Cevdet Yılmaz: Bağımlılıkla mücadeleyi bütüncül bir anlayışla yürütüyoruz
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "İllerde faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurullarımız aracılığıyla bağımlılıkla mücadeleyi Türkiye'nin her köşesinde bütüncül bir anlayışla yürütüyoruz" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin himayesinde, Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV) tarafından ATO Congresium'da, 'Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu Bağımlılık Sempozyumu' düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve TASAV Başkanı İsmail Faruk Aksu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve çok sayıda davetli katıldı.
'ALDIĞIMIZ KARARLARIN YÜZDE 93'ÜNÜ UYGULAMAYA GEÇİRDİK'
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sempozyumda bağımlılığın hem halk sağlığı hem de güvenlik eksenli olarak çok boyutlu bir biçimde ele almanın önemli olduğunu ve bağımlılığa karşı bütüncül politikalarla mücadele ettiklerini belirtti. Başkanlığını yürüttüğü Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu'nda yapılan çalışmaları anlatan Yılmaz, "Bu çatı altında, sağlık, güvenlik, sosyal hizmet ve eğitim alanlarında görev yapan tüm kurumlarımızı ortak hedefler etrafında buluşturan güçlü bir koordinasyon modeli oluşturduk. Kurulumuzda aldığımız kararları yüzde 95 civarında uygulamaya geçirdik. Uyuşturucu, alkol ve tütün ürünlerinin yanı sıra teknoloji, internet ve kumar alanındaki davranışsal bağımlılıkları da öncelikli politika alanlarımız arasında ele alıyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz 2024-2028 dönemi 'Tütün Kontrolü, Uyuşturucu ile Mücadele ve Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadele Ulusal Strateji Belgeleri ve Eylem Planı' mücadelede temel yol haritalarımızdır. Bu kapsamda öncelikli olarak zorunlu tedavi süreçlerinin etkinleştirilmesi başta olmak üzere yenilikçi çalışmalarımızı vatandaş odaklı bir perspektifle ele alıyoruz. Her yıl güncel durum ve ihtiyaçları analiz ederek uygulamalarımızı gözden geçiriyor, değişen risk alanlarına göre planlarımızda gerekli güncellemeleri yapıyoruz. İllerde faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurullarımız aracılığıyla bağımlılıkla mücadeleyi Türkiye'nin her köşesinde bütüncül bir anlayışla yürütüyoruz" diye konuştu.
'ERKEN MÜDAHALE MODELLERİNİ HAYATA GEÇİRİYORUZ'
Yılmaz, koruyucu, önleyici, tedavi ve rehabilitasyon başlıkları olmaz üzere pek çok alanda yapısal adımların atıldığını kaydederek, "Uyuşturucu ile mücadelede caydırıcılığı artıran düzenlemeleri hayata geçirirken, tedaviye başvuran vatandaşlarımızın bu sürece güvenle dahil olabilmelerini sağlayan mevzuat değişikliklerini gerçekleştirdik. Genel Sağlık Sigortası kapsamındaki vatandaşlarımızın tedavi hizmetlerinden daha etkin yararlanmalarını temin ettik. Sigara bırakma hizmetlerini aile hekimliği sistemini ve mobil ekip uygulamalarını da kapsayacak şekilde güçlendirdik. Koruyucu ve önleyici hizmetler bağımlılıkla mücadelenin kilit taşı olduğundan, okul temelli önleme programlarını yaygınlaştırıyor; risk altındaki çocukların bağımlılık gelişmeden önce tespitini sağlayan erken müdahale modellerini hayata geçiriyoruz" dedi.
'YASA DIŞI BAHİSLE MÜCADELEDE KAMU POLİTİKASI'
Geçtiğimiz yıl yasa dışı bahis, şans oyunları ve kumarla mücadele için eylem planını hayata geçirdiklerini ve bu kapsamda bütüncül bir model oluşturduklarını vurgulayan Yılmaz, "Böylece yasa dışı bahisle mücadele, yalnızca adli ve mali tedbirlerle sınırlı kalmayan; önleme, tespit, müdahale, eğitim ve uluslararası iş birliği boyutlarını kapsayan sürekli bir kamu politikası niteliği kazanmış durumdadır. Eylem planının uygulanmasıyla dijital erişimin engellenmesi, mobil uygulamaların kaldırılması, telefon hatlarının kötüye kullanımının önlenmesi, finansal kuruluşların özellikle ödeme kuruluşlarının denetlenmesi ve suç gelirlerinin transferinin engellenmesi alanlarında önemli sonuçlar elde ettik. Önemli kazanımlarından biri de uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi oldu. Yasa dışı yayın yapan yüzlerce internet sitesi ve hizmet sağlayıcı ülke bilgileriyle birlikte tespit edildi, büyükelçilikler ve ilgili yabancı makamlar nezdinde girişimlerde bulunulmuş, bilgi paylaşımı ve operasyonel iş birliği kanalları geliştirilmiştir" dedi.
'BAĞIMLILIKLA MÜCADELEYİ AİLE TEMELİNDE ELE ALMALIYIZ'
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise bağımlılığın halk sağlığını ve güvenliği açıkça tehdit ettiğini ve bağımlılık biçimlerinin yarattığı tehditleri doğru bir şekilde analiz ederek ortak bir mücadelenin ortaya koyulması gerektiğini ekledi. Bağımlılığın küresel bir kriz haline geldiğini ve medeniyetler ile milletlerin büyük bir tehdit altında olduğunu aktaran Bakan Göktaş, "Böyle bir tabloda bağımlılıkla mücadele meselesini yalnızca bireysellik çerçevesine sıkıştırmamalıyız. Bağımlılıkla mücadele meselesini, aile temelinde ve toplum ekseninde ele almalıyız. Nitekim bağımlılıklar sadece bireyleri etkilemiyor. Çevresine ışık saçan, gözleri ışıl ışıl parlayan gençlerin geleceğini solduruyor. Sevgiyle kurulan yuvaların, mutluluk tablosunu karartıyor. Tam da bu nedenle, aileyi ve toplumsal değerlerimizi hedef alan girişimlere karşı güçlü çalışmalar yürütmek zorundayız" ifadelerini kullandı.
'2,5 MİLYON VATANDAŞIMIZA FARKINDALIK KAZANDIRDIK'
Bakanlığın bağımlılıkla mücadelenin merkezine aileyi yerleştirdiğini ve sosyal destek mekanizmalarını güçlendiren çalışmaları artırarak sürdürdüklerini ifade eden Bakan Göktaş, "2024-2028 yıllarını kapsayan 'Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planımız', bizlere önemli bir yol haritası sunuyor. Bu kapsamda, erken müdahale programları ve aile odaklı sosyal uyum danışmanlığı hizmetlerimizi güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Sosyal Uyum Süreci Danışmanlığı modeliyle, 18 yaş üstü bağımlı bireylerin yanlarında oluyoruz. Aileleriyle birlikte, topluma güçlü biçimde katılabilmeleri için destek sağlıyoruz. 81 ilimizde verdiğimiz eğitimlerle 2,5 milyondan fazla vatandaşımıza ulaşarak bağımlılık konusunda farkındalık kazandırdık. Dijital farkındalık atölyeleri ve dijital detoks kampları gerçekleştiriyor, ailelerin olası dijital riskleri erken aşamada fark etmelerini sağlıyoruz. Diğer yandan Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulumuzun kararıyla, ikisi yetişkinlere, biri çocuklara yönelik 3 sosyal risk haritasını tamamladık. Sosyal risk haritamızda bağımlılık riskini Aile Rehberi ve Çocuklar Güvende üzerinde hane, mahalle ve ilçe bazında takip ediyoruz" diye konuştu.
'HER BİRİMİZİN ORTALAMA 11 GÜNÜ SİGARA SEBEBİYLE KAYBOLUYOR'
Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci ise küresel bağlamda bağımlılığın yaygınlaştığını belirtti ve Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre tütün bağımlılığı sebebiyle her gün 50 milyon, Türkiye'de ise her 5 kişiden 1'isinin tütün kullanımı nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi. Birinci, "Doğrudan bizim ölümümüze sebebiyet veren kronik hastalıklarda sigaranın payının yüzde 63 oranında doğrudan ilişkisi var. Sigara içimi yüzde 90 oranında akciğer kanserine sebebiyet veriyor ve Türkiye bu alanda dünya birincisi konumunda. Sigara içimi konusunda OECD ülkeleri arasında en çok sigara tüketen ikinci ülkeyiz ancak sigara içenlerin kullandığı sigara açısından baktığımızda dünya birincisiyiz. Tütün açısından ciddi bir tehdidin bizi beklediğini ve her yıl çok daha sıkıntılı bir süreçle bizi yüzleştirdiğini görüyoruz. Eğer Türkiye'de sigara ve sigaradan pasif bir şekilde etkilenme problemleri ortadan kaldırdığımızda 2,6 milyon daha fazla nüfus hayatta olabilir. Toplamda her birimizin yılda ortalama 11 günü sigara sebebiyle kayboluyor. Sigaranın yıllık harcaması 24 milyar dolar, 1,1 trilyon gibi bir harcamadan bahsediyoruz" dedi.
'BAĞIMLILIKLA MÜCADELE KAPSAMLI OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİDİR'
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve TASAV Başkanı İsmail Faruk Aksu da "Yapılan çalışmalar göstermektedir ki bağımlılığın etkileri bireyin yaşam alanlarıyla sınırlı değildir. Bağımlılık; aile yapısında çözülmelere, eğitim süreçlerinden uzaklaşmaya, iş gücü kaybına, ekonomik maliyetlerin artmasına, suç ve şiddet risklerinin yükselmesine, sosyal bağların zayıflamasına ve toplumsal dayanışma mekanizmalarının zarar görmesine neden olabilmektedir. Bu yönüyle bağımlılık, toplumların beşeri sermayesini, üretkenlik kapasitesini ve geleceğe yönelik kalkınma hedeflerini etkileyen stratejik bir sorun alanıdır. Bir ülkenin en önemli gücü; sahip olduğu insan kaynağı, toplumsal dayanıklılığı ve gelecek nesillerini yetiştirme kapasitesidir. Sağlıklı bireylerin yetişmesi, aile kurumunun korunması ve gençlerin geleceğe güvenle hazırlanması, sosyal politikaların yanında milli güvenlik ve kalkınma politikalarının da temel unsurlarındandır. Bu nedenle bağımlılıkla mücadele; insanımızın niteliğini, toplumumuzun direncini ve geleceğimizin güvenliğini korumaya yönelik kapsamlı bir sorumluluk olarak değerlendirilmelidir" değerlendirmesinde bulundu.





