli beslenme ve kendine özen gösterme bu süreçte büyük önem taşır” dedi.
Uzmanı uyardı: PKOS yönetiminde porsiyon kontrolü şartUzman Diyetisyen Simay Yılmaz, “Polikistik Over Sendromu (PKOS) yönetiminde porsiyon kontrolü ve bireyselleştirilmiş beslenme planı en az besin seçimi kadar kritik bir rol oynar. Her bireyin metabolik yapısı, insülin duyarlılığı ve yaşam tarzı farklı olduğundan, en doğru yaklaşım, bireyselleştirilmiş bir beslenme planı oluşturulmasıdır” dedi.
‘Östrojen ve progesteron dengesinin korunması ruhsal sağlığın anahtarıdır'Yorgunluk, şişkinlik ve ani duygu dalgalanmaları yaşayan birçok kadının, bu belirtilerin kaynağını fark etmediğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şerife Kadriye Erdem; östrojen hormonu ve progesteronun dengede olmaması, migrenden kist oluşumuna kadar pek çok hastalığı tetiklediğini belirtti. Erdem, “Kilo kontrolü, stres yönetimi, düzenli egzersiz ve zararlı kimyasallardan kaçınma gibi adımlar oldukça önemli. Östrojen ve progesteron dengesinin korunması, hem fiziksel hem ruhsal sağlığın anahtarıdır” diye konuştu.
'Ramazanda doğru besinlerle dopamin hormonu dengelenebilir'Diyetisyen Dr. Öğr. Üyesi Duygu Vardağlı, ramazan ayında dengeli ve bilinçli beslenmenin hem bedensel hem de zihinsel sağlık açısından büyük önem taşıdığını söyleyerek "Beslenme düzeni yalnızca fiziksel sağlığı değil, ruh halini ve motivasyonu da etkileyebiliyor. Doğru besin tercihleriyle mutluluk ve motivasyonla ilişkilendirilen dopamin hormonu dengelenebilir" dedi.
‘Kadınlarda obezite oranı erkeklere göre daha yüksek görülüyor’Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Namık Özkan, “Vücutta yağ oranının anormal derecede artması ile ortaya çıkan obezite, erkeklerde ağırlığın yüzde 15-18’ini, kadınlarda ise yüzde 20-25’ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Yetişkin nüfusun yarısından fazlası normal kilonun üzerinde. Kadınlarda obezite oranı erkeklere göre daha yüksek görülmektedir. Obeziteyle mücadele yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur” dedi.
Ramazanda ağız hijyenine dikkat uyarısı: 'Normal kanama diye bir şey yok'İSTANBUL Aydın Üniversitesi Periodontoloji Uzmanı Prof. Dr. Sabri Hasan Meriç, ramazanda sahur sonrası dişlerin fırçalanmaması halinde bakteri oluşumunun hızla arttığını belirterek, ağız bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Meriç, “Özellikle altını çiziyorum; sahurda dişlerinizi fırçalayın. Diş aralarını diş ipiyle temizleyin, mümkünse dilinizi de temizleyin. Böylece 10-11 saatlik sürede herhangi bir diş ve ağız sağlığı problemi oluşmaz. Normal kanama diye bir şey yoktur. Tıpta adet kanaması dışında görülen tüm kanamalar patolojiktir. Dişinizi fırçalarken kanama görüyorsanız bu bir hastalık belirtisidir” dedi.
Ramazanda ağız hijyenine dikkat uyarısı: 'Normal kanama diye bir şey yok'İstanbul Aydın Üniversitesi Periodontoloji Uzmanı Prof. Dr. Sabri Hasan Meriç, ramazanda sahur sonrası dişlerin fırçalanmaması halinde bakteri oluşumunun hızla arttığını belirterek, ağız bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Meriç, “Özellikle altını çiziyorum; sahurda dişlerinizi fırçalayın. Diş aralarını diş ipiyle temizleyin, mümkünse dilinizi de temizleyin. Böylece 10-11 saatlik sürede herhangi bir diş ve ağız sağlığı problemi oluşmaz. Normal kanama diye bir şey yoktur. Tıpta adet kanaması dışında görülen tüm kanamalar patolojiktir. Dişinizi fırçalarken kanama görüyorsanız bu bir hastalık belirtisidir” dedi.
Prof. Dr. Kutlubay'dan östrojen kremi uyarısı: Kontrolsüz kullanımı kansere neden olabilirMenopozun etkilerini azaltmak için kullanılan östrojen kremleri faydalarının yanı sıra, kontrolsüz kullanımda bazı riskler içeriyor. Cilt kuruluğu ve kırışıklık giderici olarak uzun dönemli kullanımının yaygın sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten uzmanlar, kremlerin kozmetik ürün olmadığına dikkat çekiyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekayi Kutlubay östrojen kremlerle ilgili "Hormona bağlı birtakım kanserlerde meme kanseri, rahim kanseri gibi özellikle hormona duyarlı kanserlerde istemediğimiz sonuçlar ya da onlarda alevlenme meydana gelebiliyor. Yani kontrolsüz kullanımı kansere neden olabiliyor. Tiroid, guatr benzeri rahatsızlıklar yaparak tiroid hastalıklarına neden olabiliyor. Pıhtılaşmaya yatkınlığı veya bozukluğu olan kişilerde yüksek doz kullanıldığı zaman damar tıkanıklığı, pıhtılaşma bozukluğu istemediğimiz sonuçlar doğurma ihtimali var. O yüzden diyoruz ki; bu kremleri kendi başınıza kullanmayın, bunlar kozmetik bir ürün değil yaşlanma karşıtı kremler değil" dedi.
‘Menopozda hormon tedavisi yaşam kalitesini artırabiliyor'Menopoz sürecinde sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozuklukları, vajinal kuruluk, ruh hali değişiklikleri ve kemik erimesi riskinde artış görülebileceğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum (Jinekoloji) Uzmanı Prof. Dr. Behiye Pınar Göksedef, “Bu belirtiler kadınların günlük yaşamını ve sosyal hayatını olumsuz etkileyebiliyor. Bu noktada hormon replasman tedavisi, uygun hastalarda önemli bir seçenek olarak öne çıkıyor” dedi.
'Soğuk havada sabahları dışarı çıkarken kalbinizi koruyun’Soğuk hava, kalp ve damar sağlığı üzerine olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Soğuklarda damarların büzüşmesiyle birlikte kalp krizi ve inme riskinin arttığını söyleyen Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Fatih Güngören, “Sabah erken saatlerde hormonların etkisi ile vücudun tansiyonu daha yüksek ve kanın pıhtılaşma eğilimi artmıştır. Buna bir de soğuk havanın etkileri eklendiğinde kalp krizi riski çok artar. Sabah işe gitme, hızlı yürüme, servisi veya otobüsü yakalama gibi durumlar sıkça yapılır. Özellikle kalp hastalarının sabah erken saatlerde ani efor gerektiren aktivitelerden kaçınması önerilir” dedi.
‘Kanser teşhisi konulan kadınlar yumurtalarını dondurarak anne olma şanslarını koruyabilir’Kanser tedavilerinin hastayı hem fiziksel hem de psikolojik açıdan yoran ciddi bir süreç olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Aytaç Tohma, “Kanser tedavisi gören kadınlar tedavileri bitip sağlığına kavuştuğunda anne olmak istiyorsa radyoterapi ve kemoterapi öncesi yumurtalarını dondurmaları kesinlikle önerilmektedir. Üreme tıbbında son yıllarda sıklıkla kullanılan bu yöntem kanser tanısı alan kadınların anne olma hayallerini korumaya imkan sağlamaktadır” ifadelerini kullandı.
Uzmanı sporcu beslenmesinde yapılan hataları ve doğru stratejileri anlattıSpor salonlarında elden ele dolaşan protein tozları ve kulaktan dolma bilgilerle kullanılan takviyeler, kas yapmak isteyenleri hasta edebilir. Piyasada denetimsiz satılan bazı ürünlerde ağır metal ve hormon tespit edildiğini belirten Medipol Sağlık Grubu’ndan Fonksiyonel Tıp Uzmanı Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, takviyelerin güvenli kullanımının haritasını çizdi.
‘Bilinçsiz haşere ilacı kullanımı gıdayı ve doğayı tehdit ediyor’Dicle Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali Satar, bilinçsiz haşere ilacı kullanımının insan sağlığını, diğer canlıların yaşamını ve gıda güvenliğini tehdit ettiğini söyledi. Prof. Dr. Satar, “Yediğimiz gıdalarda, sebze ve meyvelerde bu ilaçların kalıntıları var. Kalıntılar kaybolmuyor, meyveye kadar geçebiliyor ve bize dolaylı olarak zarar veriyor” dedi.
Dünya çapında 5 kez ekibiyle dereceye giren Prof. Dr. Bakırdere: Kutuplarda çalışıyoruz artık uzayda da çalışmaya başlayacağızYıldız Teknik Ünivrsitesi (YTÜ) Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezgin Bakırdere biliminsanlarının araştırmalarını ve akademik çalışmalarını sıralayan ScholarGPS'de iki ayrı çalışmasıyla dünya çapında birincilik kazandı. Prof. Dr. Sezgin Bakırdere, "Son 5 yıl esas alındığında birçok alanda kendi araştırma alanımızla ilgili kısımlarda dünya genelinde derece yapma fırsatı yakaladık. Artık tersine beyin göçü de başladı. Artık Stanford Üniversitesi'nde de ülkemize gelip çalışacak biliminsanları var. Harvard Üniversitesi'nde de var. Bunlar gerçekten eskiden hayaldi artık gerçek. Ülkemiz artık bir çekim gücüne sahip çünkü burada hayalinizi gerçekleştirmek için altyapı kuruluyor. Cumhurbaşkanlığımızın belirlediği milli hedefler doğrultusunda kutuplarda çalışıyoruz. Çok yakında artık uzayda da çalışmaya başlayacağız" dedi.
Dünya çapında 5 kez ekibiyle dereceye giren Prof. Dr. Bakırdere: Kutuplarda çalışıyoruz artık uzayda da çalışmaya başlayacağızYıldız Teknik Ünivrsitesi (YTÜ) Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezgin Bakırdere biliminsanlarının araştırmalarını ve akademik çalışmalarını sıralayan ScholarGPS'de iki ayrı çalışmasıyla dünya çapında birincilik kazandı. Prof. Dr. Sezgin Bakırdere, "Son 5 yıl esas alındığında birçok alanda kendi araştırma alanımızla ilgili kısımlarda dünya genelinde derece yapma fırsatı yakaladık. Artık tersine beyin göçü de başladı. Artık Stanford Üniversitesi'nde de ülkemize gelip çalışacak biliminsanları var. Harvard Üniversitesi'nde de var. Bunlar gerçekten eskiden hayaldi artık gerçek. Ülkemiz artık bir çekim gücüne sahip çünkü burada hayalinizi gerçekleştirmek için altyapı kuruluyor. Cumhurbaşkanlığımızın belirlediği milli hedefler doğrultusunda kutuplarda çalışıyoruz. Çok yakında artık uzayda da çalışmaya başlayacağız" dedi.
'Acı biberin fazla tüketimi anksiyeteye neden olabilir'Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, lezzetinden dolayı bazılarının severek tükettiği, bazılarının da ağızda bıraktığı yanma hissi nedeniyle kaçındığı acı biberin aşırı tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Manavoğlu, "Aşırı şekilde tükettiğimizde midedeki reseptörler, bu acıya karşılık biraz daha stres kısmına ve sinirliliğe hatta ilerleyen seviyelerde anksiyeteye kadar giden durumlara neden oluyor" dedi.
'Obezite, erkeklerde sperm kalitesinin düşmesine yol açar'Obezite ve buna bağlı sağlık sorunlarının diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de giderek arttığını söyleyen Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Semih Tangal, "Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre son 10 yılda yapılan araştırmalar neticesinde obez insanların sayısında yüzde 10-30 oranında artış olduğu bilinmektedir. Obezite pek çok sağlık sorununun hem sonucu hem de nedenidir. Obezite insanların vücudundaki bütün sistemleri olumsuz etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur. Obezitenin etkilediği sistemlerden bir tanesi de üreme sistemidir. Fazla kilo kadın ve erkeklerde üreme fonksiyonlarında bozulmaya neden olur. Obezitenin erkeklerde testis hacminin azalmasına, sperm kalitesinin düşmesine ve spermatogenezin bozulmasına yol açarak sperm parametrelerinde değişikliklere neden olabileceği ortaya konmuştur" dedi.
‘Sabahları yorgun uyanmanın nedeni D vitamin eksikliği olabilir’Kış aylarında güneş ışığından yeterince faydalanılamaması, D vitamini eksikliğini yaygın bir sağlık sorununa dönüştürüyor. İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Nilufar İmanlı, sabahları yorgun uyanma, halsizlik, bağışıklık düşüklüğü gibi birçok belirtinin D vitamin eksikliğiyle ilişkili olabileceğini belirterek, bilinçsiz kullanım konusunda uyardı.
'Jel ojelerin içeriğindeki bazı bileşenler üreme sağlığını tehlikeye atabilir'Son yıllarda popülerliği hızla artan jel ojeler kalıcılığı, parlak görünümü ve kullanım kolaylığı nedeniyle birçok kadın için vazgeçilmez hale geldi. Jel ojelerin kadınlarda kısırlığa neden olabilecek faktörler arasında gösterildiğini belirten Bahçeci Tüp Bebek doktorlarından Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Nur Dokuzeylül Güngör, “Jel ojelerin içeriğinde yer alan bazı bileşenler üreme sağlığını tehlikeye atabilecek etkiler göstermektedir. Jel ojenin içeriğinde esneklik ve dayanıklılık sağlamak için bulunan ftalatlar, endokrin sistemini bozmakla birlikte embriyonun gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Jel ojenin düzgün yayılmasını sağlayan toluen maddesi de adet döngüsünü bozabilecek etkiye sahiptir. Jel oje kullanımının doğrudan kısırlığa neden olduğunu kanıtlayan kesin bir bilimsel veri yoktur fakat özellikle güzellik uzmanları üzerinde yapılan çalışmalar günlük yüksek maruziyet yaşayan kişilerde adet düzensizlikleri, düşük yumurtalık rezervi ve erken menopoz bulguları gibi sonuçların daha sık ortaya çıktığını göstermektedir" dedi.
‘Kronik stres yalnızca zihni değil bedeni de etkiliyor’Medipol Sağlık Grubu tarafından ‘Kronik Stresin Bedensel Etkileri’ paneli düzenlendi. Panelde; nörolojiden bağışıklığa, kas sisteminden deri sağlığına kadar vücutta kalıcı hasar bırakan stresin fizyolojik yıkımı ele alındı. Stresin hayatın doğal bir parçası olduğunu belirten Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman, “Her gün pek çok stresli durumla karşılaşıyoruz ve bedenimiz buna karşı mutlaka bir yanıt üretiyor. Ancak strese maruz kalma süresi uzadığında, yani stres kronikleştiğinde hem zihin hem de beden üzerinde ciddi tahribat oluşabiliyor” dedi.
Hormon ile ilgili olan tüm haber başlıklarını şu an bulunduğunuz sayfa üzerinden takip edebilirsiniz. Haberlerin detaylarını okumak isterseniz haber başlıklarına tıklayabilir, daha eski gelişmeleri görmek isterseniz ise sayfanın altında yer alan sayfa numaralarına tıklayabilirsiniz.