Türkiye ve 7 ülkenin Dışişleri bakanlarından İsrail'e kınama
Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri bakanları, yaptıkları ortak açıklamada, Batı Şeria'daki arazilerin sözde 'devlet arazisi' olarak ilan edilmesine ve 1967'den bu yana ilk kez işgal altındaki Batı Şeria'nın geniş kesimlerinde arazi mülkiyetinin tescili ve çözüme bağlanmasına yönelik prosedürlerin kabul edilmesine ilişkin alınan kararı kınadı.
Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri bakanları ortak açıklama yaptı. Açıklamada, "İsrail tarafından işgal altındaki Batı Şeria'daki arazilerin sözde 'devlet arazisi' olarak ilan edilmesine ve 1967'den bu yana ilk kez işgal altındaki Batı Şeria'nın geniş kesimlerinde arazi mülkiyetinin tescili ve çözüme bağlanmasına yönelik prosedürlerin kabul edilmesine ilişkin alınan kararı en güçlü şekilde kınanmaktadır. Söz konusu yasa dışı adım, yerleşim faaliyetlerinin hızlandırılmasını, toprak gasbını, İsrail'in fiili kontrolünün tahkim edilmesini ve işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde hukuka aykırı İsrail egemenliğinin dayatılmasını amaçlayan vahim bir tırmanış teşkil etmekte ve Filistin halkının yasal haklarına zarar vermektedir. Bakanlar, bu işlemlerin özellikle Dördüncü Cenevre Sözleşmesi olmak üzere uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukuk ile başta 2334 (2016) sayılı Karar olmak üzere Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarının açık bir ihlalini oluşturduğunu teyit etmektedir. Karar ayrıca, Uluslararası Adalet Divanı’nın işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail’in politika ve uygulamalarından kaynaklanan hukuki sonuçlara ilişkin işgal altındaki Filistin topraklarının hukuki, tarihi ve demografik statüsünü değiştirmeyi amaçlayan işlemlerin hukuka aykırılığı, işgalin sona erdirilmesi yükümlülüğü ile kuvvet kullanımı yoluyla toprak kazanımı yasağını vurgulayan istişari görüşüyle de çelişmektedir. Bu adım, işgal altındaki topraklar üzerinde kontrolü pekiştirmeyi amaçlayan yeni bir hukuki ve idari gerçeklik dayatma girişimini yansıtmakta, iki devletli çözüm vizyonunu zayıflatmakta, bağımsız ve sürdürülebilir bir Filistin Devleti’nin kurulmasına yönelik perspektifleri aşındırmakta ve bölgede adil ve kapsamlı barışın tesisini tehlikeye atmaktadır" denildi.
BAĞIMSIZ VE EGEMEN FİLİSTİN DEVLETİ ÇAĞRISI
Açıklamanın devamında ise şu ifadelere yer verildi:
"Bakanlar, işgal altındaki Filistin topraklarının hukuki, demografik ve tarihi statüsünü değiştirmeye yönelik tüm tek taraflı girişimleri kategorik olarak reddettiklerini yinelemektedir. Bu tür politikaların, Filistin topraklarında ve bölgede genel olarak gerilim ve istikrarsızlığı daha da artıracak tehlikeli bir tırmanış anlamına geldiğini vurgulamaktadırlar. Bakanlar, uluslararası toplumu sorumluluklarını üstlenmeye ve ihlallere son verilmesi, uluslararası hukuka saygı gösterilmesinin sağlanması, başta işgalin sona erdirilmesini de içeren kendi kaderini tayin hakkı ve 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin Devleti’nin kurulması olmak üzere Filistin halkının devredilemez haklarının korunması amacıyla açık ve kararlı adımlar atma çağrısında bulunmaktadır."