Bahçeli: Gazi Meclis, kürsü işgali ile 3'üncü dünya ülkelerini andıracak bir Meclis değildir
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "CHP’nin işi gücü fitne fesattır. CHP’nin geçim kapısı kriz ve kargaşaya oynamaktır. Geçtiğimiz hafta Adalet ve İçişleri bakanlıklarına atanan değerli arkadaşlarımızın yasal ve anayasal prosedür olan yemin merasimlerinde yaşanan ilkellikleri, şiddet sahnelerini, antidemokratik muameleleri aziz milletimiz ibretle seyretmiştir. Gazi Meclis, aciz Meclis değildir. Gazi Meclis, kürsü işgali ile üçüncü dünya ülkelerini andıracak bir Meclis değildir" dedi.
MHP lideri Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, yaklaşan ramazan ayının hayırlara vesile olmasını dileyerek, "Gazze’de son yüzyılın en ağır insanlık suçu işlenmiştir. Ne hikmetse emzikli sabilerin, soykırım çarkında öğütülen çocukların; kendi grup kanlarını içe içe ölüme terk edilen kadınların, yaşlıların; velhasıl suçsuz günahsız bir sivil halkın çığlıkları yeterince duyulmamış, yeterince duyarlılık gösterilmemiştir. Şımarık ve soykırımcı İsrail Başbakanı ve hükümeti en küçük nedamet hislerine sahip olmak şöyle dursun, insan hakları ihlaline, adalet ve hukuk inkarına zora dayalı şekilde devam etmiştir. Ramazan denilince akıllara ve gönüllere düşen sabırdır, şefkattir, samimiyettir, cömertliktir, merhamettir, duadır, hoşgörüdür, açı doyurup açıkta kalana el uzatmaktır. Ancak Filistinli kardeşlerimize bu insani ve vicdani erdemler çok görülmekte, makus kaderleri ile baş başa kalmalarına taammüden göz yumulmaktadır. İsrail hükümetinin geçtiğimiz günlerde Batı Şeria’da arazi tesciline ilişkin aldığı son karar, uluslararası hukukun çiğnenmesi olduğu kadar süregelen soykırım suçunun farklı kanallardan ilerlediğinin de teyididir. Yasa dışı ilhak hamleleri elbette hükümsüzdür. Filistin halkını yerinden yurdundan zorla çıkarmayı hedefleyen, Yahudi yerleşimcilere alan açmayı gözeten her türlü gayri meşru ve gayri hukuki adım inanıyorum ki hakkın ve hakikatin barajını aşamayacaktır" dedi.
'NEREDE BİR SORUN VARSA TÜRKİYE ORADADIR'
Ankara’dan dünyanın genel tablosuna baktıklarında ümit var olacakları, memnuniyet duyacakları, yüreklerine su serpecek bir aydınlık, bir arayış veya dört başı mamur bir amaç görülmediğini vurgulayan Bahçeli, "Buna karşılık Türkiye hem bölgesinde hem de küresel arenada istikrar adası gibi sivrilmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Dışişleri Bakanımızın ve Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin kesintisiz diplomatik atılımları, ihtilafları diyalogla çözme çabaları gerçekten takdir ve tebrike ziyadesiyle layıktır. Masada ve sahada aynı anda olabilmeyi başaran bir Türkiye ile hepimizin iftihar etmesi esasen bir manevi görevdir. Nerede bir sorun varsa Türkiye müessir bir şekilde oradadır. Komşu ülkelerin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü ile egemenlik haklarını herhangi bir tereddüde düşmeden savunan ve sahiplenen; barış, huzur ve istikrar özlemlerinin gerçekleşmesi için fincancı katırlarını ürkütmekten kaçınmayan bir Türkiye gerçeği, hepimiz adına bir talihtir. Sadece insanımızın saadetine hizmetle kifayet etmeyen, dahası insanlığın selameti, bölgesel ve küresel istikrar adına gövdesini taşın altına koymayı göze almış bir Türkiye tarihimizin saklı kalan ülkülerini gururla takip ve temin gayretindedir. Bozuk plak gibi aynı nakarata takılı kalanların, ezbere dayalı kara propagandayı seslendirmeyi marifet sayanların zoruna gitse de alayının birden uykuları kaçsa da diyorum ki; Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın sancağı el birliğiyle açılmış, süper güç Türkiye’nin muktedir adımları hamdolsun duyulmaya başlamıştır" diye konuştu.
'BÖLÜNÜRSEK YOK OLURUZ'
Bahçeli, konuşmasının devamında, "Biz gelin tertemiz gönüller arasında köprü kuralım. Biz gelin fakir fukaranın konuşan dili, bakan gözü, duyan kulağı, dokunan eli olalım. Hatırlayınız; yıllar önce bir konuşmamda, anasının, babasının gözlerine bakan yurdumun masum çocuklarının sözcüsü olmak istemiştim. Onların mahrumiyetini ta yüreğimde hissedip, imrenen ruhlarına tercüman olmayı dilemiştim. Ve memleketim olan Gavur Dağı’nın söyleyişiyle; 'Hani benim püskevitim, çukulatam' demiştim. Şairin ifadesiyle; çaresiz ve yalnızların, 'gel diyecek kimsesi' olmayı hedeflemiştim. O gün bu konuşmayı anlamayan gafiller, haftalar boyu müstehzi ifadelerle 'püskevit' kelimesini dillerine dolamışlardı. Ve ne üzücüdür ki bizim arkadaşlarımız da bu seslenişin hak ettiği derinliği fark edememişlerdi. Varsın olsun, hata da insanlar içindir. Bu ramazanda hep birlikte sofraların, ocakların, çocukların, gençlerin, yaşlıların ve kadınların sesi olalım. Yeter ki onların dertlerine ortak olalım. Püskeviti olmayan çocukların çağrısını işitelim. Biz büyük bir aileyiz, asil ve soylu bir milletin sevdalılarıyız. Hep dedim, yine diyorum, yine diyeceğim; bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. Devlet ve millet ele ele verdikçe, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı ahlaki ve soylu duruşunu muhafaza ettiği sürece Allah’ın izniyle yapamayacağımız, başaramayacağımız hiçbir şey yoktur. Bugün ne olmuşsa dünün hayalidir. Yarınlar da bugünkü hayallerimizin gerçeğe dönüşmesine imkan sağlayacaktır" dedi.
'ALİ KIRAN BAŞ KESEN MİSİNİZ'
Bahçeli, asrın inşa seferberliği kapsamında; 367 bin 995’i konut, 65 bin 672’si köy evi, 21 bin 690’nı iş yeri olmak suretiyle toplam 455 bin 357 bağımsız bölüm inşasının tamamlandığını ve hak sahibi vatandaşlara teslim edildiğini belirterek, "Eğri bakan doğruyu göremezmiş, gönlü pak olanın da yolu şaşmazmış. Cumhuriyet Halk Partisi ile bilumum muhalefet bakiyesinde toplaşan siyasi garabetler yapılanı kötüleyerek, hizmeti karalayarak, devasa eserleri yok sayarak istismar ve rant peşine düşmüşlerdir. Yalana bin yalan katmanın adı siyaset olamaz. Depremle ilgili dedikodu üretmenin izahı yapılamaz. Doğruyla yanlışı tefrik edemeyen bir siyasetçinin vicdanından bahsedilemez. İyiyle kötüyü fark edemeyen bir siyasetçinin erdemli olmasını beklemek ise boşa kürek çekmekle eş değerdir. CHP yönetimi, doğal afetten siyasi afet çıkarmak için elinden geleni ardına koymamıştır. 'Konutlarına kavuşan vatandaşlarımıza boş senet imzalatılıyor' demek yalnızca bühtan değil, siyasi namusla çelişen bir hezeyandır. CHP’nin işi gücü fitne fesattır. CHP’nin geçim kapısı kriz ve kargaşaya oynamaktır. Geçtiğimiz hafta Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına atanan değerli arkadaşlarımızın yasal ve anayasal prosedür olan yemin merasimlerinde yaşanan ilkellikleri, şiddet sahnelerini, antidemokratik muameleleri aziz milletimiz ibretle seyretmiştir. Gazi Meclis, aciz Meclis değildir. Gazi Meclis, kürsü işgaliyle üçüncü dünya ülkelerini andıracak bir Meclis değildir. Yeni atanan bakanlarla ilgili eğer varsa merak edilen bir husus; yasal ve demokratik kanallar açıktır, ortadadır. Muhalefetin sahip olduğu imkanları kullanmaya yanaşmadan Meclis’i karıştırması, yasal ve anayasal bir hakkı engellemeye çalışması yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir? Ali kıran baş kesen misiniz? Nesiniz, kimsiniz?" dedi.